Ersan Şen, çerçeve yasayı değerlendirdi: Örgüt yöneticileri kapsam dışı
Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen, Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili çerçeve yasa hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kapsamın PKK yöneticilerini kapsamadığının altını çizen Şen, teklifte cezai işlem uygulanabilecek hallerle ilgili bazı genişletmelerin yapılmasının isabetli olabileceğini ifade etti.
Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili çerçeve yasa tasarısı yarın TBMM Adalet Komisyonundan geçti.
Kanun teklifi tasarısı, yarın (9 Ağustos) TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye başlanacak.
ÖRGÜT YÖNETİCİLERİ KAPSAM DIŞI
Ceza Hukukçusu Prof. Ersan Şen, X hesabından teklifle ilgili değerlendirmeler yaptı.
Ersan Şen, PKK yöneticilerinin yasa teklifinde kapsam dışı bırakıldığının altını çizerek şunları yazdı:
“Her ne kadar Kanun Teklifinin ‘Amaç ve kapsam’ başlıklı 1. maddesinin 2. fıkrasında, ‘Bu Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsar’ hükmüne yer verilmişse de;
‘Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi’ başlıklı 3. maddenin 1. fıkrasında ‘…örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere,…’ denilerek;
“YÖNETİCİLERİN CEZA SORUMLULUKLARI DEVAM EDECEK”
Zaman sınırlaması yapılmaksızın örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları ile 01.06.2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturmalar ile kovuşturmaların kapsam dışı bırakılması nedeniyle; silahlı terör örgütü kurucusu ve yöneticisi Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat 1999 tarihinde yakalanmasından sonra terör örgütünü yöneten ‘PKK/KCK Yürütme Konseyi’ adı ile bilinen yapıda yer alanların, örgüt mensuplarının işledikleri kasten öldürme suçları ile 01.06.2005 tarihinden önce işlenen diğer suçların faili ve bilhassa azmettiricisi olarak ve ayrıca TCK m.220/5 uyarınca sorumlu tutulmaları gerektiğinden,
Terör örgütünü sevk ve idare eden ve Kanun Teklifinin 3. maddesinin 1. fıkrasında istisna tutulan suçlara iştirak eden örgüt yöneticilerinin ceza sorumlulukları devam edecektir.”
“GENİŞLETME İSABETLİ OLUR”
Ersan Şen, konuyla ilgili yaptığı diğer paylaşımda da yasa teklifindeki bazı olası cezai işelme gerektirebilecek durumlarla ilgili kapsamın genişletilmesi gerektiğini belirterek şöyle yazdı:
“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi m.1/1, terör örgütünün tüm varlığına son verdiği ve kontrol altında bulunan her türlü silahı ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonra erteleme işlemlerinin başlayacağını söylerken; Teklif m.7/3’de ise, MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonra örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabileceğinin belirtildiği,
Ortada nev’i şahsına münhasır bir durum olmakla birlikte; m.7/3 gereğince hazırlanan gözlem raporlarında bir an için terör örgütünün bazı faaliyetlerini sürdürdüğü tespit edilse bile, MGK’nın kararının Resmi Gazete’de yayımlanması ile başlayacak sürecin kapsamına girenler bu durumdan etkilenmezler, ancak hukuki ve fiili kesinti oluştuğundan bahisle terör örgütü ile ilişkisini kesmeyenler yönünden Teklif m.5/2’nin ve m.6/4’ün uygulanmasının gündeme geleceği,
Buna göre; PKK/KCK terör örgütünün kendisini feshettiği, bunun da MGK tarafından tespit ve ilan edildiği, yani ortada PKK/KCK adlı bir terör örgütü kalmadığı bir durumda, soruşturması veya kovuşturması veya hapis cezası ertelenen terör örgütü mensupları yeniden terör suçu işlemeleri halinde, ertelemenin ortadan kalkmasının yanında, bu suçlardan sorumlu olacakları gibi, hukuk ve fiili kesinti sonrasında ortaya çıkan terör örgütünden dolayı da ayrıca sorumlu tutulacakları, suça konu olabilecek diğer fiillerinden sorumluluklarının da zaten devam edeceği, bununla birlikte ertelemeyi bozan suçların tüm kasten işlenen suçlar olması gerektiği, en azından 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinde sayılan terör suçları değil, bu Kanunun 4. maddesinde sayılan, terör amacıyla işlenen suçlardan birisinin işlenmesi halinde ertelemenin bozulmasının daha uygun olacağı,
Her ne kadar Teklifin 3. maddesinin 3. fıkrasında, MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenip de m.1/1 kapsamına giren suçlardan dolayı, bu kararın yayımdan sonra soruşturma başlatılması m.7/1’e göre oluşturulacak Takip ve Değerlendirme Kurulunun iznine bağlanmışsa da, m.3/1’de istisna tutulan suçun örgütün faaliyeti kapsamında kasten insan öldürme suçu ve bu suça teşebbüsle sınırlı olduğu, terör suçlarının, kasten yaralama, yağma gibi terör amacıyla işlenebilen suçlar ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti, ithali ve ihracı suçlarının yer almadığı, bu nedenle m.3/3’de öngörülen izin şartının kaldırılmasının veya m.3/1’de yer alan istisna suçların yukarıda belirttiğimiz şekilde genişletilmesinin isabetli olacağı, çünkü m.1/1’in ve m.3/1’in lafzından istisna edilmeyen suçtan dolayı soruşturma yapılmasının Kurulunun iznine bağlı tutulduğu, hususları dikkate alınmalıdır.”
Kaynak: Ensonhaber