Denize düşürdüğü oyuncak lakabı oldu! Fırtına, lodos, sis dinlemedi: Heykeli dikilen Horoz Reis kimdi?
Büyükada’nın balıkçısı, Adalıların ‘Horoz Reis’ diye tanıdığı Berç Yetvart Akdeniz, 1926’da adada başlayan hayatını denizle geçirdi. Hastaları zor hava koşullarında ana karaya taşımasıyla hafızalara kazındı. 1978’de hayatını kaybeden Akdeniz’in adı bugün bir parkta ve bir sokakta yaşamaya devam ediyor.
Derleyen: Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr – Büyükada’nın geçmişini anlatırken bazı isimler, yalnızca bir dönemin tanığı olarak değil, adanın hafızasının bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Berç Yetvart Akdeniz, Adalıların verdiği adıyla Horoz Reis, bu isimlerden biri. 1926 yılında Büyükada’nın Kumsal mevkiinde dünyaya gelen Akdeniz’in babası Artvin’de balıkçıydı. Böylece deniz, onun hayatına sonradan giren bir meslek değil, çocukluğundan itibaren içinde büyüdüğü bir dünyanın parçası oldu. Onun denize olan tutukusu henüz beş-altı yaşlarındayken babasıyla balığa çıktığı bir gün elindeki tahta horoz oyuncağını denize düşürmesiyle başladı. Oyuncağının ardından günlerce ağladığı anlatılan çocuğun bu hikâyesi, ilerleyen yıllarda onun lakabına dönüştü. Bu nedenle bu ayrıntıyı resmi bir kayıt olarak değil, Horoz Reis’in hayatına ilişkin sözlü tarih anlatısı olarak değerlendirmek gerekiyor. Peki Berç Yetvart Akdeniz gerçekte kimdi?

Büyükada’nın Kadıyoran bölgesindeki eski Türk mektebini üçüncü sınıfta bırakan Akdeniz babası Artin’in mesleği olan balıkçılığa yöneldi. Kış aylarında balıkçılık yaptığı, yaz aylarında ise teknelerin bakım ve onarımıyla uğraştığı aktarılıyor. Denizle kurduğu ilişki böylece yalnızca balıkçılıkla sınırlı kalmadı; tekne kullanımı, deniz koşulları ve ada ulaşımı onun gündelik yaşamının temel parçaları haline geldi. Ancak Horoz Reis’in Büyükada hafızasındaki yeri, yalnızca iyi bir balıkçı olmasıyla açıklanmıyor. Onu yıllar sonra hatırlatan asıl unsur, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek için teknesini kullanması oldu.
Geçmişte adadan İstanbul’un ana karasına ulaşmak, özellikle acil durumlarda bugünkü kadar kolay değildi. Bir hastanın hastaneye götürülmesi gerektiğinde deniz koşulları belirleyici olabiliyordu. Adalar Belediyesi’nin 15 Haziran 2025 tarihli resmi açıklamasında, Berç Yetvart Akdeniz’in fırtına, lodos ve sis gibi zor koşullarda Adalı hastaları teknesiyle ana karaya taşıdığı ve bunu karşılık beklemeden yaptığı belirtiliyor. Aynı açıklamada onun fedakârlığı ve yardımseverliği nedeniyle Adalıların hafızasında yer ettiği ifade ediliyor.
Yazar Adil Bali Horoz Reis’in hayatını anlatırken özellikle sağlık konusundaki bu rolüne dikkat çekiyor. Bali’nin değerlendirmesine göre 1970’li yıllarda Adalar’dan hastaların ana karadaki hastanelere ulaştırılmasının yarattığı zorluklar içinde Horoz Reis önemli bir işlev üstlenmişti. Bu nedenle Adalıların ona cankurtaran anlamına gelen bir rol atfetmesi, yalnızca balıkçılığından kaynaklanmıyordu. Denizi bilen bir balıkçı olarak sahip olduğu becerileri, ihtiyaç duyulduğunda başka insanların hayatını kolaylaştırmak için kullanıyordu. Ancak burada da bir ayrım yapmak gerekiyor: Horoz Reis’in kaç kişiyi taşıdığı ya da kaç kişinin hayatını kurtardığına ilişkin güvenilir, kesin bir sayı bulunmuyor. Bu nedenle onun yüzlerce kişiyi kurtardığı gibi sayısal ifadeler kullanmak yerine, çok sayıda hastayı ana karaya taşıdığına ilişkin anlatıları aktarmak daha doğru.

HOROZ REİS!
Horoz Reis’in hayatına ilişkin bilgilerin önemli bir bölümü resmi arşivlerden değil, onu tanıyanların ve Büyükada’nın eski sakinlerinin aktardığı anılardan geliyor. Gazeteci-yazar Adil Bali’nin “Horoz Reis: Efsane Reis’in Büyükada Yılları” adlı kitabı da bu açıdan önem taşıyor. Adalar üzerine çalışmalar yapan Bali, Horoz Reis’i çocukluğundan tanıyordu. 2020’de yayımlanan kitapta Akdeniz’in hayatı, onu tanıyan Adalıların anılarıyla birlikte ele alınıyor.
Doğum yılı, ölüm yılı, parkın adı ve anma töreni gibi bilgiler resmi kaynaklarla doğrulanabilirken; çocuklukta yaşanan bazı olaylar, lakabının ortaya çıkışı ve onunla ilgili kişisel anılar sözlü tarih kapsamında değerlendirildiği görülüyor. Horoz Reis’in yaşadığı dönem, Büyükada’nın sosyal yapısında önemli dönüşümlerin yaşandığı yıllara denk geliyor. Büyükada, uzun yıllar boyunca farklı toplulukların bir arada yaşadığı kozmopolit yapısıyla İstanbul’un özel bölgelerinden biri oldu. Akdeniz’in yaşam öyküsü de bu çok kültürlü ada hayatının içinde şekillendi.
Berç Yetvart Akdeniz 1978 yılında hayatını kaybetti. Adalar Müzesi’nin Adalılar arşivinde de Horoz Reis’in yaşamı 1926-1978 olarak kaydediliyor. Akdeniz, Büyükada’nın ‘ünlü balıkçı reisi ve cankurtaranı’ olarak tanımlanıyor. Onun ölümünden sonra ise adı Büyükada’nın gündelik hayatında tamamen kaybolmadı. Horoz Reis’i tanıyanlar onu anlatmaya devam etti. Çocukluk ve gençlik dönemine ilişkin anılar sonraki kuşaklara aktarıldı. Adil Bali’nin kitabı bu anlatıların yazılı bir kayda dönüşmesini sağladı. Büyükada’da bir sokağa da onun adı verildi. Böylece Horoz Reis’in adı yalnızca insanların hafızasında değil, adanın resmi mekân adlandırmalarında da yer aldı. Horoz Reis’in Büyükada’daki kamusal hafızadaki yeri son yıllarda daha da görünür hale geldi.

Büyükada Kumsal Parkı’na Horoz Reis’in adının verilmesi önerisi 4 Kasım 2024’te Adalar Belediye Meclisi’nde kabul edildi. Parkın onun adına düzenlenmesi, Akdeniz’in bir dönem çalışma mekânının ve kayıkhanesinin de bulunduğu Kumsal bölgesiyle yeniden ilişki kurulmasını sağladı. Ardından 15 Haziran 2025’te parkta Horoz Reis için bir anma ve açılış töreni düzenlendi. Adalar Belediyesi’nin resmi açıklamasına göre Kumsal Parkı artık “Yetvart Akdeniz – Horoz Reis Parkı” adını taşıyor. Parka ayrıca sanatçı Çağdaş Erçelik tarafından hazırlanan Horoz Reis heykeli yerleştirildi. Törende Adil Bali de Horoz Reis’e ilişkin anılarını paylaştı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat ise Akdeniz’in adını ve hikâyesini gelecek kuşaklara aktarma amacını dile getirdi. Böylece yıllarca sözlü olarak aktarılan bir ada hikâyesi, Büyükada’nın fiziksel mekânlarından birinde kalıcı bir karşılık bulmuş oldu.
Horoz Reis’in hikâyesini yalnızca geçmişte yaşamış bir balıkçının biyografisi olarak görmek eksik kalabilir. Onun hikâyesinin merkezinde deniz var. Ancak bu deniz, yalnızca geçim kaynağı değil. Aynı zamanda ulaşımın, dayanışmanın ve acil yardımın da yolu. Yetvart Akdeniz’in yaşadığı dönemde Büyükada’da bir hastayı ana karaya götürmek, hava koşulları nedeniyle ciddi bir sorun olabiliyordu. Onun teknesini bu amaçla kullanması, bugün sıradan görülebilecek bir ulaşım biçiminin geçmişte ne kadar önemli olabildiğini gösteriyor. Horoz Reis’i özel kılan nokta da burada ortaya çıkıyor: Bir kamu görevlisi değildi. Bir sağlık çalışanı değildi. Resmi bir kurtarma görevlisi de değildi. O, balıkçıydı fakat denizi bilmesi ve teknesine sahip olması, gerektiğinde onu başkaları için hayati bir insana dönüştürüyordu. Bu nedenle Büyükada’nın sözlü tarihinde ‘Horoz Reis’ adı, yalnızca bir lakap olarak kalmadı.
Kaynak: Milliyet