Milyonlarca esere tek kapı
Milyonlarca sanat eserini tek bir arama alanında buluşturan The Last Museum, müze koleksiyonlarının dağınık görsel hafızasını bir araya getiriyor. Türkiye’ye ait 3 bin 338 eser, platformda yer alıyor
MELİSA VARDAL – Bir eserin adını bilmiyorsanız onu nasıl bulursunuz? Ya da yalnızca zihninizde bir görüntü, bir duygu, bir renk, bir dönem varsa… The Last Museum, bu soruların peşinden giderek müzelerin birbirinden kopuk dijital koleksiyonlarını tek bir arama alanında buluşturuyor. Sanat tarihini bu kez müze koridorlarında değil, arama çubuğundan keşfe açan platform kendisini “müze sanatı için arama motoru” olarak tanımlıyor. The Last Museum farklı müze ve kültür kurumlarının internette erişime açık koleksiyonlarını indeksleyerek kullanıcılara sunuyor. Sitede bugün 5.8 milyondan fazla eser bulunuyor; koleksiyon, MÖ 3000’lerden 2026’ya uzanan geniş bir zaman aralığını kapsıyor. British Museum, Rijksmuseum, Metropolitan Museum of Art gibi kurumların koleksiyonları da platformda bulunuyor.

İstanbul’un tarihine yolculuk
The Last Museum’da “Istanbul” araması, kentin tarih boyunca taşıdığı farklı adların ve değişen yüzlerinin izlerini sürmeye de olanak sağlıyor. Byzantion, Konstantinopolis ve Costantinopoli gibi isimlerle farklı dönemlerde kayda geçen kent, farklı sanatçıların gravür ve baskılarında yeniden karşımıza çıkıyor. Sarayburnu ve Boğaz’ı kent siluetiyle birlikte gösteren gravürlerden kuşbakışı çizimlere İstanbul’un farklı dönemlerine ait görünümler aynı aramada buluşuyor. Sonuçlar gravürlerle de sınırlı değil Ayasofya ve Sultanahmet Camii’nin içlerini gösteren eski kartpostallardan 1900’lü yıllardan Haliç ve Galata Köprüsü görüntülerine, şehrin sulu boya çizimlerinden kent yaşamına ve siyasal tarihe ilişkin poster ve baskılar da arama sonuçlarında yer alıyor.

Türkiye’nin kültürü sınır dışında
The Last Museum’a girildiğinde arama çubuğunun hemen yanında “Sanatçılar” ve “Kültürler” butonları yer alıyor. Kültürlere tıkladığımızda 304 farklı kültür başlığı bulunuyor. Alman, Küba, İtalyan, Rus, İspanyol, İran, Suriye gibi pek çok kültürün arasında Türkiye de yer alıyor. Bu bölümüne girildiğinde platform, MÖ 2900 ile MS 2026 arasına yayılan, 61 sanatçıya ve 21 müzeye ait 3 bin 338 Türk sanat eserini indekslediğini belirtiyor. Listeyi aşağı doğru kaydırdıkça ise tek bir sanat türüyle karşılaşılmıyor: Minyatürler, halılar, pişmiş toprak eserler, tabaklar, sulu boya resimler, kaligrafi örnekleri, sütun ve mimari parçalar aynı başlık altında yan yana geliyor. Üstelik her görselin üzerine tıklandığında eser yalnızca bir görüntü olarak kalmıyor; tarihi, malzemesi, kültürü ve hangi kurumun koleksiyonunda bulunduğu gibi ayrıntılarla birlikte orijinal müze kaynağına uzanıyor. Burada yalnızca Türkiye’de bulunan eserler yok, bugün dünyanın farklı müzelerine dağılmış parçalar da aynı başlık biçimde ortaya çıkıyor. Örneğin Türkiye başlığı altında görülen Roma dönemine ait gümüş bir sikkenin kaydı, The Last Museum üzerinden British Museum koleksiyonuna kadar gidiyor. British Museum kaydında sikkenin Efes’te basıldığı not düşülmüş. Benzer bir şekilde, Sidamara tipi sütunlu mermer lahit parçasının British Museum kaydında Roma dönemine ait parçanın Batı Türkiye’de üretildiği, mermerden yapıldığı ve MS 2. yüzyıl sonları ile 3. yüzyıl başlarına tarihlendiği belirtiliyor.

Aklınıza geldiği gibi arayın
The Last Museum’u sıradan bir sanat eseri arşivinden ayıran asıl özellik, arama biçiminde saklı. Platform, “semantic search” olarak tanımladığı anlamsal arama sistemiyle kullanıcıya yalnızca sanatçı, eser adı ya da tarih üzerinden değil; tema, üslup, konu ve tariflerle de arama yapma imkânı sunuyor. Arama çubuğuna “Rönesans portresi”, “sürrealist rüyalar”, “Sovyet afişleri” ya da “kuşların Japon ahşap baskıları” gibi ifadeler yazıldığında sistem bu tanımlarla ilişkili eserleri farklı koleksiyonların içinden çıkarıyor. Aslında kelimelerin birebir eşleşmesinden çok anlamları arasındaki yakınlık üzerinden sonuçları gösteriyor. Bu yönüyle platform, müzelerin ve diğer kültür kurumlarının kamuya açık verilerini bir araya getiren bağımsız bir arama motoru olarak çalışıyor ve her eseri ait olduğu orijinal kaynağa bağlıyor. Kendi ifadesiyle hedefi ise mevcut koleksiyonu büyütmek ve zaman içinde dünyadaki tüm müze sanatını indekslemek.
Kaynak: Milliyet