4 Eylül 2026, 21:19:43
Dolar 48,4424
Euro 56,2787
Altın 6.890,37
BİST 14.021,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 35°C
Hafif Yağmurlu
Denizli
35°C
Hafif Yağmurlu
Cts 35°C
Paz 36°C
Pts 36°C
Sal 34°C

Güneşle şekillenen vefa anıtı

“Kadim Kelâmın Taze Gölgesinde” adlı yerleştirme Süryani kültürünün önemli isimlerinden, Mardin’deki Mor Behnam Kırklar Kilisesi’nde 41 yıl görev yapan Başpapaz Gabriyel Akyüz’ün yaşamını ve kültürel mirasa katkılarını merkeze alıyor. Dev yerleştirme vefa anıtı niteliği taşıyor

Güneşle şekillenen vefa anıtı
18.08.2026 07:57

Mardin’deki Mor Behnam Kırklar Kilisesi, Süryani halkının binlerce yıllık kültürel birikimini ve Gabriyel Akyüz’ün kiliseye adanmış 41 yıllık hizmetini onurlandırmak amacıyla tasarlanan “Kadim Kelâmın Taze Gölgesinde” adlı anıtsal yerleştirmeye ev sahipliği yapıyor. Mardin Binenali’nde kilisede yer alan göç, kimlikler ve kaybolan dilleri mercek altına alan serginin de küratör olan Özcan Geçer tarafından hazırlanan çalışma, Süryani kültürünün önemli isimlerinden, Kırklar Kilisesi’nde 41 yıl görev yapan Başpapaz Gabriyel Akyüz’ün yaşamı ve kültürel mirasa katkılarını merkeze alıyor. Akyüz’ün Süryani tarihi ve kültürü üzerine kaleme aldığı 17 kitabın kapakları metal yüzeylere lazerle işlenerek bir araya getiriliyor. Antik buhurdan, vitray, ışık ve ses de yerleştirmenin parçalarını oluşturuyor. Serginin vefa anıtı niteliği de tam burada belirginleşiyor. Hayati bir rahatsızlığın ardından görevini bırakmak zorunda kalan Akyüz’ün kilisedeki yokluğu, bıraktığı miras üzerinden görünür kılınıyor.

‘Söz’ün bedenleşmesi’

Yerleştirmenin ana formunu, yaklaşık 150 kilogram ağırlığındaki metal kitap kapaklarının çelik bir iskelet üzerinde bir araya getirilmesiyle oluşturulan, 6.25 metreye 3.75 metre ölçülerindeki yatay haç biçimli yapı oluşturuyor. Çalışmanın kavramsal çıkış noktası, Hıristiyan teolojisindeki “Söz’ün bedenleşmesi” düşüncesi. Eserin adı da bu yaklaşım üzerinden, geçmişten bugüne aktarılan sözün yeni bir biçimde görünür hâle gelmesine gönderme yapıyor. Gün boyunca güneşin hareketine bağlı olarak yapının gölgesi kilisenin taş zemininde farklı biçimlerde beliriyor, gölgelerin duvarlara doğru ilerleyerek kaybolması ise eserde kalıcılık ve fanilik karşıtlığını öne çıkarıyor. Gece saatlerinde ışıklandırılan yapı, bu kez kilisenin silüeti içinde görünür hâle geliyor. Akyüz’ün uzun yıllar kullandığı buhurdan ve “Kuryeleyson” ilahisinin de yer aldığı yerleştirme, koku, rüzgâr, güneş ve ses unsurlarıyla izleyiciye etkileşimli bir deneyim sunuyor.

Çağdaş bir Homeros

Arkeolog Mesut Alp, “kadim dostum ve hocam” dediği Gabriyel Akyüz’ü anlattı. Alp şu ifadeleri kullandı: “Gabriyel Akyüz, sürekli olarak bahsi edilen ‘toprak ve toplumun kollektif hafızasının’ yaşayan ve taşıyıcısı olan kişilerindendir. Özü itibarıyla baktığınızda dini kimliğinin yanı sıra Süryanilerin tabiri ile ‘Ebune Gabriyel’ çağdaş bir Homerostur. Binlerce yıllık bilgiyi, öyküleri, destanları ve yaşanmışlıklar derleyerek onlarca kitap hâlinde günümüze aktarmış ve yaşamalarına vesile olmuştur. Gabriyel Hoca bir yanıyla Mezopotamya, diğer yanıyla da Anadolu’yu sentezleyerek bize anlattığı kitaplarının bu şekilde sanat eserleri ile kentte görünür kılınması büyük keyif. Ben, Gabriyel Hoca’nın dizi dibinde ondan Mardin ve Süryani tarihinin yanı sıra teolojik tartışmaları yapmış olmanın büyük onurunu yaşıyorum. Biz o ve onun gibi çağdaş âlimlerin aydınlattıkları yollardan ilerliyor ve ortak yaşamın kelamını yayıyoruz. Tez zamanda iyi olmasını, şifa bulmasını dilerim.”

Eğitim merkezi

M.S. 539’a tarihlenen ve Mor Behnam ile kız kardeşi Saro adına inşa edildiği kabul edilen Kırklar Kilisesi, Mardin’in Süryani toplumu açısından yalnızca bir ibadet mekânı değil, yüzyıllar boyunca dini, kültürel ve eğitim faaliyetlerinin sürdürüldüğü merkezlerden biri olarak biliniyor. 1293’te Mardin’in Süryani Kadim Patriklik Merkezi olmasıyla kilisenin bu konumu daha da güçlenen kilisenin taş duvarları arasına yerleştirilen “Kadim Kelâmın Taze Gölgesinde” ise bu tarihsel birikimin üzerine Akyüz’ün 41 yıllık hizmetini ve yazılı mirasını merkeze alan yeni bir katman ekliyor. Mardin Süryani Kadim Deyrulzafaran Manastırı ve Kiliseleri Vakfı ile Süryani toplumunun katkılarıyla gerçekleştirilen enstalasyon Akyüz’ün izlerini Mardin güneşinin her gün yeniden çizdiği bir gölgeye dönüştürüyor.

Kaynak: Milliyet

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.