Katliamı anlattılar: Vatandaşlıktan Atılabilirler
Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü kazanan “Naza”nın İsrailli yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor, Gazze katliamını belgeledikleri için İsrailli bakan tarafından vatana ihanetle suçlandı.

İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar, Gazze’de sivillerin kitlesel katliamını konu alan belgesel “Naza”nın Oscar ödüllü İsrailli yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor’un vatandaşlıklarından çıkarılmalarını talep etti ve onları devlete ihanet etmekle suçladı. Zohar sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Dünyadaki antisemitistlerden alkış almak için vatanlarına zarar vermeye istekliler. Nefretleri akıl almaz ve devlete ihanet anlamına gelir. Kültür Bakanı olarak, devlete ihanet ettikleri için onların İsrail vatandaşlığını iptal etmek için derhal harekete geçeceğim.”
25 dakika alkışlandı
Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de sosyal medyada “Siz İsrail halkı için utançsınız. Defolun buradan!” dedi. İsrail ordusu ve askeri istihbaratında görev yapmış 24 askerin tanıklığına dayanarak İsrail’in Gazze’deki sistematik katliam mekanizmasını anlatan 80 dakikalık belgesel, bu yıl Venedik film festivalinde yaklaşık 25 dakika ayakta alkışlanarak bir rekora imza attı ve Jüri Özel Ödülü kazandı. “Naza” adını, İsrail istihbaratında ve ordusunda, öldürüleceği öngörülen Filistinli sivil sayısını ifade eden kısaltmadan alıyor. Gazze Sağlık Bakanlığı, İsrail’in sonraki üç yılda gerçekleştirdiği bombardımanlarda 73 binden fazla kişinin öldüğünü, ölenlerin çoğunluğunu sivillerin oluşturduğunu duyurmuştu.
Panahi hapse girmedi
İsrail’den gelen suçlamalar akıllara Altın Palmiye ödüllü, Altın Küre ve Oscar için yarışan “It Was Just an Accident”ın yönetmeni Cafer Panahi’ye verilen cezayı getirdi. Panahi “Devlete karşı propaganda faaliyetlerinde bulunmak” suçlamasıyla İran’da gıyabında bir yıl hapis cezasına çarptırılmış ve iki yıl seyahat yasağı getirilmişti. Usta yönetmen “En zor yıllarda bile ülkemi terk edip başka bir yerde mülteci olmayı hiç düşünmedim. Ülkem, nefes alabileceğim, yaşama sebebi bulabileceğim ve yaratma gücü bulabileceğim yer” diyerek “It Was Just A Accident”ın ABD ve Avrupa’daki Altın Küre ve Oscar için tanıtım kampanyasının ardından 30 Mart’ta Türkiye üzerinden İran’a geri dönmüştü. Ülkeye döndükten sonra yeniden yargılama süreci başlatıldı. Haziranda Tahran Devrim Mahkemesi, Panahi’nin itirazını reddederek İran İslam Cumhuriyeti aleyhine propaganda yapmak suçlamasıyla bir yıllık hapis cezasını onadı. Panahi’nin siyasi, sosyal gruplara ve derneklere katılması da yasaklandı. Yönetmenin avukatı Mustafa Nili, kararın ardından davanın bir üst mahkemeye taşınabileceğini ve yasal süreç devam ettiği için Panahi’nin şu aşamada cezaevine girmesinin söz konusu olmadığını açıklamıştı.
Netanyahu hedef gösterdi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sosyal medya hesabından belgesel hakkında sorulan bir soruya verdiği yanıtı paylaştı. “Küresel antisemitik kışkırtmaya karşı savaşıyoruz” iddiasında bulunan Netanyahu, NAZA’ belgeselinin ‘antisemitik kışkırtma’ olduğunu savundu. Yönetmenlerin, ‘Yönetmenler Birliği’ üyesi olduğunu söyleyen Netanyahu, birliğin başkanını partisinden milletvekili adayı yaptığı için 27 Ekim’deki seçimlerde en büyük rakibi olarak görülen Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot’a yüklendi.

Netflix’te İsrail propagandası
İsrail yapımı “Fauda” dizisi, beşinci sezonuyla tartışmaların odağında yer aldı. Lübnan, Ürdün, BAE gibi Orta Doğu ülkelerinde platformun en çok izlenen yapımlar arasına giren dizi, 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından yaşananları anlatış şekliyle tepki aldı. Bazı seyirciler bu sezonu dizinin “en sarsıcı, duygusal açıdan en yıpratıcı ve en gerçekçi” sezonu olarak nitelendirdi. Ancak Filistinliler açısından durum hiç de öyle değil. İlk dört sezonda iki tarafın insani boyutlarını ve ahlaki ikilemlerini dengelemeye çalışan dizinin, bu sezonda tarafsızlık çabasını büyük oranda yitirdiği belirtiliyor. Gazze’de yaşanan insanlık dramına ve yıkıma neredeyse hiç değinilmemesinin, diziyi İsrail işgalini ve Gazze’deki askeri operasyonları meşrulaştırmaya çalışan bir propaganda aracı hâline getirdiği vurgulanıyor. Arap basınında ve sosyal medyasında, “Fauda” oyuncularının (özellikle Gazze’de yaralanan Idan Amedi gibi isimlerin) gerçek hayatta İsrail ordusunda görev almalarına dikkat çekilerek diziyi boykot çağrıları yapılıyor.
Kaynak: Milliyet

