390 milyon dolarlık plan! ABD sattı, İran destekli Husiler kullandı: F-5’ler bugün kimin elinde?
Babülmendep Boğazı’na hakim stratejik konumuyla Yemen, dünyanın en kritik güç mücadelelerinden birinin merkezinde yer alıyor. Soğuk Savaş döneminden bu yana en az üç iç savaşa sahne olan ülke, bugün de ABD ile İran arasındaki gerginliğin odak noktalarından biri. İşin en çarpıcı yanı ise ABD’nin geçmişte Yemen’e sattığı savaş uçaklarının, yıllar sonra İran destekli güçlerin elinde ortaya çıkması. Bir zamanlar müttefik bir orduya teslim edilen bu uçaklar, bugün nasıl oldu da rakip cephede kullanılıyor?
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Dünya üzerinde bazı ülkelerin tarihlerinde önemli yol ayrımları bulunuyor ve birden fazla ülkenin çeşitli nedenlerle Kuzey / Güney, Doğu / Batı şeklinde ikiye bölündüğü biliniyor. Bunun en eski örneklerinden birisi ise Yemen. Ülkenin Kuzeyi, 19. ve 20. yüzyılların başlarında Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçasıyken Osmanlı’nın kontrol sağlamakta zorlandığı güney kısım ise İngiltere’nin sömürgelerinden birisiydi. Kuzey Yemen, 1948 yılında ABD tarafından resmen tanınarak Suudi Arabistan destekli bağımsız bir ülke oldu. Devir Soğuk Savaş devriydi ve bu dönemin gereği ABD’nin destek olduğu bir yapının tam karşısında da Sovyetler Birliği’nin (SSCB) destek olduğu bir başka yapıyı görmek birçok kişi için sıradan bir durumdu. Yemen’de durum tam olarak böyle oldu. Yemen’in kuzeyinde ABD destekli bir devlet bulunurken güneyinde ise Sovyetler Birliği destekli Güney Yemen Halk Demokratik Cumhuriyeti bulunuyordu. ABD ve SSCB’nin tıpkı Kore ve Almanya’da karşı karşıya geldiği Yemen’de Kuzey ve Güney arasında bir savaş kaçınılmaz hale geldi. Ancak bu savaştan önce her iki Yemen’in de kendi içinde vermesi gereken iki ayrı iç savaş vardı.

1962-1970 yılları arasında Kuzey Yemen’de yaşanan iç savaş sonucunda monarşi devrildi ve Yemen Arap Cumhuriyeti ilan edildi. Güney Yemen ise 13 Ocak 1986’da iktidardaki Sosyalist Parti içindeki kanatların çatıştığı ve 11 gün süren bir iç savaş yaşadı. 1970’li yıllar Kuzey ve Güney Yemen arasındaki tansiyonun yüksek seyrettiği günlerdi. Sınır hattında yaşanan küçük çaplı çatışmalar, 1972 yılında savaşa dönüştü. Birinci Yemen Savaşı yaklaşık 3 hafta sürdü ve taraflar Mısır’ın başkenti Kahire’de iki ülkenin birleşmesi konusunda anlaştı. Ancak bu anlaşma sadece kağıt üzerinde kaldı. Takvimler 1979 yılını gösterdiğinde taraflar bir kez daha savaşa tutuştu. Bu kez taraflar dış aktörler tarafından da destekleniyordu.
ABD DESTEĞİNİ SUUDİ ARABİSTAN FİNANSE ETTİ
Kuzey Yemen’de yaşanan iç savaşın ardından ilan edilen Yemen Arap Cumhuriyeti’nin en büyük destekçilerinden birisi sınır komşusu Suudi Arabistan’dı. Riyad yönetimi, Sosyalist Parti’nin iktidarda olduğu Güney Yemen’in Kuzey Yemen ile birleşmesi ihtimalinden rahatsızdı ve bu maksatla Birinci Yemen Savaşı sırasında Kuzey Yemen’e silah ve mühimmat desteği sağlamıştı. 1979 yılında İkinci Yemen Savaşı başladığında, Suudi Arabistan bu desteğin boyutunu arttırmaya karar verdi ve ABD’nin kapısını çaldı.

Suudi Arabistan’ın girişimleri ve finansmanını üstlenmesinin ardından 1979 yılında Başkan Jimmy Carter döneminde ABD, karşısında sosyalist bir yönetim bulunan Kuzey Yemen’e silah desteği sağlamaya başladı. 390 milyon dolarlık yardım paketi, sekizi daha önce Etiyopya için üretilmiş ancak daha sonra ambargo sebebiyle depoya park edilmiş, dördü ise yeni üretilmiş 12 adet F-5E uçağını içeriyordu. Savaş uçaklarına ek olarak Kuzey Yemen’e C-130 nakliye uçakları, 60 M-60 tankı, 50 M-113 zırhlı personel taşıyıcı, 302 adet havadan havaya füze sağlanması kararlaştırılmıştı.
ABD Kuzey Yemen’e daha önce de silah yardımı sağlamış olsa da Carter döneminde yapılan bu yardım daha öncekilere oranla çok daha ciddi bir boyuttaydı. Bunun en büyük sebebi ABD’nin Ortadoğu politikasında yaşanan değişimlerdi. ABD’nin bölge genelindeki etkisi artıyordu. Buna ek olarak aynı yıl Mısır ve İsrail arasında barış yapılmasını içeren Camp David Anlaşması imzalanmıştı. ABD, bu anlaşmanın etkilerinin hafifletilmesi ve Suudi Arabistan’a güvence verebilmek adına halihazırda Riyad’a F-15 savaş uçaklarının satılmasına onay vermişti. Kuzey Yemen’e yapılan yardım da bu kapsamda değerlendiriliyordu.
TAYVANLI PİLOTLAR YEMEN’E GELDİ
28 Şubat 1979’da SSCB destekli Güney Yemen’in Kuzey Yemen’e kapsamlı hava saldırıları gerçekleştirmesinin ardından Başkan Carter, Yemen’deki durumu ABD’nin Ortadoğu çıkarlarına aykırı bir durum olarak görmeye başladı. 7 Mart 1979’da Başkan Carter, yaşanan çatışmaların ABD’nin güvenliğini tehlikeye attığını belirterek özel bir yasa maddesini devreye soktu. Bu sayede, normalde gereken Kongre onayını beklemeden, içinde 12 adet F-5E savaş uçağının da bulunduğu 390 milyon dolarlık askeri yardımı hızla Yemen’e gönderdi. ABD’nin uçakları acil olarak Yemen’e göndermesi yapılan planlamanın aksamasına yol açmıştı. Uçaklar erken geldiği için Kuzey Yemen’de F-5 savaş uçaklarını uçuracak pilotların eğitimleri tamamlanmamıştı. Tam da bu noktada Suudi Arabistan bir kez daha devreye girdi.

Yapılan görüşmelerin ardından ABD ve Suudi Arabistan’ın girişimleriyle bir grup Tayvanlı pilotun Kuzey Yemen’e gelmesi, eğitim ve bakım süreçlerini hızlandırması kararlaştırıldı. İkinci Yemen Savaşı, 19 Mart 1979’da yaklaşık 3 hafta içinde sona erdiğinde Tayvanlı pilotlar Kuzey Yemen’de bulunuyordu. Daha sonra ortaya çıkan resmi belgelere göre 1979-1990 yılları arasında 1000’den fazla Tayvanlı pilot ve bakım personeli Kuzey Yemen’de görev yaptı ve eğitim faaliyetlerinde rol aldı. 1990 yılında iki Yemen birleşme kararı aldı ve Yemen Cumhuriyeti kuruldu. Ancak bu birleşme sonrasında kuzey ve güney arasında zaman zaman düşük ölçekli çatışmalar yaşanmaya devam etti. ABD’nin Yemen’e sattığı F-5 uçaklarının bir kısmı bu çatışmalarda imha oldu.
F-5 uçakları, 2004’te başlayıp 2014’e kadar süren İran destekli Husi isyanı sırasında Yemen hükümetine bağlı güçler tarafından yoğun olarak kullanıldı. 2015’te, Yemen Hava Kuvvetleri mensubu bazı pilotların uçaklarla birlikte saf değiştirerek Husiler’e katılmasının ardından Suudi Arabistan, uzun yıllar önce Yemen’e alınması için finansman sağladığı uçaklardan birini hava saldırısı gerçekleştirerek imha etti. 2020’li yıllara gelindiğinde Husi isyancılarının en az bir adet eski F-5 uçağını uçurduğuna dair görüntüler internette dolaşmaya başladı. Söz konusu uçak, eylül ayındaki bir askeri geçit töreninde görüldü. 2023 yılında yayınlanan raporlarda Yemen’in sahip olduğu hava gücünün içinde en az 11 F-5 savaş uçağı bilgisi olduğu yer alıyordu. Uçakların bugünkü durumu ise bilinmezliğini koruyor.
Kaynak: Milliyet