8 Ağustos 2026, 06:13:24
Dolar 47,7111
Euro 55,1881
Altın 6.660,55
BİST 13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 38°C
Az Bulutlu
Denizli
38°C
Az Bulutlu
Cts 37°C
Paz 38°C
Pts 38°C
Sal 38°C

Kült klasik Hayvan Çiftliği ve psikolojik gerilim-korku Karanlıktan Gelen, beyaz perdede: Mutlak güç yozlaştırır

Andy Serkis’in George Orwell uyarlaması “Hayvan Çiftliği”, totalitarizm ve iktidarın yozlaştırıcı gücünü genç bir domuzun gözünden anlatırken Hanna Bergholm’un “Karanlıktan Gelen”i annelik, bastırılmış içgüdüler ve doğayla mücadeleyi psikolojik gerilimle perdeye taşıyor.

Kült klasik Hayvan Çiftliği ve psikolojik gerilim-korku Karanlıktan Gelen, beyaz perdede: Mutlak güç yozlaştırır
REKLAM ALANI
08.08.2026 04:21

Yüzüklerin Efendisi, Maymunlar Cehennemi filmlerinden tanıdığımız oyuncu Andy Serkis 2012’de George Orwell’in kült klasiği Hayvan Çiftliği’ni sinemaya uyarlayacağını açıklamıştı.

On iki yıl sonra (2024) Serkis kısa romanı çekti fakat özgün romanla yönetmenin yorumu arasında farklar vardı. Uzun süredir bu proje üstünde çalışan Serkis sonunda 11 yaş ve üzeri izleyicilere yönelik bir animasyon yapmaya karar verdi. 1945’te yayımlanan klasik roman; çiftlik hayvanlarının adalet, eşitlik, özgürlük adına insan sahiplerinden kurtulmasını ancak daha sonra onların yerine geçen domuzların insanlar kadar zalimleşmesiyle hayallerinin kaybolmasını anlatan sert bir politik alegori, totalitarizme, otokrasiye karşı keskin bir eleştiri, gücün yozlaştırıcı doğasıyla, gerçeğin çarpıtılmasıyla ilgili uyarıcı bir öyküdür.

ARA REKLAM ALANI

Yetişkinlik döneminin ilk kitabı olan Hayvan Çiftliği’nde masum hayvanların defalarca uğradığı adaletsizlik, gerçek dışılık duygusu, vizyonlarının yerle bir edilmesi Serkis’i çok etkilemişti.

YENİ KARAKTER LUCKY

Çiftlik hayvanların eline geçer, artık tüm hayvanlar eşittir. Bir süre sonra domuzlar Kartopu ile Napolyon arasında rekabet başlar. Sadık yük atı Boksör tüm ağır işleri yapar. Kartopu tüm hayvanlar için çalışır, genç domuz Lucky, Kartopu’yla Napolyon arasında kalır. Her hayvana eşit davranılmasını savunan Kartopu sürgüne gönderilir. Okuma yazma bilen genç domuz Lucky domuzların öteki hayvanları çalıştırdığını, insanlar gibi açgözlü, acımasız olduklarını gözlemler.

Lucky karakteri romanda yoktur, Serkis gençler için bir animasyon yaptığı için odağa Orwell’in mirasçılarıyla birlikte Lucky’yi katarak uzun zaman sonra yetiştirilen yeni kuşak domuzlara da gönderme yapmaktadır. Genç kuşak filmi masum, duyarlı, akıllı Lucky’nin bakış açısından izler. Kitapta isyandan sonra yeni bir yaşama başlayan genç domuz yavruları kuşağı yer alır. Lucky’yi isyan öncesine yerleştiren Serkis, olayları çocukların, gençlerin özdeşleşebileceği Lucky’nin gözünden anlatmayı tercih etti.

Senaryo Nicholas Stoller’a (The Muppets) ait. Serkis, pozitif, umut dolu bir vizyona sahip olduğu için özgün eseri yumuşattı. Annecy Animasyon Festivali’ndeki prömiyerde “Totaliter rejimlerin olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Romanı politik açıdan güncelleştirerek canlı tutmalıyız” açıklamasını yaptı.

Seslendirme kadrosu yıldız isimlerden kurulu: Seth Rogen, Kieran Culkin, Woody Harrelson, Gaten Matarazzo, Kathleen Turner, Steve Buscemi, Glenn Close. Her şey sadece biraz tarihin tekrarı.

DOĞA HEP GÜÇLÜDÜR

“İlk çocuğum doğduğunda hissetmemem gerektiğini düşündüğüm duygularla karşılaştım, özellikle bebek çok ağladığında. Çocuğa karşı öfke duydum. Bu duygular toplumun annelikle ilgili beklentileri iyi bir anne olma baskısıyla birleşince ortaya bu film çıktı” diyor Karanlıktan Gelen’in yönetmeni Hanna Bergholm. Finlandiya’ya çocukluğunun büyük bir kısmını geçirdiği orman evine kocası Jon’la gelen Saga evin bitki örtüsüyle kaplandığını, ormanla adeta bütünleştiğini görür. Ormandaki sevişmeden sonra doğum kanlı, zor olur. Kuura adlı bebek biraz tuhaf olsa da sağlıklıdır, ailesinden kimse Saga’ya yardım etmez, bebek Saga’nın neşesini, huzurunu tüketir.

Erken annelik dönemini, karşılanmayan beklentileri, içgüdülerimizi bastırdığımızda neler olduğunu işleyen psikolojik gerilim gerçek bir korkuya odaklanır: Ya çocuğumda bir sorun varsa?

Saga ile Jon’un birlikte yaşam kurmaya çalışması umutsuz bir çaba gibidir.

Doğayı kontrol etmek ilkel duygularımızın metaforudur, doğanın varlığı yadsınamaz. Kara mizahı, mitolojik, folklorik öğeleri, perileri, trolleri harmanlayan Bergholm insanın doğanın bir parçası olduğunu yetkin bir anlatımla sergiler. Evin tasarımı evliliğin özündeki çürümeyi yansıtır. Evin dış cephesi inşa edildi, iç mekân stüdyoda çekildi. Sette beş kuklacı animatronik bebekleri hareket ettirdi.

Filmi yaratıcı korku, anneliğin dehşetiyle yüzleştiği için psikolojik gerilim olarak tanımlayabiliriz. Saga rolünde Seidi Haarla çok etkileyicidir.

Rupert Grint, Pamela Tola, Pirkko Saisio’nun da oynadığı, Eicca Topinnen’in büyüleyici müziği, başarılı yapım tasarımları, görkemli ama ürpertici doğanın atmosferi Karanlıktan Gelen’i benzersiz kılan unsurlar.

Kaynak: Cumhuriyet

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.