Poliksena’nın suskunluğu Troya’da bozuluyor
“POLYXENA”, antik bir mitin izlerini sürerek savaşın kadınlar üzerindeki etkisini, susturulan sesleri ve bu anlatıların bugünün dünyasında neden hâlâ karşılık bulduğunu düşünmeye çağırıyor. Yapım, 13-15 Ağustos’ta Troya Müzesi’nde dünya prömiyerini gerçekleştirecek
Melisa Vardal – Troya Savaşı’nın ardından kurban edilen Troya Prensesi Poliksena’nın hikâyesi, binlerce yıl sonra bu kez kendi adını taşıyan lahitle aynı mekânda yeniden anlatılacak. Avusturyalı sanat topluluğu Fox On Ice’ın, Troya Savaşı’nın kadın karakterlerine çağdaş bir perspektiften bakan “POLYXENA” adlı performans sanatları konseri, 13 ve 15 Ağustos’ta Troya Müzesi’nde izleyiciyle buluşacak. Müzik, tiyatro, edebiyat, sinema ve görsel sanatı bir araya getirerek antik mitin bugüne uzanan izlerini araştıran yapımın yaratıcıları Christian Mair ve Anna Luca Poloni, sorularımızı yanıtlarken Troya Müzesi ve Poliksena Lahdi’nin projenin temel ilham kaynaklarından olduğunu belirtiyor. Fox On Ice’ın Homeros ve antik drama ile güçlü bir bağ kurduğunu aktaran ikili, Troya kazılarının başkanı Rüstem Aslan’ın kendilerine Poliksena Lahdi’ni ilk kez göstermesinin ardından yapım ile mekân arasındaki bağın daha da güçlendiğini ifade ediyor. Mair ve Poloni, “Eşsiz bir sanat eseri olan Poliksena Lahdi’ne mümkün olduğunca yakın bir yerden başka herhangi bir mekânda başlatmak bize yanlış gelirdi” diyor. Böylelikle yapım merkezine aldığı mitolojik karakteri tasvir eden arkeolojik eserle aynı çatı altında, mit, tarih ve çağdaş sahne sanatları arasında doğrudan bir bağ kuracak.

Madalyonun öteki yüzü
Fox On Ice’ın “FE.MALE MYTH” üçlemesinin ikinci bölümü olan “POLYXENA”, Troya Savaşı’nı yalnızca kahramanlık ve klasik savaş anlatıları üzerinden irdelemek yerine, bu anlatıların gerisinde bırakılan kadın karakterleri merkeze alıyor. Yapımın yaratıcıları Mair ve Poloni, Homeros’un “İlyada”sı ile Euripides’in “Troya Kadınlar” eserinin bugün hâlâ güncelliğini koruduğunu vurguluyor. İkili, bu anlatıların özellikle günümüzde silahlı çatışmalarda kadınların oynadığı role dair önemli sorular ortaya koyduğunu belirtiyor. Ekip, Christopher Nolan’ın Homeros’un “Odysseia” destanından uyarladığı “The Odyssey” filmine de değinerek Troya Savaşı anlatısının çağdaş yorumlarında madalyonun diğer yüzünü göstermenin önemine dikkat çekiyor. Mair ve Poloni, “Elbette Nolan’ın ‘Odyssey’ filmini takdir edebiliriz ancak Truva Savaşı anlatısına getirdiğimiz çağdaş yorumda yaptığımız gibi madalyonun diğer yüzünü de göstermek önemli. Kadın karakterler merkeze alınıyor; onlara yalnızca bir ses değil, aynı zamanda görüntüler, sahneler ve hikâyeler de veriliyor” ifadelerini kullanıyor. İkiliye göre bu yaklaşım, arkaik tarih ile son derece çağdaş meseleler arasında bir kesişim alanı yaratıyor.

Türk oyuncu ve koreograf
“POLYXENA”, savaşın yıkımı ve kadınların susturulması gibi ağır meseleleri yalnızca karanlık bir atmosfer üzerinden ele almıyor. Yapımın yaratıcıları, antik anlatıların içine ince bir mizah katmanı da yerleştiriyor. “En karanlık hikâyelerin bile aydınlık, hatta neredeyse komik tarafları olabilir. Homeros da bunu çok iyi biliyordu” diyen ikili, böylece mitolojik anlatının trajik yönleriyle bugünün dünyasına açılan mizahi bir bakışı bir araya getiriyor. Elektronik-akustik canlı müzik, alternatif rock, anlatı, film ve performansın iç içe geçtiği yapımda Fox On Ice’tan Anna Luca Poloni ve Christian Mair sahne alırken Türk oyuncu, dansçı ve koreograf Korhan Başaran da film görüntüleriyle projeye eşlik ediyor.
Kaynak: Milliyet