7 Ağustos 2026, 10:05:56
Dolar 47,7010
Euro 55,0063
Altın 6.543,59
BİST 13.798,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 39°C
Az Bulutlu
Denizli
39°C
Az Bulutlu
Cum 39°C
Cts 37°C
Paz 38°C
Pts 38°C

70 bin göçmen sınırı aştı, haritaya bakan şaşırıyor! İspanya’nın Afrika’da neden toprağı var?

Geçtiğimiz hafta Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki topraklarına yaşanan ani göç dalgası üzerine Madrid bölgeye ordu sevk etti. Yaşanan bu kriz, İspanya’nın Afrika’da topraklarının bulunduğunu birçok kişiye ilk kez öğretmiş oldu. Peki İspanya’nın Kuzey Afrika’daki bu varlığının arkasındaki hikâye ne?

70 bin göçmen sınırı aştı, haritaya bakan şaşırıyor! İspanya’nın Afrika’da neden toprağı var?
REKLAM ALANI
07.08.2026 08:09

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Temmuz ayının son günlerinde dünya Afrika’nın kuzey ucunda, İspanya-Fas sınırında büyük bir göçmenlik krizine şahit oldu. Yetkililere göre, 24 saatten kısa bir süre içerisinde Fas’tan deniz ve kara yoluyla sınırı geçen 70 binden fazla düzensiz göçmen Kuzey Afrika’daki İspanyol toprağı Ceuta’ya giriş yaptı. Durumun kontrolden çıkmasının ardından İspanya hükümeti, Ceuta’ya yönelik düzensiz göç girişimlerinin artması üzerine güvenliğin sağlanması amacıyla silahlı kuvvetlerin bölgeye konuşlandırılmasına karar verdi. İspanya ordusunun bölgeye konuşlanması, Fas ve İspanya’nın sınır hattında aldığı önlemleri artırmasının ardından bölgede yaşanan kriz büyük oranda kontrol altına alındı ve İspanya’ya giren düzensiz göçmenlerin büyük bir kısmı Fas’a geri gönderildi. Yetkililerin açıklamasına göre 30 Temmuz’dan bu yana yaklaşık 73 bin 500 düzensiz göçmen Fas’a geri döndü. Olaylar sırasında boğulma ve izdiham arasında kalma gibi nedenlerle en az 88 kişi hayatını kaybetti. Bölgede durum hâlihazırda büyük oranda kontrol altına alındı. Yaşanan olayların ardından birçok kişi İspanya’nın Afrika’da sahip olduğu toprakların arkasındaki hikâyeyi merak ediyor. Peki İspanya’nın sınırları neden Kuzey Afrika’ya kadar uzanıyor?  

İspanya ve Fas arasındaki sınır daha önce de benzeri göç krizlerine sahne oldu. Bölgede 2005, 2014 ve 2021’de de binlerce göçmen sınıra yığılarak İspanya tarafına geçmeye çalıştı. Geçmişte yaşanan olaylarda da çok sayıda kişi hayatını kaybetmiş olsa da geçtiğimiz Temmuz ayında yaşanan olaylar iki ülke arasındaki sınır hattında bu zamana kadar yaşanan en büyük insani krizlerden ve trajedilerden birisi olarak kayıtlara geçti.

ARA REKLAM ALANI

İMPARATORLUK DÖNEMİNİN ‘SON KALINTILARI’  

İspanya’nın Kuzey Afrika’da sahip olduğu bu küçük alan Rabat ve Madrid arasında uzun yıllardır çeşitli problemlere konu oldu. Özerk statüde bulunan Ceuta ve Melilla şehirlerine ek olarak yine Fas kıyılarının hemen açıklarında yer alan ve İspanya’ya ait olan Chafarinas, Alhucemas ve Penon de Velez de la Gomera adaları da iki ülke arasındaki gerilimi zaman zaman artıran detaylar arasında yer aldı. İspanya’nın bu bölgelerdeki egemenlik iddiası Fas tarafından hiçbir zaman tanınmadı ve Rabat yönetimi 1956’da Fransa’dan bağımsızlığını kazandığından beri bu bölgelerin iadesini talep etti. 

Ceuta ve Melilla şehirlerinin İspanya’ya dahil olmasının geçmişi ise oldukça eski bir döneme uzanıyor. 1415’te Portekiz egemenliğine giren Ceuta, 1580 yılında Portekiz’in İspanya tahtına dahil olmasıyla birlikte İspanya egemenliğine girdi. Melilla ise 1497’de İspanya tarafından ele geçirildi ve o günden bugüne geçen sürede iki bölge de İspanya’nın ayrılmaz parçaları oldu. Portekiz, uzun bir savaşın ardından 1640’ta bağımsızlığını yeniden kazanmış olsa da Ceuta İspanyol kontrolünde kaldı. İspanya Ulusal Araştırma Konseyi İnsani Bilimler Enstitüsü (IMF-CSIC) bünyesinde antropolog olarak görev yapan Yolanda Aixela Cabre, İspanya’nın en geniş sınırlara Güney Amerika’yı sömürgeleştirdiği zaman ulaştığını ifade ederek Madrid, 1898’de Küba, Kosta Rika gibi çok sayıda ülkeyi kaybedince etkisini Afrika’ya kaydırdı; ancak çoğu Avrupalı sömürgeci güç zaten bu bölgeyi kendi aralarında bölmüştü ve İspanya’nın ele geçireceği büyük alanlar kalmamıştı” dedi. 

“İspanya için bu toprakları elinde tutmak sembolik açıdan hayati bir önem taşıyor. Çünkü bu bölgeler, İspanya’nın ihtişamlı imparatorluk geçmişini canlı tutuyor. Devlet de bu geçmişi tıpkı Katolik Hükümdarları temsil eden Kristof Kolomb’un Amerika’yı ‘keşfettiği’ söyleminde olduğu gibi ‘barbarlığa karşı medeniyet taşıyıcısı’ olarak görmeye devam ediyor.” – Yolanda Aixela Cabre

AFRİKA ANAKARASINDAKİ TEK AB TOPRAĞI  

Dünya savaşlarının sona ermesi ve sömürgecilik sisteminin sonlanmasının ardından birçok Avrupa ülkesi Afrika kıtası içerisinde egemenlik ilan ettiği topraklardan ayrılmış olsa da uzun yıllardır İspanya idaresinde bulunan Ceuta ve Melilla, Afrika anakarasında Avrupa’nın elinde kalan tek toprak parçası oldu. Ceuta ve Melilla, coğrafi olarak Afrika’da bulunmalarına rağmen, İspanya’nın bir parçası oldukları için Avrupa Birliği toprakları olarak kabul edildi. 

Fas’ın 1956’da Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasının ardından Madrid, Rabat’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden birisi oldu. Ancak Ceuta ve Melilla’yı elinde tutmaya devam etti. Fas, ‘Sebtah ve Melilah’ olarak adlandırdığı bu şehirlerin kendi egemenliği altında olmasını savundu ve İspanya’nın bu bölgeden ayrılması gerektiğini söyledi. Tartışmaların başlamasının ardından Fas’ın Ceuta ve Melilla üzerindeki toprak iddiaları İspanya ve Fas arasındaki karmaşık ilişkilerin merkezinde yer aldı. Al Jazeera’ya konuşan Fas dış politikası uzmanı Samir Bennis “Belki de Faslı liderler, sömürgecilikten kurtulma döneminin en yoğun olduğu 1960’ların başlarında, konuyu Birleşmiş Milletler’e taşıma ve bu iki şehrin yabancı etkiden arındırılması gereken sömürge toprakları olarak tanınmasını sağlama konusunda daha büyük bir kararlılık göstermiş olsalardı, bu mesele ikili ilişkiler üzerinde aynı derecede olumsuz bir etki yaratmazdı” dedi ve Faslı yetkililerin ülkenin toprak bütünlüğünü yeniden sağlamaya yönelik çabalarında bu yolu izlemekten kaçınmalarına yol açan iki önemli faktör olduğunu söyledi.

“Bunun birinci nedeni, İspanya ve Fas arasındaki toprak anlaşmazlıklarının çok büyük bir alanı kapsamasıydı. Fas’ın aynı anda bir çok bölge üzerindeki İspanyol kontrolüne karşı mücadele etmesinin zorluğu göz önüne alındığında, Fas hükümeti, İspanyol egemenliği altında kalan Fas topraklarının bölümlerini geri almak için kademeli olarak ilerlemeye karar verdi. Fas yönetiminin Ceuta ve Melilla meselesini ele almayı ertelemesine yol açan ikinci faktör, İspanyol yetkililerinin Fas ile olan toprak anlaşmazlıklarını aşamalı olarak çözme isteğiydi. Sonuç olarak, bu strateji İspanya’nın iki şehirdeki çıkarlarını korumak için son derece faydalı oldu.” – Samir Bennis

İSPANYA, AFRİKA TOPRAKLARINI FAS’A VERECEK Mİ?  

Günümüzde Ceuta’da yaklaşık 84 bin, Melilla’da ise 86 bin kişi yaşıyor. 1580’den beri İspanyol egemenliğinde olan Ceuta, İspanyol ve Faslı kökenlere sahip karışık bir nüfustan oluşuyor. Bölgede genel olarak tansiyon düşük olsa da geçtiğimiz hafta on binlerce göçmenin kontrolsüz şekilde sınırı aşmasının ardından bu şehirlerdeki gerilim de yükseldi. Bölgede yaşayan insanların İspanya egemenliğini desteklediğini ifade eden araştırmacı / tarihçi Selim Balouati Lakhloufi, yapılan anketlerin Ceuta ve Melilla’da yaşayan insanların ezici çoğunluğunun İspanya’nın bir parçası olarak kalmayı istediğini gösterdiğini belirtti. Lakhloufi Bu durum kamuoyunda sürekli konuşuluyor ve İspanya’ya karşı ciddi bir muhalefet yok. Hatta Fas kökenli nüfus bile İspanyol ve Avrupalı olarak kalmak istiyor. Bunun nedeni, her iki şehrin de refah seviyesi olarak Fas’tan çok daha ileri bir noktada olması dedi. Mart 2022’de İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Fas Kralı’na bir mektup göndererek İspanya’nın eskiden yönettiği ve Fas’ın güneyinde bulunan tartışmalı bölge Batı Sahra üzerindeki Fas’ın hak iddialarını desteklediğini açıkladı. Bölgedeki onlarca yıllık sorunu çözmek için en gerçekçi yolun bu olduğunu belirten Sanchez, bu kararın iki ülke arasında yeni bir dönem başlatacağını ifade etti.

Geçtiğimiz hafta yaşanan göçmen krizinin ardından Ceuta ve Melilla’nın da akıbeti yeniden gündem oldu. Bölgedeki göç krizi hâlihazırda kontrol altına alınmış olsa da Ceuta ve Melilla’nın akıbetinin ne olacağı merak konusu olmayı sürdürüyor. Uzmanlar İspanya’nın bu bölgeye yönelik politikasında önemli bir değişiklik beklemenin doğru olmayacağını ifade ediyor.

“Bu bölgeler için değişebilecek olan şey iki ülkenin sınır yönetimi, göç ve güvenlik iş birliği konularını nasıl yönettiği olabilir. Yapılacak değişiklikler İspanya’nın egemenlik konusundaki uzun süredir devam eden tutumunda bir değişiklik olarak algılanmamalıdır. Sınırlar konusunda baskıyı genellikle İspanya değil, Fas uygular” – Selim Balouati Lakhloufi

Kaynak: Milliyet

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.