Hobi olarak başladı, ayda 400 bin TL ciroya ulaştı! ‘Türkiye’de bu işi yapan ilk kişilerden biriyim’
Pandemi döneminde hobi olarak başladığı nakış işini kısa sürede profesyonel bir girişime dönüştüren Sena Sungur, bugün iki sanayi tipi makineyle kişiye özel tasarımlar hazırlıyor. Özellikle sweatshirt ve şapkalara yoğun talep alan genç kız, kış aylarında günde 10-15 siparişe ulaşırken aylık cirosu 300-400 bin TL arasında değişiyor. Türkiye’de bu işi yapan ilk kişilerden biri olduğunu söyleyen Sungur, girişimcilik hikayesini SEN ANLAT okuyucularıyla paylaştı.
Betül Topaklı / Milliyet.com.tr – Sena Sungur, 1998 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi ev hanımı, babası tornacı olan Sena’nın bir erkek kardeşi var. Sena’nın nakışa olan ilgisi, üniversite eğitiminin yaklaşık yarısının koronavirüs pandemisi dönemine denk gelmesiyle başladı. O dönemde okullar kapalı olduğu için boş durmamak adına bir ailenin çocuğuna bakıcılık yaptığını söyleyen Sena, “Baktığım çocuk çok küçük olmadığı için daha çok ablalık yapıyordum. Çok yoğun olmadığım ve kendimi boşlukta hissettiğim bir dönemde, elimle kıyafetlerime nakış yapmaya başladım. Böylece hem çocuğa eşlik ediyor hem de bir şeyler izlerken nakış yapıyordum. Sonrasında Instagram hesabımı ‘lit.neddle’ adlı nakış sayfasına dönüştürerek yaptığım çalışmaları paylaştım. Çalışmalarım ilgi görünce de siparişler almaya başladım” dedi.

“En çok sweatshirtlere nakış yapıyorum çünkü talep daha çok bu yönde. Müşterilerim nakışı sweatshirt üzerinde daha çok beğeniyor. Ayrıca sweatshirtlerin uzun ömürlü olması ve 5-6 yıl boyunca giyilebilmesi de tercih edilmesinde etkili oluyor. Sweatshirtlerden sonra en çok siparişi şapkalardan alıyorum.” -Sena Sungur
‘SANAYİ TİPİ İKİ NAKIŞ MAKİNESİ KULLANIYORUM’
Şu anda sanayi tipi iki nakış makinesi kullandığını anlatan Sena, “Daha önce ev tipi nakış makineleriyle de çalıştım ancak bu makineler çok daha zahmetli ve zaman alıcı oluyor. Sanayi tipi makineler tamamen otomatik çalıştığı için işimi büyük ölçüde kolaylaştırıyor ve bana zaman kazandırıyor. Makinelere ek olarak, nakış tasarımlarını hazırlamak için digitizer kullanıyorum. Bunlar, işimde kullandığım temel ekipmanlar” diye konuştu.
‘İŞLEM SÜRESİ TASARIMA GÖRE DEĞİŞİYOR’
Bir ürünün nakışını tamamlamanın modele göre değişkenlik gösterdiğini aktaran Sena, “Bu nedenle ortalama bir süre vermek mümkün değil. Beş dakikada tamamlanan modeller olduğu gibi, bir buçuk-iki saat süren çalışmalar da olabiliyor. Tasarımın büyüklüğüne ve detaylarına göre işlem süresi artıyor veya azalıyor” dedi.

‘AYLIK CİROM 300-400 BİN TL ARASINDA DEĞİŞİYOR’
“Günlük sabit bir sipariş sayım yok. Kendi işimi yaptığım için buna bağlı olarak sabit bir gelirim de bulunmuyor” diyen Sena, “Özellikle sweatshirtlere olan talebin artması nedeniyle kış aylarında işlerim daha yoğun oluyor ve günde 10-15 siparişe kadar çıkabiliyorum. Bu dönemlerde aylık cirom 300-400 bin TL arasında değişiyor. Yaz aylarında ise Anneler Günü ve Babalar Günü gibi özel dönemlerde yine benzer sipariş yoğunluklarına ulaşabiliyorum” diye konuştu.
“El nakışı da yaptım ancak şu anda makine nakışı yapıyorum. Günümüzde el nakışının hak ettiği değeri görmesinin zor olduğunu düşünüyorum. Bir el nakışı, en az 50-60 saat sürebiliyor. Makineleşme ise üretimde hız ve serilik sağladığı için çok daha kârlı. Bu işe ilk başladığımda ev tipi nakış makinemi babam almıştı. 2021 yılıydı sanırım; ipler, telalar, makine ve nakış programı dahil olmak üzere tüm ekipmanlar yaklaşık 25 bin TL’ye mal olmuştu. Bugün ise bir sanayi tipi nakış makinesiyle bu işe başlamak isteyen birinin en az 600-700 bin TL sermayeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.”
‘TÜRKİYE’DE BU İŞİ YAPAN İLK KİŞİLERDEN BİRİYİM’
“Evden üretim yapmanın benim açımdan herhangi bir dezavantajı yok” diyen Sena, bu işi yapmak isteyenlere şu tavsiyelerde bulundu: “Sürekli evde olmaktan hoşlanmayan insanlar için bu durum bir sorun olabilir ancak ben evcimen bir insan olduğum için işimi evden yürütmekten oldukça keyif alıyorum. Bu işe girmek isteyenler yenilik katabileceklerse denemeliler. Kişiye özel nakış konusunda Türkiye’de bu işi yapan ilk kişilerden biri olduğumu düşünüyorum ve bunun avantajını da çok güzel yaşadım. Ancak artık sektör oldukça kalabalıklaştı ve rekabet arttı. Bu nedenle, yeni bir sayfa açıp bunu insanlara tanıtmaya çalışmak, ortaya yenilikçi bir fikir koyulmadığı sürece oldukça zorlayıcı olacaktır.”
Kaynak: Milliyet