Özgür Özel’den TBMM’de grup toplantısı: YENİ Parti’ye katılım çağrısı yaptı, toplanan bağışı açıkladı
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin ilk açık grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, “Şimdiye kadar hiçbir istifa çağrısı yapmadık. Ama 700 bini aşan istifalardan haberdarız” dedi. Özel, “Şimdi artık vakittir. Darbecilerden, butlancılardan, cuntacılardan kurtulun; YENİ Partimize buyrun” ifadelerini kullandı.
YENİ Parti’nin ilk açık Meclis Grup Toplantısı bugün gerçekleştirildi.
Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında düzenlenen toplantı için resmi başvuru dün Meclis Başkanlığı’na iletilmişti. Partinin ilk açık grup toplantısı büyük salonda yapıldı.
ÖZGÜR ÖZEL KÜRSÜDE
Saat 11.30 itibarıyla YENİ Parti lideri Özgür Özel, partisinin grup salonuna geldi. Özel ardından alkışlarla kürsüye çıktı.
Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Değerli yol arkadaşlarım, Türkiye’nin dört bir yanından gelerek grup toplantımızı onurlandırılan kıymetli misafirlerimiz, bizleri ekranları başından izleyen, radyolarından dinleyen sevgili yurttaşlarımız, sizleri milletimizle birlikte kurulan, milletimizin talimatıyla kurulan, milletimizle birlikte büyüyen YENİ Partimizin ilk grup toplantısından sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum. Hoş geldiniz. İyi ki varsınız
Bizler girdiği ilk seçimleri kazanan, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne hiç yenilmeyen, yenilgiyi bilmeyen, yenilgiye alışmayan, kazanan, kazanmaya söz veren, iktidara yürüyen kadrolarız. Kontrollü muhalefet olmayı reddeden, mağlubiyeti reddeden, kendine çizilen sınırlar içinde muhalefeti reddeden; bu yüzden de bir sivil darbenin hedefi olmuş ama pes etmemiş, boyun eğmemiş, geri çekilmemiş, teslim olmamış Kuvayı Milliye ruhunun bugünkü temsilcileriyiz.
“BİR KARAR VERMEMİZ GEREKİYORDU”
Bu salonda son yaptığımız grup toplantısında nasıl bir yargı darbesine maruz kaldığımızı detaylarıyla anlatmıştım. Bu darbe pratiğine karşı verdiğimiz hukuki, siyasi, fiziki mücadeleye sizler tüm milletimizle birlikte en yakından şahitsiniz. Bu mücadelenin içindesiniz, bu mücadelenin ta kendisisiniz. Tüm bu saldırılardan sonra bir karar vermemiz gerekiyordu. Biz de istikameti egemenliğin gerçek sahiplerine; halkımıza, milletimize sorduk. 60 günde 22 il gezdik. Vatandaşlarımızla el ele tutuştuk.
Göz hizasında onlarla dertleştik, dinledik, önerilerini ve talimatlarını aldık. Umutsuz olanlara, korkanlara, ‘Aman ha geri çekilmeyin. Teslim olmayın, teslim etmeyin, bizi bırakmayın’ diyenlere dedik ki ‘Hiç endişe etmeyin. Ya bir yol bulacağız, ya yeni bir yol açacağız.’ Günü geldiğinde millet ‘Artık yeter’ dediğinde, millet ‘Artık yeni bir yolu açın. Benim umutlarımı karartmayın, benim umudum olun. Sizinle birlikte yürüyeceğim, yanınızda duracağım, arkanızda duracağım, size sahip çıkacağım bir yol açın’ dediğinde artık bu talimattan sonra yeni yolu açmayı bir görev bildik. YENİ Partimizi 24 Temmuz günü milletin talimatıyla, milletin vekilleriyle, 91 arkadaşımızla birlikte kurduk.
“YENİ PARTİ’Yİ MİLLETİ İKTİDARA GETİRSİN DİYE KURDUK”
Şimdi asıl görevimiz, yarını birlikte kurmaktır; ortak geleceğimizi birlikte planlamak, birlikte kurmaktır. Çünkü biz YENİ Parti’yi bir partimiz olsun diye kurmadık; biz YENİ Parti’yi iktidar olsun, milleti iktidara getirsin diye kurduk. Bir partimiz olsun diye değil, iktidar olsun diye kurulan YENİ Parti bir umudun, bir yürüyüşün, bir kuruluşun, bir dirilişin ve geleceğe yönelik olarak bu toplumun tüm mağdurlarının, tüm mazlumlarının, gelecekten ümidi kalmamış olanların ama bu olan – bitene yüreği dayanmayan, teslim olmayı, geri çekilmeyi asla kabullenmeyenlerin ortak yürüyüşüdür.
Hepimiz ve milletimiz şahittir ki tarihte kuruluşunu, ismini ve bütçesini milletin belirlediği başka bir siyasi parti yoktur. Ancak ve ancak bu kuruluş, Cumhuriyet’ten önce kurtuluşun ve kuruluşun, Samsun’dan başlayıp Ankara’ya uzanan yürüyüşle bu kuruluşun bir benzerliği, Samsun’dan başlayıp Ankara’ya ulaşan, Ankara’da hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kuran hem kuruluş gününü Sivas Kongresi kabul eden Türkiye’nin ilk partisini kuran ve sadece ve sadece millete soran, milletten talimat alan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yürüyüşünden esinlenen, örnek alan o yoldan başka yol tanımayan, milletten başka kimsenin egemenliğini kabul etmeyen bir yürüyüştür.
“MİLLETE KARŞI TAM SORUMLULUK VE HESAP VERME VARDIR”
Millet istediği için partimizi kurduk. Millet, ‘yeni’ olsun dedi, ‘YENİ Parti’ dedi, adını kendi koydu, adını YENİ koyduk. Şimdi de bütçesini onların bağışlarıyla oluşturuyoruz. YENİ Parti’nin kuruluş talimatını da adını da bütçesini de millet koymuştur. Millet belirlemiştir. Bu yüce çatı altında hatırlatmak isterim ki demokrasi tarihi, bütçe hakkının ete, kemiğe büründüğü, binalar kurduğu, içine girdiği, parlamentolar oluşturduğu tarihtir.
Bir tek adamın bildiği gibi para toplayıp bildiği gibi hizmet etmesine karşı ‘Verilecek vergiye de yapılacak hizmete de biz karar vereceğiz’ yaklaşımı bütçeyi, bütçe hakkını ve verdiği verginin arkasını aramayı yani gelişmiş bir demokrasi anlayışını kurmuştur. Parlamentolar bütçeden, bütçe hakkından temel alırlar, nerede bir yapı varsa onu kuranlar bütçesini belirliyorsa, onu izliyorsa, denetliyorsa orada demokrasi vardır, kalkınma vardır, başarı vardır. Birazdan detaylıca anlatacağım, YENİ Parti’nin bundan sonraki yürüyüşünde kurduran minnete, adını koyan millete, bütçesini veren millete karşı tam sorumluluk vardır, tam hesap verme vardır.
Tüm bu sebeplerle YENİ Parti tavanda değil, tabanda kurulmuştur. Millete rağmen değil, milletle birlikte kurulmuştur. YENİ Parti, Türkiye’nin hasret kaldığı yeni siyasetin partisidir. Bu partide ‘Oyu bize verin, yetkiyi bize verin’ ya da ‘Üye olun, kenara çekilin, gerisini bize bırakın’ anlayışı yoktur. Bu partiyi millet kurmuştur, bu partiye yön verecek, istikamet tayin edecek yegane güç de milletin kendisidir. Bu partinin kapıları vatanını, milletini seven, demokrasiye, adalete ve ortak geleceğimize inanın bütün demokratlara sonuna kadar açıktır.
“TÜRKİYE’YE VE DÜNYAYA İLAN EDECEĞİZ”
Bugünün Türkiye’si, dünün Türkiye’si değildir. Dünün siyaset anlayışı da bugünün Türkiye’sine kafi değildir. YENİ Partimiz, yeni nesil bir siyasetin partisidir. Milletle tepeden konuşan, tepeden bakan, üstten üstten cümleler kuran siyasetçilerin partisi değildir. Milleti dinleyen siyaset anlayışının, ülkeye demokrasi vaat edenlerin bunu sokağa, mahalleye, eve, köye, bucağa giderek dinlediği ve başlattığı bir siyasi hareketin partisidir. Bunları yapabilmek için bu ülkeye ne vaad ediyorsak onu önce kendi evimizde kurmayı, kendi evimizde hayata geçirmeyi temel prensibimiz olarak belirledik.
Siyasette katılımcılık vaad edebilmenin tek şartı vardır. Önce katılımcılığı kendi partinizde sağlayacaksınız. Adalet vaat etmenin ülkeye tek şartı vardır önce adaleti kendi partinizde, kendi evinizde hakim kılacaksınız. Bizim yeni nesil siyaseti kurma iddiamız bir vaatten ibaret değildir. Yeni siyaset, yeni ilkelerle kurulur. İşte bugün bu toplantıda YENİ Parti’nin bu çatı altında sizlerle birlikte yaptığı ilk toplantısında YENİ Parti’nin siyaset ilkelerini hep birlikte Türkiye’ye ve dünyaya ilan edeceğiz.
“SİYASET TARİHİNE KAZIMAK SADECE AN MESELESİDİR”
Emin olun ki bu yürüyüş arzu ettiğiniz sona ya da ara durağa vardığında, biz başardığımızda, Türkiye’de demokrasi ile gelmiş ve demokrasinin imkanlarıyla iktidarını perçinlemiş, sonra adım adım demokrasiyi geriletip otoriterleşmeyi sağlamış, günün sonunda bütün dünyanın ‘Acaba Türkiye’de serbest seçimler bir daha olacak mı?’ sorusunu ortaya koymuş bir iktidarı biz hep birlikte yendiğimizde bütün dünya Türkiye örneğini, Türkiye’de iktidarı değiştiren bu yeni nesil siyaseti, kapsayıcı ve akışkan örgütlenme modelimizi, şeffaf ve hesap veren mali durumunuzu, örgütlenmeden iktidar yürüyüşüne kadar partiye gelen herkesin bu yükün bir tarafından, ucundan tutabildiği, taşıyabileceği, kendini ait; parçası da değil, sahibi hissettiği kurucu bir siyaseti dünya siyaset tarihine kazımak sizin için, bizim için ve benim için bundan sonra sadece an meselesidir; sandığa ulaşma meselesidir.
“YENİ BİR ÖRGÜTLENME MODELİ KURUYORUZ”
Değerli dostlar, kıymetli milletimiz, değerli arkadaşlarım önce örgütlenme modelimizden başlayalım. Eski nesil örgütlenme anlayışını kökten değiştirecek bir adımı atıyoruz. Çünkü demokrasi sadece sandığa gidip oy vermek değildir. Demokrasi yurttaşlar kendini siyasetin öznesi olarak hissettiğinde sağlam temellere oturmuş olur. Belki de siyasetin çok uzun yıllardır unuttuğu, unutturduğu şey de budur. Biz insanlarımızın farklılıklarından güç alan, ama onları ortak bir gelecek hayalinde buluşturmayı başaran, başaracak olan bir siyasete talibiz.
Belki de siyaset, bundan sonra, YENİ Parti’den sonra sadece YENİ Parti, YENİ Partililer için değil; Türkiye siyasetindeki tüm kurumlar ve tüm kişiler için de bugünden sonra geri dönmeyecek bir kazanıma sahip olacak. İşte YENİ Parti üyeliği bunun ilk adımıdır. YENİ Parti üyeliği siyasi karar süreçlerine ortak olmak, sorumluluk üstlenmek, hesap sormak ve hesap verebilmek üzerine kuruludur. YENİ Parti olarak demokratik katılımı esas alan yeni bir örgütlenme modelini çalıştık ve milletimize arz ediyoruz.
Bu örgütlenme modelinin asli unsuru YENİ Parti’nin eskisi olmayan, her birisi yeni; kıdemlisi olmayan, her biri bir diğeri kadar kıdemli; sözü başkasından geride olmayan, sesi daha az çıkmayan, iddiası kimsenin gerisinde olmayan; herkesin birbirine eşit, yepyeni üyeleridir. Üye sayısı, nüfusu ve imkanları müsait olan tüm mahallelerimizde mahalle meclislerinin esas olduğu yeni bir örgütlenme modelini kuruyoruz.
“GÜCÜMÜZ, ÖRGÜTTEN VE HER BİR ÜYEDEN GELECEK”
İstisnasız olarak örgütlediğimiz tüm ilçelerde ve temel siyaset organı artık ilçe yönetimi, ilçe yönetim kurulu, ilçe başkanı değil; sizlerin, üyelerin oluşturduğu ilçe meclisleridir. Örgütlendiğimiz 81 ilin tamamında il meclislerinin kurulması, siyasetin de orada kurulması, orada tartışılması, orada yönetilmesi, oradan yapılması, sahaya yayılması, orada değerlendirilmesi esastır. Toplumun tüm kesimlerinin, işçilerin, emeklilerin, çiftçilerin, iş insanlarının, esnafların, sivil toplum ve akademi dünyasının, kadınların ve elbette gençlerin politikalarımızı belirleyeceği, hayata geçireceği siyaset zemini ilçe ve il meclislerimizdir.
İlçe ve il meclislerindeki komisyonlarımız, kurullarımız, yeni gelen her üyenin, her bir üyemizin yetkinliğine, etkinliğine, ayıracağı zamana, verebileceği emeğe göre onları kapsayan, onları çalıştıran, onların çalışmalarına destek veren ve siyasetin gücünü onlardan alan dinamik yapılar olarak siyaset sahasının asıl unsurları olacaktır. YENİ Parti’ye yeni katılan bir üye, ‘Seçimler geçti, birazcık beklemelisin. Birazcık seni tanıyalım, bir görev veririz’ yerine kendini içinde bulduğu, dinamik, akışkan, kapsayıcı ve sürekli siyaset yapan, siyaset üreten bir modele dahil olacak. Modelin kendisi zaten yeni üyeyi ya da şikayet edeni kendi içine çekecek, kendi safına çekecek.
İktidarın değişmesini beklemek yerine; değiştirenlerden, değişmesi için çaba sarf edenlerden biri haline getirecektir. Siyasi partileri içine kapatan, bazen parti içi iktidar hedefi ile partiyi gerçek iktidar hedefinden uzaklaştıran delege sistemine dayalı eski nesil örgütlenme biçimini terk ediyoruz. Artık delegelik, Siyasi Partiler Kanunu’nu gereğini yerine getirmek için teknik bir görev olarak kalacak ve YENİ Partimizde her bir üye, ilçe başkanının, il başkanını ve Genel Başkanı doğrudan seçecektir.
YENİ Parti Türkiye’de siyaset yapış biçimini değiştirecek, Türkiye’de siyasetin yapılış biçimini değiştirecektir. Artık üyeleri geri plana atan eski nesil siyaset anlayışı sona erecek; üyelerin söz, yetki ve karar sahibi olduğu yeni nesil siyaset YENİ Parti ile birlikte kurulacaktır. Bizim partimizin gücü liderinden, yöneticilerinden değil; partimizin gücü örgütünden ve bilhassa her bir üyesinden gelecektir.
Geçtiğimiz son grup toplantısında zamanı gelmiş, başka çaresi kalmamış bir ayrılıktan hemen önce, nasıl son bir teklifle bütün üyelerle yapılacak bir Genel Başkan seçimini son çare olduğunu söyledim ve buna cevap alamadım ya da ‘Efendim mümkün değil’ diyenlere, yani mümkün görmeyenlere, o yüzden de iktidar değiştirmek yerine kendine muhalefeti sadece mümkün görenleri bu siyasetin nasıl mümkün olacağını görmek için YENİ Parti’yi izlemeye davet ediyorum.”
“TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURAN 90 KAHRAMAN KURUCU…”
24 Temmuz günü yeni partimizin teknik kuruluşunu, 91 milletvekili olarak bizler hep birlikte gerçekleştirdik. Kurulduğumuz gün ana muhalefet partisi olma görevini, yetkisini ve sorumluluğunu üstlendik. Resmi prosedürleri, teknik ve hukuki işlemleri hızla tamamladık. Şimdi öncelikle buradan; tarihin doğru tarafında duran, sokağın sesini duyan, milletin talebinden haberdar olan, milletten talimat alan ve aslında verilmesi en zor kararı bu millet için, bu parti için, bu ülke için, bu devlet için, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet için ‘Doğru karar budur’ diyen 90 kahraman kurucu arkadaşımı huzurlarınızda yürekten alkışlıyorum.
İyi ki varlar. Her birisiyle ayrı ayrı gurur duyuyorum. Ayrıca her birisi toplumu kapsayan, sayısını artırdığımız, bizimle birlikte en en önemli göreve, en tarihi oylarla seçilen ve milletvekili olmadığı için kurucu olmayan ama her birisi aynı kuruculuk onurunu bizim gözümüzde, gönlümüzde ve tarih önünde taşıyan, önceki dönem milletvekili olmayan Parti Meclisi Üyelerimizle, 74 il başkanımızı ve onlarla birlikte davranan tüm örgütümüzü tarih önünde onurla, gururla, saygıyla selamlıyorum.
“TÜM DEMOKRATLARI YENİ SİYASETE DAVET EDİYORUM”
Şimdi buradan tüm vatandaşlarımıza bir davette bulunuyorum. YENİ Parti’nin teknik kuruluşu bizler tarafından tamamlanmıştır. Ancak YENİ Parti’nin siyasi kuruluşu birinci kurultayımıza kadar önümüzdeki yaklaşık üç aylık sürede Anadolu’da ve Trakya’da mahalle mahalle, ilçe ilçe, il il milletimizle birlikte gerçekleşecektir. Gerçek ve siyasi kuruluşumuz köylerden, beldelerden, ilçelerden başlayarak Ankara’ya kadar gelinecek üç aylık sürede milletimizle birlikte yapılacaktır.
YENİ Parti’den umudu olan, eski nesil siyasetten bıkmış olan ya da siyaset yapmayı birtakım siyasi elitlerin elinde, tekelde görüp uzak duran; ama şimdi ‘Ülkenin geleceğinde ben de olacağım’ diyen herkesi YENİ Parti’ye, yeni siyasete davet ediyorum. Birinci kurultayımıza kadar YENİ Parti’ye kaydolacak olan her bir vatandaşımızı YENİ Parti’nin gerçek ve siyasi kurucuları olarak ilan ve tescil edeceğimizi buradan müjdeliyorum. Gelin, YENİ Parti’ye üye olun, yeni siyaseti ve Türkiye’nin ortak, yeni, müreffeh, zengin ve özgür geleceğini hep birlikte inşa edelim. Gelin, kurucu olun.
Bu parti, elbette gözyaşlarıyla ayrıldığımız Cumhuriyet Halk Partililerin YENİ Partisidir. Bu parti, Atatürkçülerin, aslan sosyal demokratların YENİ Partisidir. Ancak yalnızca bana, bize, birbirimize benzeyenlerin değil; farklılıklarını koruyarak ortak bir gelecek inşa etmek isteyen bütün demokratların YENİ Partisidir. Bunun için tüm demokratları, milliyetçi demokratları, muhafazakar demokratları, Kürt demokratları, liberal demokratları, sosyalist demokratları, Türkiye’nin bütün demokratlarını YENİ Parti’nin yeni siyasetine davet ediyorum.
O yüzden sesimin ulaştığı herkesi ya da YENİ Parti’nin sesini ulaştıracağımız herkesi düşünmeye, üretmeye, sorumluluk almaya çağırıyorum. Sizi siyasete katılmaya, siyaseti tavanın elinden almaya, ilçeye, mahalleye, sokağa ulaştırmaya davet ediyorum. Sizi, milletin bu büyük ve yeni evine bir tuğla da taşımak için sizi davet ediyorum. Geleceğimizi inşa edeceğimiz bu üç ayda sizleri harcı karmaya, tuğlayı koymaya, yeni ve büyük bir evi inşa etmeye davet ediyorum.
“YENİ NESİL BİR ÜYELİK SİSTEMİNE GEÇİYORUZ”
Hafta başı 54’tü, an itibariyle 60’ın üzerinde. Cuma günü itibariyle 65 ilimizde ve 733 ilçemizde teknik örgütlenme aşamalarını tamamlamış durumda olacağız. Bu yüzden her bir vatandaşımızı ilçe başkanlıklarımıza giderek partimize üye olmaya davet ediyorum. Online üyelik sistemimiz bir haftadır hazır durumda.
Elbette geçmişte olduğu gibi adının online olduğu ama onay süreçlerinin olduğu, ıslak imza süreçlerinin olduğu, kargo süreçlerinin olduğu, itiraz süreçlerinin olduğu, üç ayda tamamlandığı ama bazen aylara, yıllara taştığı ve partinin kapıları kapalıymış imajı yarattığı bir modelden bir dostunuza yollayacağınız tek bir linkle WhatsApp üzerinde başlatacağı birkaç adımla, hem üyeliğin yapıldığı, Yargıtay’a başvurulduğu, resmin yüklendiği, kimlik basım talimatının onayının verildiği, aidat taahhüdünün gerçekleştiği ve üyelik işleminin çağa yakışır, çağı değiştirecek ve Türkiye’de iktidar değişimi ile birlikte çağı yakalayacak YENİ Parti’ye yakışır bir model elimizde hazır.
Sadece Yargıtay‘dan ve birkaç kamu kurumundan onay süreçlerini bekliyoruz. Online üyelik başladığında gençlerin çok seveceği, herkesin rahat edeceği ve ‘Yeni nesil siyasetin üyeliği böyle olur arkadaş’ diyeceği diyeceğimiz sisteme geçiyoruz.
“700 BİNİ AŞAN İSTİFALARDAN HABERDARIZ”
Şimdiye kadar hiçbir istifa çağrısı yapmadık. Ama 700 bini aşan istifalardan haberdarız. ‘İstifa etmeyin’ dediğimiz belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin ‘Siz oradayken burada nasıl duralım?’ diyerek nasıl harekete geçtiklerini gördük. Şimdi artık vakittir. Geçmişte birlikte üye olmaktan onur ve gurur duyduğum tüm arkadaşlarımıza, bu yeni nesil siyasete, YENİ Parti’ye yaptığımız davetle birlikte şöyle sesleniyorum. Darbecilerden, butlancılardan, cuntacılardan kurtulun; YENİ Partimize buyrun.
“GENEL BAŞKANIN KADERİ, MİLLETİN KADERİYLE BİR”
Değerli arkadaşlarım, gelelim örgütlenme modeli, üyelik modeli, üyenin sorumlulukları, yükümlülükleri, artık bundan sonra doğrudan seçme hakkını üyelikle elde etmesi, bu modelin dışında ortaya koyacağımız yeni bir iddia, yeni bir kural var. YENİ Partimiz siyasetin sanki bir meslek gibi yıllarca yapıldığı, makamların ve mevkilerin sürekli tekrar edildiği bir yer olmayacak. Partimizde her makamda dönem sınırı uygulanacak. Bu sınır tüzüğümüzde belirtildiği gibi tüm yönetici makamlarında üç dönem olarak en fazla uygulanacak.
Ancak ben Genel Başkan olarak kendi adıma bir kuralı bir kez daha ifade etmek isterim ki ister yerel, ister genel Genel Başkanlığında girdiğim seçimden parti birinci parti olarak, zafer kazanarak, iktidar olarak çıkmadıysa; ertesi gün kurultayı topluyorum ve aday olmuyorum. Siyaset iddia işidir, evet. Bir iddiayı ortaya koyuyorum. Ama esas yaklaşım; iddiayı ortaya koymak ve milletin huzurunda söz vermek, and içmek, kararlı olmak, evet hepsi içindedir. Ama esas koyduğumuz mesele şudur: Madem ki siyaset millet içindir, Genel Başkanın da partideki siyasetçilerin de kaderi milletin kaderiyle birdir. Milletin yüzü gülmedikçe hiçbirimizin yüzü gülmeyecektir.
“HESAP VERİLEBİLİR BİR SİYASETİN PARTİSİ”
Üçüncü başlığımız şeffaflık. Değerli arkadaşlar YENİ Partimiz şeffaf, hesap verebilir bir siyasetin partisi olacak. Öncelikle hep birlikte bir hatırlayalım. Hatta şimdi gençler bilmez, işin bir boyutunu da gençlere farklı bir perspektiften hatırlatalım. Bugün vize sorunu var ya, vizede kuyruklar var ya, Avrupa ülkelerinden Türkiye’yi aşağılarcasına haksız vize retleri var ya, bunların hiçbiri olmayacaktı. Olmayabilirdi. Olmamasının bir tane sorumlusu var. Şimdi onu anlatacağım. 2016 yılında Avrupa Birliği üyesi olmadığımız halde Avrupa Birliği’nin ortaya koyduğu belli şartları sağlarsak bir vize serbestisi imkanı vardı.
Bu 2014 – 2015’te çok konuşuldu. 2016 yılında dönemin Başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından, ayrıca kendisi, partisi, ailesi açısından bir önemli kararı paylaştı, hepimiz haberdar olduk. Siyasette geçmişte rakip olduk. Ağır eleştirilerimiz oldu. Muhalefette buluştuk. Birlikte sohbetlerimiz oldu. Siyaseti bıraktığını, bundan sonra siyaset yapmayacağını açıkladı. Bu vesileyle Sayın Davuoğlu’na, ailesine bundan sonraki yaşamlarında mutluluk, sağlık ve huzur diliyorum. Kendisine YENİ Parti grubu olarak bundan sonraki hayatında başarılar diliyoruz.
2016, Grup Başkanvekiliyim, Sayın Davutoğlu Başbakan. Vizesiz dolaşım için 60’a yakın kriter var. 60’a yakın düzenleme var. Bunların bir kısmı yapılmış, bir kısmını daha yaparsak, hayata geçirirsek vizesiz dolaşım olur. Biz zaten Avrupa Birliği fikrinin sahibi partiyiz. Ayrıca Avrupa kurallarına uyum, demokrasi demek. Daha düzenli bir kamu yönetimi demek. Şeffaflık demek. Biz o gün grup olarak ‘Gece gündüz çalışırız, bunları çıkarırız’ dedik. Çok sayıda düzenleme yapıldı. İş geldi, geldi, geldi son dört tanesinde takıldı. Bu dört taneden bir tanesi terör tanımıydı.
Diyorlar ki ‘Terör tanımınız öyle geniş ki gazeteciyi de terörist yapıyor, akademisyeni de terörist yapıyor, günü geliyor ve normal bir vatandaşı da Facebook paylaşımından terörist yapıyor. Bu yapılmalı.’ Dedik ki ‘Bunda fayda var.’ Bir tanesi, İçişleri Bakanlığı ‘Sona bırakın’ dedi, İnterpol’le ilgili bir taahhüt. ‘Her şey tamamsa biz de tamamız’ dedi, o da geçti. Bir tanesi, Kişisel Verilerin Korunma Kanunu’ydu. O gün yarım yamalak çıktı ve reddedildi. Bugünkü hali, Avrupa Birliği tarafından da kabul edildi.”
“SİYASİ ETİK KANUNU, İLK TEKLİFLERİMİZDEN”
“Kala kala bir tane kanun kaldı. O da neydi biliyor musunuz? Siyasi Etik Yasası, Siyasi Ahlak Yasası; GRECO kriterlerine göre uyumlu çıkarılacak bir kanunla siyasetin hesap verilebilirliği. Sayın Davutoğlu’na biz tam destek verdik, muhalefet partileri tam destek verdi. Her şey tamamken laf aramızda Sayın Davutoğlu o dönem partisinin de Genel Başkanıyken, Sayın Erdoğan güya tarafsız Cumhurbaşkanıyken bir telefon açtı. Davutoğlu’nu yanına çağırdı, ‘Ne yapıyorsun sen? Nasıl çıkarırsın?’ İzahını aldığı cevap, ‘Eğer bu kanun çıkarsa AK Parti’de ilçe başkanı, il başkanı bulamazsın.’ Ne demek siyasetin finansmanının şeffaf olması? Ne demek koyacağı kanunlar?’ Örneğin içinde şu var; milletvekillerinin alabileceği hediyelerin sınırı, sınırı geçerse yapacağı bildirimler…
Örneğin ilçe başkanlarının, il başkanlarının birinci derece yakınlarının kamudan ihale almaları… Örneğin birinci – ikinci yakınlarının çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamı, her kapalı verilen mal biriminin açık yapılması, sebepsiz zenginleşmenin izah edilmesi ya da nüfus ticareti, lobicilik faaliyetleri, ‘Kim geldi ve konuşuyor seninle parlamentoda? Hangi maden şirketi? Sonra o maden şirketinin istediği hangi kanun maddesine attın imzayı? O maden şirketi seninle, nerede hangi ilişkiyi kurdu?’ Tamamı, tamamı; GRECO kriterleridir.
Bunların hayata geçirildiği bir kanunun çıkmamasına, bu yüzden de Avrupa Birliği’yle serbest dolaşımın olmamasına, o gün bugündür çıkabilecek pek çok yeni düzenlemeyle siyasetin pek çok şüpheden, kirden, pastan arınma imkanına karşı olan tek kişi; bugün de başımızdaki kişi, Recep Tayyip Erdoğan denen kişidir. Bir başkası değildir. Eğer Erdoğan partisine güvenseydi, siyasi şeffaflığı taahhüt etseydi bugün Avrupa’nın tüm ülkelerinde serbestçe dolaşan ve Avrupa Birliği yürüyüşünde çok daha iyi bir yere kavuşmuş bir ülke olacaktık.”
“22’DE 19’LUK EKSİKLİĞİN MAHCUBİYETİNİ DUYMALARI GEREKİRKEN…”
O dönemden sonra her yıl Meclis’e verilen Siyasi Etik Kanunu teklifinin altında imzam vardır. YENİ Parti’nin parti grubu olarak hep birlikte verdiğimiz ikinci kanunun teklifimiz de yine Siyasi Etik Kanunu’dur. Orada – burada şimdi bize birtakım operasyonlar, iftiralar, gizli tanıklar, yalancı şahitler üzerinden iftiralar atan AK Parti siyasetine açık çağımdır. GRECO kriterlerine tam uyumlu Siyasi Etik Yasası, Siyasi Şeffaflık Yasası YENİ Parti’nin size ilk önerisidir. Hodri meydan, biz buradayız. Ancak şunu ifade etmeliyim ki yolsuzluğa karşı devletler grubu olan GRECO kriterlerinin, yani milletvekillerinin ve kamu görevlilerinin yolsuzluğunu önleme stratejisinin eksiksiz olarak hayata geçmesi, GRECO’nun bir takım takiplerinde tabi.
Bu ülkeyi 24 yıldır yöneten bir iktidar var. GRECO, Dördüncü Aşama Değişim Raporu’nu 2023’te güncelledi. Milletvekilleri, dikkat buyurun; hakim ve savcıları yönünden yolsuzluğun önlenmesine ilişkin 22 tavsiyesinin sadece üçünün yerine getirildiğini raporuna yazın. Bu ülkede, AK Parti’nin yönettiği bu ülkede, milletvekilleri, hakimler ve savcıların mal varlıkları, zenginleşmeleri ya da etik dışı davranışları denetleme yönünden 22 kriterden sadece üçü karşılanabiliyor. 19’u yok.
Yani bugün açıkça Erdoğan’ın, AK Parti medyasının siyasi bazı konularda, siyasi bazı davalarda bize bir şey söylemek yerine Türkiye’de 24 yıllık iktidarın sonunda 22’de 19’luk bir eksikliğin mahcubiyetini duymaları, millete bunun hesabını vermeleri gerekir. Benim yerimde, Manisa’nın Hacıaliler Köyü’ndeki İdris abi olsa bu 22’de 19’luk ihlali görüp, bunların bize siyasi ahlak dersi verdiğini görse ‘Dinime küfreden Müslüman olsa’ der.”
“HARCANAN HER KURUŞU PAYLAŞACAĞIZ”
“Tabii bu bizim tarafımızdan sadece kanun teklifinin verilmesiyle kalacak bir durum değil. Bu GRECO kriterlerinde ne varsa, buna YENİ Parti’nin milletvekillerinin, YENİ Parti’nin belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin, il ve ilçe başkanlarının da uyması yönünden, partimiz kuruluş sürecinde oluşturduğumuz bir komisyonla sanki varmış gibi partimizi buna uyumlaştıracağı ve bizlerin bunun üzerinden siyaseti yapacağımız sorumluluğumuzu bir kez daha buradan kararlılıkla ifade etmek isterim. Siyasetin finansmanından bahsederken, şu anda parti olarak kuruluşta bir bağış kampanyası sürecini yürütüyoruz.
Halkımızın, milletimizin yoğun talepleri üzerine üyelikler başlamadan önce bunu başlattık. İlan ettiğimiz IBAN numaraları üzerinden millet kurduğu, adını koyduğu partiye bütçe sağlıyor. Beş günde 113 bin bağışçı tarafından ki iki günü hafta sonudur, toplamda 240 milyon lira bağışta bulunuldu. Bağış yapan, yapacak olan tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Şeffaflığı, demokratik meşruiyet şartı olarak kabul ediyor; bağışlarla ilgili verileri düzenli olarak açıklıyoruz. Her akşam saat 20.00’de Genel Başkan Yardımcımız, Sayman Üyemiz, Genel Saymanımız bu bilgileri şeffaflıkla paylaşıyor. Bundan sonra da aldığımız her bağışı ve harcadığımız her kuruş parayı bağışı yapanlarla, kamu otoriteleriyle ve kamuoyla şeffaf bir şekilde paylaşmaya devam edeceğiz.
“AYAKKABI İÇİN AYIRDIĞI PARAYI YENİ PARTİ’YE BAĞIŞLADI”
Bu Anadolu’da başlayan, sel olup taşan yürüyüşün nasıl büyüdüğünü herkesin anlaması için vatandaşlarımızın bağış yaparken açıklama kısmına yazdıkları ve çok az bir kısmının tarafımızdan henüz görülebildiği bazı notları açıklamak isterim. İlerleyen zamanlarda rıza gösteren vatandaşlarımızınkini bir albümde, belki bir anı kitabında, belki genel merkezimizin belli alanlarında sergileyeceğiz. Ayrıca basın mensubu arkadaşlarımız, basından sorumlu arkadaşlarımızla iletişim halinde olarak bağış kampanyasının devamında da bu partimize yapılan bağışların bazı açıklama kısımlarını bence çok kıymetli bulacaklar.
Örneğin 100 lira bağışta bulunan Serdar kardeşimiz şöyle bir açıklama yazmış. ‘Bir şehit oğluyum, maaş yattıktan sonra daha çok destek olacağım. Yolunuz açık olsun.’ Serdar. 200 lirasını bağışlayan Ege şu notu düşmüş. ‘Öğrenciyim, çok gönderemiyorum. Elimden gelen buydu.’ Bin lirasını gönderen Mesut amca, ‘Geçen maaştan ayakkabı almak için ayırmıştım, YENİ Parti’ye kısmet oldu. Hayırlı olsun.’ Bin 881 lira gönderen vatandaşımız Mehmet Bey, ‘Bu bağışı Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına yapıyorum.’ 500 lira bağışlayan bir işçi kardeşimiz ‘Yevmiyemin üçte birini yolluyorum. Allah muvaffak etsin. İktidarınız şanlı olsun.’
“BAĞIŞLA GENEL MERKEZİMİZİN DOĞALGAZI VE SUYU AÇILDI”
Bu arada arkadaşlarımızın çok önem verdiği bir uyarı var. Hesaplarımız kamu denetimine açık. Bağımsız denetçi raporları yayınlanacak. Her bir bağış yapana açık, ayrıca kamuoyuna açık. İsteyen gelecek, tüm bağışları inceleyecek. Üzüldükleri şey, buna rağmen 130 milyon lira toplandığı ikinci günün sonunda ‘Efendim 130 milyona lüks araç aldılar Genel Başkana’ yalanını atan meczuba buradan sesleniyoruz, meczuba. Bunu döndürenlere.
“İLK KANUN TEKLİFİ ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERİMİZİN BEKLENTİLERİ İLE İLGİLİYDİ”
“Bu arada bugün sadece yeniyi anlatıyoruz ama bir yeri eksik bırakmamam lazım. Çünkü çok önemlidir. Biraz önce dedim ya ‘Bu ikinci kanun teklifi.’ ‘Birincisi neydi?’ derseniz, birincisi üç yıl önce göreve gelirken söz verdiğimiz gibi 2,5 yıl önce bütün yapıları toplayıp iki günlük bir çalıştayda hem daha sonra da 250 dernek ziyaretiyle ama bir çalıştayda belirlediğimiz 18 kanundaki değişiklikle söz verdiğimiz ve arkasında durduğumuz gibi YENİ Parti’nin ilk kanun teklifi de şehit yakınları ve gazilerimizin beklentileri ile ilgiliydi. Şimdi tabi bu kanun teklifini verdik, biliyorsunuz Güvenpark’ta gazilerimiz, şehit yakınlarımız eylem yapıyorlar. Onların beklentileri var.
Bizim önerilerimizin tamamının kendi isteklerini, kendi beklentilerini tam karşıladıklarını söylüyorlar. Biz kanun teklifimizi hazırlayıp verince; 6 saat sonra Adalet ve Kalkınma Partisi de, ki duyduğumda memnun oldum. Bu konuda bir kanun teklifi de o vermiş. Dedik ki ‘Keşke biz versek, onlar verse. Doğruda ve müşterekte birleşsek, Meclis’in bu son mesai günlerinde bu sorunları hep birlikte çözsek.’ Sayın Yankı Bağcıoğlu, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin teklifiyle bizim teklifi karşılaştırmış. Ve beklenti olan toplam 19 ana değişiklikten birini tam, birini eksik, birini de çok eksik karşıladığını, geriye kalan beklentilerin, taleplerin karşılanmadığını bize rapor etti.
Derneklerle de görüştük, onlar da Adalet ve Kalkınma Partisi’nin verdiği kanunun sadece bir sorunu tam çözüp, ikisinin kıyısından dolaşıp geri kalanına dokunmadığını söylüyor. Buradan değerli Grup Başkanvekillerimize ve grubumuza emanettir. Taleplerin tamamını hayata geçirmek için vermiş olduğumuz kapsamlı teklifi tüm gruplarla müzakere edelim, Meclis kapanmadan bu sorunları çözelim, şehitlerimizin yakınlarına, gazilerimize mahcup olmayalım.”
“MİLLETİN PARTİSİNİ FETÖ’CÜLER KİRLETMEYE ÇALIŞIYOR”
Tabi, partinin kuruluşu ‘Nedir yeni olan, yeni siyaset nedir, yeni bakış açılarımız nedir?’ hep söyledik. Ama bir yandan da milletimizle açtığımız tertemiz bu sayfayı kirletmeye çalışanlar var. Bunlara karşı Türkiye’de bizden yana olan, bizden yana olmayan ama bu ülkenin birliğinden ve bütünlüğünden yana olan herkesi uyanık olmaya davet ediyorum. Milletin 10 gün önce kurduğu partiyi, 10 yıldır firari olan FETÖ’cüler kirletmeye çalışıyorlar.
Devletin verdiği silahı devlete, millete doğrultan, altındaki tankla milleti ezen, altındaki F-16 ile burayı bombalayanların firari temsilcileri gitmişler oradan… YENİ Parti’deki bu büyük rüzgâr, bu büyük dalga, bu büyük güç var ya. Sanki buna kendi katkılarıymış gibi ya da bu yeni partiyi öyle kendilerince olumlayarak esasen 15 Temmuz günü o darbecilere karşı ülkenin ana muhalefet partisini Meclis’e getiren, Meclis’i açtıran ve dimdik direnen Özgür Özel‘e karşı tersinden çelme takmaya çalışıyorlar.
Şunu söyleyelim. YENİ Parti askeri darbelere de darbe girişimlerine de postmodern darbelere de kendinden sonra gelecek iktidara darbe yapanlara da 12 Eylülcülere de 15 Temmuzculara da 19 Martçılara da karşı dimdik ayaktadır; bir ve beraberdir. Her türlü mağdurun yanındayız. 15 Temmuz’dan sonra o darbecilerin, çetecilerin ‘Kira yatır’ dediği hesaba kira yatırdı diye, çocuğunu bursu aldıkları dershaneye – okula gönderdi diye atılmış, KHK ile mağdur olmuş, yargılanmamış, yargılansa da adil yargılanmamış olanların adalete ilişkin temiz duyguları ayrıdır.
Ancak bu millete karşı damarlardan ilerleyenlerin, Tayyip Bey’in ne istediyse verdiklerinin, devletin başına musallat olanların, 15 Temmuz günü başarsalardı gelip bu Meclis’i kapatacak olanların YENİ Parti tarafından bırak alınacak selamı, onlara harcanacak tükürüğü bile yoktur.”
“GERİDE KALMIŞ, DAHA İYİSİNİ HAK EDENLERİN YENİ PARTİSİ…”
“Ülkemizi çoklu krizlere sokan bu kara düzen artık tükenmiştir. Biz AK Parti’nin kara düzenine karşı milletin yeni düzenini kuruyoruz. Artık vakit güçlü ve demokratik bir devleti kurma vaktidir. Zengin ve huzurlu bir toplumu kurma vaktidir. Eşit ve özgür yurttaşlığı büyütme vaktidir. Adil seçimleri, serbest rekabeti sağlama vaktidir. Vakit, ortak geleceği birlikte kurma vaktidir. Tüm bunları başaracağımıza yürekten inanıyorum ve buna inanan herkese şunu söylüyorum. YENİ Parti, emeklinin ve emekçinin yeni partisidir; esnafın ve çiftçinin yeni partisidir; gençlerin ve kadınların yeni partisidir; tüm mağdurların ve mazlumların yeni partisidir; engellilerin, gazilerimizin, şehit yakınlarının yeni partisidir.
Geride kalmış kim varsa YENİ Parti onun partisidir. Unutulanların, ezilenlerin ve daha iyisini hak edenlerin yeni partisi, YENİ Partimizdir. Siz de buna inanıyorsanız gelin, YENİ Parti’de buluşalım ve AK Parti’nin kara düzenine karşı yepyeni bir düzen kuralım. Türkiye’nin ortak geleceğinde buluşmaya gidiyoruz. Talimatı milletten aldık, ismi milletten aldık, bütçeyi milletten aldık. Hep beraber yürüyoruz. Pusulamız millet, rotamız iktidar. YENİ Partililer, yürüyelim arkadaşlar.”
GRUP YÖNETİMİ BELİRLENMİŞTİ
YENİ Parti, Özgür Özel başkanlığında ilk kez kapalı grup toplantısını 28 Temmuz’da gerçekleştirmişti. Toplantıda, YENİ Parti’nin Meclis Başkanvekili ve TBMM Grup Yönetimi belirlenmişti.
Toplantıda alınan kararlara göre; YENİ Parti’nin Meclis Başkanvekili, Ankara Milletvekili Tekin Bingöl olmuştu.
YENİ Parti’nin Grup Yönetim Kurulu üyeleri ise şu isimlerden oluşmuştu:
- Burhanettin Bulut
- Veli Ağbaba
- Turan Taşkın Özer
- Seyit Torun
- Özgür Karabat
YENİ Parti’nin Katip Üyesi Aliye Coşar, İdari Amiri ise Harun Özgür Yıldızlı olmuştu.
Kaynak: Cumhuriyet