Dolar 49,7384
Euro 55,8829
Altın 6.422,31
BİST 11.220,37
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 25°C
Parçalı Bulutlu
Denizli
25°C
Parçalı Bulutlu
Cum 26°C
Cts 24°C
Paz 24°C
Pts 23°C

Uzun yolculuklarda hareketsizlik dikkat! ‘Pıhtılaşma riskini artırıyor’

Yaz aylarında artan uzun süreli kara ve hava yolu seyahatlerinde hareketsiz kalmak, özellikle risk grubundaki kişilerde bacak toplardamarlarında pıhtı oluşmasına ve hayati tehlikeye yol açabilen akciğer embolisine neden olabiliyor. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, AA muhabirine, yaz döneminde turistik hareketliliğin artmasıyla otobüs ve uçak yolculuklarının yoğunlaştığını söyledi.

Uzun yolculuklarda hareketsizlik dikkat! ‘Pıhtılaşma riskini artırıyor’
22.08.2026 12:42

Uzun süre hareketsiz kalmanın bacak toplardamarlarında kan dolaşımını yavaşlatabildiğini belirten Altay, bu durumun özellikle risk grubundaki kişilerde derin ven trombozu gelişmesine zemin hazırlayabildiğini ifade etti. Bacaklarda oluşan pıhtıların dolaşımla kalbe, oradan da akciğere ulaşabileceğini anlatan Altay, bunun ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı. Bacaklar hareketsiz kaldığı için bu bölgedeki toplardamarların dolaşım sorunu yaşayabildiğini ifade eden Altay, “Hareketsiz kalan bacaklarda oluşan bu pıhtılar kalbe, oradan da akciğere ulaşarak akciğer embolisi dediğimiz, önemli ölçüde ölümlere neden olabilecek bir hastalığa yol açabiliyor.” dedi.

Derin ven trombozu açısından kesin bir süre vermenin doğru olmayacağını dile getiren Altay, genel kabulün 4 saat ve üzerindeki yolculukların risk faktörü oluşturduğu yönünde olduğunu söyledi. Kişinin sağlık durumuna göre bu sürenin değişebileceğine işaret eden Altay, “Riskli grup için çok daha kısa süreler de etkili olabilir. Genç bir bireyde daha uzun süreler herhangi bir sorun oluşturmayabilir. Ancak genel kabul, 4 saat ve üzerindeki yolculukların bacaklarda derin ven trombozu gelişmesi açısından risk faktörü kabul edilmesi yönündedir.” diye konuştu.

Son yıllarda turistik amaçlı uzun yolculukların arttığını belirten Altay, buna paralel olarak yolculukla ilişkili pıhtılaşma bozuklukları ve akciğer embolisi vakalarında da artış gözlemlediklerini ifade etti. Akciğer embolisinin hastanede yatan hastalarda önemli ölüm nedenlerinden biri olduğunu aktaran Altay, bölgeye ilişkin epidemiyolojik veri bulunmamasına rağmen Trakya’nın özellikle yaz aylarında gurbetçilerin yoğun kullandığı güzergahlardan biri olması nedeniyle uzun yolculuk yapan kişilerde bu vakalarla karşılaştıklarını kaydetti.

Altay; yaşlılar, hamileler, kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği ve KOAH gibi kronik hastalığı bulunanların uzun yolculuklarda daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Yakın zamanda kalça ameliyatı geçirenler, hareket kısıtlılığı bulunanlar, kanser hastaları, daha önce pıhtılaşma bozukluğu veya akciğer embolisi geçirenler ile genetik pıhtılaşma bozukluğu bulunan kişilerin de risk grubunda yer aldığını anlatan Altay, genç kadınlarda doğum kontrol hapı kullanımının da pıhtılaşmaya yatkınlığı artırabileceğini belirtti.Yolculuklarda hareketsizliğin yanı sıra yetersiz sıvı tüketiminin de pıhtılaşma riskini artırabildiğine dikkati çeken Altay, bazı kişilerin tuvalet ihtiyacını azaltmak için daha az su içtiğini söyledi. Kanın akışkanlığının korunması açısından yeterli sıvı tüketiminin önemli olduğunu vurgulayan Altay, şunları kaydetti:

“Riskli gruplar, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlar, uzun yolculuklarda hareketsiz kalıp aynı zamanda yeterli sıvı tüketmezse pıhtılaşmaya yatkınlık artıyor. Özellikle alkol tüketimi vücutta su kaybına neden olabiliyor. Çay ve kahve de idrar söktürücü etkileri nedeniyle sıvı ihtiyacını karşılamak için yeterli olmuyor. Bu nedenle yolculuklarda sıvı ihtiyacının ağırlıklı olarak suyla karşılanması daha doğru olacaktır.”

Derin ven trombozunun önemli belirtilerinden birinin ani gelişen tek taraflı bacak şişliği olduğunu belirten Altay, buna ağrı ve kızarıklığın da eşlik edebileceğini ifade etti.Bu belirtilerin özellikle risk grubundaki kişiler tarafından ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Altay, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve ani gelişen solunum sıkıntısı halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.

Altay, bacak şişliğinin yalnızca pıhtılaşmaya bağlı gelişmediğini, kalp ve böbrek yetersizliği, karaciğer hastalıkları, protein kaybettiren bağırsak hastalıkları, hipotiroidi, lenf dolaşım bozuklukları, toplardamar hastalıkları ve bazı ilaçların yan etkilerinin de şişliğe yol açabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Milliyet

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.