Su içmenin en ideal hali! Buzlu su iştahı kapatıyor olabilir mi?
Su içerken sıcaklığı ne kadar önemli? Uzmanlara göre günlük hayatta en iyi tercih, kişinin rahatlıkla içebildiği serin veya oda sıcaklığındaki su. Araştırmalar ise suyun sıcaklığının sindirim ve sıvı emilimi üzerinde sanıldığı kadar büyük bir etkisi olmadığını gösteriyor.
Gün içinde yeterince su içmek sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri. Ancak suyun soğuk mu, oda sıcaklığında mı yoksa sıcak mı tüketilmesi gerektiği uzun süredir tartışılıyor. Çoğu insan için günlük tüketimde serin veya oda sıcaklığındaki su en uygun seçenek olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, suyun sıcaklığından çok kişinin yeterli miktarda sıvı tüketmesinin önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre serin suyun en önemli avantajı, çoğu kişi tarafından daha kolay ve keyifle tüketilmesi. Özellikle egzersiz sırasında veya sıcak havalarda soğuk su daha ferahlatıcı olduğu için kişilerin daha fazla su içmesine yardımcı olabiliyor. Buna karşın, suyun belirli bir sıcaklıkta tüketilmesinin vücut tarafından daha iyi emildiğine ilişkin güçlü bir kanıt bulunmuyor. İçilen su kısa süre içerisinde vücut sıcaklığına yaklaştığından, sıcaklık farkının sindirim sistemi üzerindeki etkisi de sınırlı kalıyor.
Soğuk suyun mideyi olumsuz etkilediği veya sindirimi belirgin şekilde yavaşlattığı yönündeki yaygın inanış da bilimsel verilerle güçlü biçimde desteklenmiyor. Uzmanların aktardığı araştırmalara göre, farklı sıcaklıklardaki sıvılar mide sıcaklığını kısa süreli olarak değiştirebilse de mide asidi üretimi, gastrin salgılanması veya midenin boşalma sürecinde anlamlı bir değişiklik yaratmıyor.
Buzlu su özellikle sıcak havalarda oldukça ferahlatıcı olsa da herkes için rahat olmayabilir. Çok soğuk suyu hızlı tüketmek bazı kişilerde*diş hassasiyetine veya baş ağrısına yol açabiliyor. Bazı sınırlı araştırmalar, yaklaşık 2 derecelik su tüketiminin yemek öncesinde enerji alımını bir miktar azaltabileceğini öne sürüyor. Ancak uzmanlar, bu etkinin küçük olduğunu ve buzlu suyun kanıtlanmış bir iştah kontrol yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor.
Sıcak suyun vücudu “detoksifiye ettiği” veya sindirim sistemini özel olarak temizlediği yönündeki iddialar için güçlü bilimsel kanıt bulunmuyor. Bununla birlikte, bazı insanlar sıcak veya ılık suyu daha rahat tüketebiliyor. Burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta ise içeceğin aşırı sıcak olmaması. Uzmanlar, uzun süre boyunca yaklaşık 65 derecenin üzerindeki çok sıcak içeceklerin tüketilmesinin yemek borusu kanseri riskinin artmasıyla ilişkilendirildiğine dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre sağlıklı yetişkinler açısından suyun buz gibi, serin veya oda sıcaklığında olması çoğu durumda kritik bir fark yaratmıyor. Asıl önemli olan, gün boyunca yeterli sıvı tüketmek. Bu nedenle suyun sıcaklığını kişisel tercihe göre belirlemek en doğru yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
Soğuk su sizi daha fazla su içmeye teşvik ediyorsa soğuk su; oda sıcaklığındaki suyu daha rahat tüketiyorsanız onu tercih edebilirsiniz. Kısacası, suyun sıcaklığından çok yeterince su içmek önemli. Özellikle aşırı sıcak veya aşırı soğuk su rahatsızlık veriyorsa, vücudunuzun daha rahat tolere ettiği sıcaklığı seçmek en mantıklı seçenek.
Kaynak: Milliyet