Işık ve hava temasına dikkat! Tereyağının bozulduğu nasıl anlaşılır?
Tereyağının bozulduğunu anlamak için koku, renk, doku ve tat değişimlerine bakmak yeterlidir: Taze süt kokusunu kaybedip ekşi veya ağır bir koku yayan, dış yüzeyi koyulaşıp matlaşan, kesildiğinde ufalanan, dil üzerinde acı bir tat bırakan veya yüzeyinde küf noktaları beliren tereyağı tazeliğini yitirmiş demektir ve tüketilmemelidir.
Oksitlenme ve çevresel kokuları emme eğilimi yüksek olan tereyağı, acılaşma ve yapısındaki bozulmalar nedeniyle zamanla tazeliğini kaybeder. Yağ dokusunda oluşan belirgin renk koyulaşması, sararma ve taze süt aroması yerine ortaya çıkan ekşi, kükürtlü veya ağır koku profili, tereyağının artık kullanım ömrünü tamamladığının net bir göstergesidir.
Tereyağının hava ve ışıkla teması sonucu oluşan acılaşma, yağ asitlerini parçalayarak ferah süt kokusunu ekşi, keskin ve ağır bir kokuya dönüştürür. Yağın dış yüzeyinde oluşan koyu sarı veya turuncumsu renk değişimi ise oksitlenmenin net bir göstergesidir; bu tür koku ve renk değişimleri gösteren tereyağları lezzetini kaybettiği için tüketilmemeli ve hemen elden çıkarılmalıdır.
Yüksek yağ oranı nedeniyle buzdolabındaki soğan, sarımsak ve balık gibi güçlü kokuları hızla emen tereyağı, açıkta bırakıldığında kendi doğal aromasını kaybederek hoş olmayan yabancı kokular yaymaya başlar. Dış tabakası bıçakla sıyrılarak kurtarılmaya çalışılsa da koku iç kısımlara kadar işlemişse ürün tazeliğini yitirmiştir; bu tür durumları önlemek için tereyağını daima hava geçirmeyen kaplarda saklamak gerekir.
İçindeki minimal su oranı ve hijyenik olmayan temaslar nedeniyle nemlenen tereyağı, zamanla yüzeyinde yeşil, gri veya siyah küf odakları oluşturabilir. Küflenmeyle birlikte yapısı cıvıyıp yapışkanlaşan ve kükürtlü, çürük benzeri ağır bir koku yayan tereyağı gıda güvenliğini tamamen kaybeder; bu durumdaki bir tereyağının küflü kısmı kesilerek kurtarılmaya çalışılmamalı, ürün doğrudan çöpe atılmalıdır.
Tereyağının tazeliğini ve süt aromasını uzun süre koruması için ışık geçirmeyen kaplarda, alüminyum folyoya sarılı olarak veya dondurucuda hava ile teması kesilerek saklanması gerekir. Kullanım sırasında daima temiz ve kuru bıçak tercih edilmesi bakteri oluşumunu önlerken, doğru muhafaza edilen tereyağı yemeklerdeki lezzetini ilk günkü gibi muhafaza eder.
Kaynak: Milliyet