6 Eylül 2026, 08:21:12
Dolar 48,4354
Euro 56,2404
Altın 6.898,85
BİST 14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 35°C
Hafif Yağmurlu
Denizli
35°C
Hafif Yağmurlu
Paz 36°C
Pts 35°C
Sal 34°C
Çar 35°C

Her şeyde biraz ‘Romantika’ var

Nâzım Hikmet’in hayatı, şiiri ve dünyaya dair umudu İzmir’de açılan “Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisinde yaşamaya devam ediyor. 15 salona yayılan dev sergi, şairin sadece şiiriyle değil ‘seyrüseferiyle’ de yaşadığını hatırlatıyor

Her şeyde biraz ‘Romantika’ var
06.09.2026 07:21

SERAY ŞAHİNLER / İZMİR – Nâzım Hikmet, son otobiyografik eseri “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” için önce “Romantika” adını seçer. (Bu isim romanın Fransa, Bulgaristan, Almanya, Macaristan ve Rusya’daki baskılarında da kullanılır.) Gayesi hayatı boyunca mücadele ettiği daha adil, güzel ve özgür bir dünyanın mümkün olma ihtimalidir. “Romantika”nın kurgusu İzmir’de başlar ve burada biter. Gerisi ise Nâzım’ın hayatının ve şiirinin uçsuz bucaksız dökümüdür.

Hikâye şimdi, kaldığı yerden devam ediyor ve Nâzım külliyatına katkı sunan dev bir sergiyle taçlanıyor. Folkart Gallery’nin hayata geçirdiği ve bugüne kadar yapılmış en kapsamlı sergi olan “Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi”, İzmir’de ziyarete açıldı. Kültürpark Atlas Pavyonu’nda gerçekleşen sergi, 15 salona yayılıyor. Ünal Ersözlü’nün direktörlüğünü üstlendiği projenin küratörlüğünü yaklaşık 20 yıldır Nâzım Hikmet üzerine çalışan M. Melih Güneş yapıyor. Sergi tasarımında ise Ömer Durmaz’ın imzası var.

Hayat kitabından sayfalar

Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi’nden Türkiye’deki koleksiyonlara uzanan iş birlikleriyle hazırlanan “Romantika” herkesin bildiği Nâzım’ın yanında, bilinmeyenleriyle de yeni bir hikâye anlatıyor izleyiciye. Yüzlerce fotoğraf, elyazması ve belge, nadir kitaplar, kişisel eşyalar, resimler ve heykeller kitabın birer sayfası gibi.

Şairin odasına davet

Sergi kronolojik bir devamlılığı takip etse de zaman tekdüze değil. Mekânın bir tarafında Nâzım Hikmet’in Türkiye yılları, diğer tarafında ise Sovyetler Birliği’ndeki son yılları var. Daha önce görülmüş nadir parçaların yanı sıra bu sergiye özel olarak hazırlanan bölümler heyecan yaratıyor. Şairin Moskova’da yaşadığı evden getirilen özgün eşyalar, daktiloları, duvar halısı, masa lambası, kilimi, heykelleriyle yeniden oluşturulan çalışma masası onun zihni serüvenine girişin de kapısını aralıyor.

Sergide şairin giysileri, çakısı, ölüm belgesi, nikâh belgesi, hapishanede ürettiği ahşap kutular ve resim yaparken kullandığı palet de öne çıkan objelerden… Aynı zamanda resme ilgisi olduğu bilinen Nâzım’ın karalamaları dışındaki 10 özgün resim de sergideki yerini bulmuş.

Vera’yla bir gün filmi

Şairin Vera’yla sıradan bir gününe odaklanan hiç yayınlanmamış renkli filmi, oğluna gönderdiği ve ilk kez gösterilen kartpostallar, 1962’de senaryosunu yazdığı, ödüllü çizgi film “Hanene Huzur Dolsun” da “Romantika”nın özgün bölümlerinden… Yine bu sergiyle öğreniyoruz ki şair, mimariye de oldukça ilgili. Özellikle 1930’larda Bauhaus ekolü etkisinde evinin ve mobilyalarının tasarımlarını bizzat kendi yapıyor.

Sergide şairin evreninden esinle çağdaş buluşmalar da yaşanıyor. Sedat Girgin, şairin yaklaşık 1800 dizelik ünlü “Kuvâyi Milliye Destanı”nı sergi için özel bir esere ve anlatıya dönüştürmüş.

Müze fikrini güçlendiriyor

Serginin küratörü M. Melih Güneş, “‘Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi’, ölümle tamamlanmış bir hayatı değil; yaşamaya devam eden bir ömrü, bir kültür mirasını anlatıyor” diyor. Folkart Gallery Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak ise “Nâzım Hikmet aşkı, ayrılığı, özlemi, hapishaneyi, sürgünü yazdı. Ama dünyası yalnızca kendi hayatıyla ve kendi memleketiyle sınırlı değildi. 20. yüzyılın büyük meselelerine şiiriyle ve edebiyatıyla tanıklık etti. Onun mirasını kuşaklarla buluşturmaktan gurur duyuyoruz” diyor.

“Romantika”, Nâzım Hikmet’in doludizgin hayatına, yoğun üretimine, fikri zeminine bakan çok kapsamlı bir proje. Hacmi ve fikri uygulamasıyla da bir Nâzım Hikmet Müzesi ölçeğinde ve niteliğinde. Bu yönüyle kalıcı bir Nâzım Müzesi çağrısı da yineleniyor. 

Çocukluk fotoğrafında mutlu son 

Serginin en dikkat çekici araştırma hikâyelerinden biri Nâzım Hikmet’in çocukluk fotoğrafındaki bir obje üzerinden gelişti. Şairin çocukken Halep’te bir fotoğraf stüdyosunda çekildiği düşünülen fotoğrafında görülen atlı üç tekerlekli bisikletin bir örneği, Melih Güneş tarafından Amerika’da keşfedildi. Gürkan Us, büyük parçalar hâlindeki bisikleti paketleyerek Türkiye’ye getirdi. Bisiklet daha sonra birlikte monte edildi ve “Romantika”nın ziyaretçiyi Nâzım Hikmet’in çocukluğuna götüren objelerinden biri oldu.

Mezarın replikası ilk kez yapıldı 

Nâzım Hikmet’in Moskova’daki mezarı için hazırlanmış eskiz projeleri ilk kez kamuoyunun karşısına çıkıyor. Moskova’ya gidemeyen ziyaretçilerin mezarı gerçek boyutlarıyla görebilmesi amacıyla kabir taşlarının aynı ölçekte replikaları hazırlandı ve serginin kapanış bölümünde ziyaretçilere sunuldu.

Kaynak: Milliyet

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.