Mürdüm eriği zayıflatır mı, yoksa gizli bir şeker bombası mı? Bilinmeyen faydasına herkes şaşırıyor
Sonbaharın yaklaşmasıyla tezgahlarda daha sık görmeye başladığımız mürdüm eriği, koyu mor rengi ve hafif mayhoş tadıyla en sevilen mevsim meyvelerinden biri. Ancak özellikle kilo vermeye çalışanlar için meyvenin tatlılığı beraberinde önemli bir soruyu getiriyor. Mürdüm eriği gerçekten kilo vermeye yardımcı oluyor mu, yoksa içerdiği doğal şeker nedeniyle dikkatli mi tüketilmeli?
İlk olarak en önemli yanılgıyı düzeltmek gerekiyor. Mürdüm eriği tek başına zayıflatan veya yağ yaktıran bir besin değil…
Mürdüm eriğinin doğrudan kilo verdirdiğini gösteren güçlü bir bilimsel kanıt bulunmuyor. Buna karşılık taze meyveler dengeli bir beslenme düzeninde tatlı veya daha yüksek kalorili atıştırmalıkların yerine tercih edildiğinde kilo kontrolüne uygun bir seçenek olabilir.
Erikte bulunan lif de tokluk açısından avantaj sağlayabilir. Fakat “ne kadar çok yersem o kadar çok zayıflarım” düşüncesi doğru değil. Kilo kaybını belirleyen asıl faktör uzun vadede beslenmenin bütünü ve alınan enerjiyle harcanan enerji arasındaki denge. Bu nedenle mürdüm eriğini zayıflatan özel bir besin yerine sağlıklı bir beslenme düzeninin parçası olarak görmek daha doğru.
İçindeki doğal şekerden korkmak gerekiyor mu?
Mürdüm eriği diğer meyveler gibi doğal olarak şeker içeriyor. Ancak meyveyi bütün olarak yediğinizde yalnızca şeker tüketmiş olmuyorsunuz. Beraberinde su, lif ve çeşitli mikro besinler de alıyorsunuz. Bu nedenle taze mürdüm eriğini şekerleme, tatlı veya şekerli içeceklerle aynı kategoride değerlendirmek doğru değil. Yine de porsiyon önemli. Bir oturuşta çok fazla meyve tüketildiğinde doğal kaynaklı olsa bile alınan toplam karbonhidrat, şeker ve enerji miktarı yükseliyor.
Kuru mürdüm eriğinde durum değişiyor
Asıl dikkat edilmesi gereken noktalardan biri taze ve kuru erik arasındaki fark. Erik kurutulduğunda içerisindeki suyun büyük bölümü uzaklaşıyor. Meyvenin şekeri ortadan kalkmadığı için aynı ağırlıkta değerlendirdiğinizde enerji ve şeker daha yoğun hale geliyor.
Ayrıca kuru eriğin küçük olması porsiyon kontrolünü zorlaştırabiliyor. Birkaç tane kuru eriği kısa sürede yemek, aynı miktardaki taze meyveden daha kolay olabiliyor. Bu nedenle özellikle kan şekeri kontrolü gereken kişilerde miktarın bireysel beslenme planına göre belirlenmesi daha doğru.
Mürdüm eriğinin mutlaka aç karnına yenmemesi veya yanına kesinlikle iki üç ceviz konulması gerektiği şeklindeki önerilerin bilimsel bir zorunluluğu bulunmuyor. Sağlıklı bir birey mürdüm eriğini tek başına da tüketebilir. Bununla birlikte meyveyi yoğurt, kefir veya bir miktar kuruyemiş gibi protein ve yağ içeren besinlerle birlikte tüketmek daha doyurucu bir ara öğün oluşturabilir.
Mürdüm eriğinin en dikkat çekici özelliklerinden biri koyu mor kabuğu. Bu rengin oluşumunda antosiyanin adı verilen bitkisel pigmentler rol oynuyor. Antosiyaninler polifenol ailesinde yer alıyor ve antioksidan özellikleri nedeniyle uzun süredir araştırılıyor.
Eriklerle ilgili araştırmaların en ilginç alanlarından biri kemik sağlığı. Ancak önemli bir ayrıntı var; Bu konuda dikkat çeken insan çalışmalarının büyük bölümü taze mürdüm eriğiyle değil, kuru erikle yapılmış durumda. Dolayısıyla kuru erikle elde edilen sonuçları doğrudan birkaç taze mürdüm eriğine aktarmak doğru olmayabilir.
Kaynak: Milliyet