Savaşın beklenmeyen etkisi! Hürmüz krizi çöp poşetlerini vurdu, satışlar 5 kat arttı
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Orta Doğu’da yaşanan ABD/İsrail-İran savaşının etkileri, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte dünya genelinde hissedilir noktaya ulaştı. Mevcut enerji krizi, petrol ithalatının önemli kısmını Orta Doğu’dan karşılayan birçok Asya ülkesinde çeşitli alanlarda etkili oluyor. Bu kapsamda Asya-Pasifik bölgesinin en gelişmiş ülkelerinden biri olan Güney Kore’de Seul, hâlihazırda yaşanan politik ve askerî gerilimler sebebiyle daha önce görülmemiş bir çöp poşeti krizi yaşıyor. Ham petrol ithalatının yaklaşık yüzde 70’ini Orta Doğu ülkelerinden yapan Güney Kore’de, hammadde olarak petrol kullanan sektörler ciddi bir krizin eşiğinde.
Güney Kore Enerji Bakanı, Orta Doğu’da yaşanan savaşın tetiklediği enerji krizi nedeniyle plastik çöp poşeti satışlarının 5 kat artmasının ardından ülkede yaşanan plastik çöp poşeti kıtlığının endişe edilecek bir durum olmadığını söyledi. Plastik üretiminde temel hammadde olan nafta ihtiyacının yüzde 40 ila 45’ini Orta Doğu ülkelerinden ithal eden Güney Kore’de, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte hammadde akışı kesilince yerel plastik üreticileri kapasite düşürmek zorunda kaldı ve çöp poşeti üretimi de bu durumdan ciddi şekilde etkilendi. Ülkede evsel atıklar sadece belediyelerce onaylanmış, ücretli ve standart özel poşetlerle toplanabiliyor.
ÇÖP POŞETİ SATIŞINA KOTA GELDİ
Çöp poşeti tedariği konusunda Güney Kore genelinde yaşanan sıkıntının en çok etkilediği yerlerin başında Güney Kore’nin başkenti Seul geliyor. AFP’ye konuşan yerel yöneticiler, çöp poşeti satışlarının geçen hafta 5 kat artış göstererek 2,7 milyona çıktığını ve satış yapan mağazaların müşteriler için kota uygulamaya başladığını söyledi. Konuya ilişkin geçtiğimiz pazartesi günü sosyal medya hesabından açıklama yapan Güney Kore Enerji Bakanı Kim Sung-whan, "Standart çöp poşetlerinin tedariki konusunda endişelenmenize gerek yok" diyerek hâlihazırda yaşanan endişelerin gereksiz olduğunu ifade etti. Sung-whan, “Geri dönüştürülmüş ham maddeleri kullanmak için yeterli kapasite var, yani bir yıldan fazla bir süre boyunca tedarik sorunu olmayacak" diye ekledi ve fiyat artışı olmayacağını belirtti.

İnsanların çöplerini evlerde tutmak zorunda kalacağı bir senaryo ile karşı karşıya kalmayacaklarını vurgulayan Sung-whan, hükûmetin en kötü senaryoda tüm plastik poşetlerin çöp poşeti olarak kullanılmasına izin vermeyi düşüneceğini söyledi.
ABD/İsrail ve İran arasındaki savaş, Asya’nın dördüncü büyük ekonomisini 1997’den beri ilk kez yakıt fiyatlarına tavan fiyat uygulamasına dönmeye mecbur kıldı ve yaklaşık 16,5 milyar dolarlık bir ek bütçe hazırlanmasına neden oldu. Koreli yetkililer, alınan önlemlere ek olarak vatandaşlardan duş sürelerini kısa tutmaları, şarj olacak cihazlarını gündüz saatlerinde şarj etmeleri konusunda uyarırken, yakıt kullanımını azaltmak için yürümeye ve bisiklet sürmeye teşvik etmeye çalışıyor.
BENZERİNİ ABD YAŞADI
Güney Kore’de hâlihazırda yaşanan bu kriz yeni olsa da Orta Doğu’daki petrol çıkışının kesilmesi sebebiyle yaşanan ilk kriz değil. Takvimler 1973 yılını gösterdiğinde Orta Doğu’da yaşanan bir çatışma Batı dünyasını derinden etkiledi. ‘Tarihin en büyük enerji silahı kullanımı’ olarak adlandırılan OPEC (Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Birliği) petrol ambargosu, Yom Kippur Savaşı sebebiyle yaşandı ve ABD’de yakıt kriziyle birlikte yapay bir tuvalet kâğıdı kıtlığına sebep oldu.
1973 ambargosu, Ekim 1973’te Mısır ve Suriye’nin İsrail’e karşı bir saldırı başlatması, ancak İsrail’in kısa süre içinde toparlanıp durumu terse çevirmesi sonucunda başladı. Arap ülkeleri, savaş sırasında ABD ve bazı Batılı ülkelerin İsrail’e askerî ve lojistik destek vermesini gerekçe göstererek petrol akışını durdurdu. Yaşanan bu gelişme sebebiyle ABD başta olmak üzere Batı dünyası ve Japonya derin bir petrol krizine girdi. Tam da bu sırada Wisconsinli kongre üyesi Harold Froehlich, kâğıt hamuru üretiminde yavaşlama olduğunu belirterek ABD’nin kısa süre içerisinde bir tuvalet kâğıdı kriziyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Froehlich’in açıklamasından kısa süre sonra dönemin en ünlü sunucularından biri olan Johnny Carson, televizyon programında "Biliyoruz, her şeyde kıtlık var ama duydunuz mu? Şaka yapmıyorum, gazetede gördüm; tuvalet kâğıdı bitiyormuş!" dedi ve ertesi gün ABD’de büyük bir kriz başladı.
Art arda gelen bu söylemlerin ardından binlerce Amerikalı marketlere koştu ve tuvalet kâğıdı stoklamaya başladı. Yoğunluk sebebiyle rafların boş olduğunu görenler, tuvalet kâğıdı sıkıntısının gerçek olduğunu düşündü ve tuvalet kâğıdına olan talep korkunç bir noktaya ulaştı. Tüm bunlar yaşanırken ABD’li üreticilerin stoklarında herhangi bir sorun bulunmuyordu. Ancak panik hâli başlamıştı ve önüne geçilmesi zor bir noktadaydı. Tamamen söylemler sebebiyle oluşan bu yapay krize çözüm olarak mağazalar tuvalet kâğıtlarını kotayla sattı. ABD’de tuvalet kâğıdı karaborsası oluştu ve normale dönüş yaklaşık 4 ay sürdü.
Kaynak: Milliyet