1 Ağustos 2026, 17:57:17
Dolar 47,5127
Euro 54,8153
Altın 6.175,37
BİST 13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 38°C
Açık
Denizli
38°C
Açık
Paz 38°C
Pts 38°C
Sal 38°C
Çar 38°C

Tapulu toprağı ‘rezerv’ adı altında gasp edildi: Yerine hala bir ev verilmedi

Depremden önce 1.200 metrekare tapulu arazisindeki müstakil evinde yaşayan Aysel Ertuğrul, bugün aynı arazide yükselen apartmanlara uzaktan bakıyor. Üç buçuk yıldır 21 metrekarelik konteynerde yaşayan depremzede kadın, “Devlet tapulu toprağımı elimden aldı. Şimdi kendi arazıma gittiğimde bekçiler beni kovuyor” diyerek gözyaşları içinde isyan etti.

Tapulu toprağı ‘rezerv’ adı altında gasp edildi: Yerine hala bir ev verilmedi
REKLAM ALANI
01.08.2026 17:00

6 Şubat depremlerinde evi yıkılan Antakyalı Aysel Ertuğrul’un hayatı, rezerv yapı alanı kararıyla tamamen değişti.

Yıllarca yaşadığı yaklaşık 1.200 metrekarelik tapulu arazisi kamulaştırma süreciyle elinden alınan Ertuğrul, üç buçuk yıldır engelli eşiyle birlikte 21 metrekarelik konteynerde yaşam mücadelesi veriyor.

ARA REKLAM ALANI

Eski evinin bulunduğu arsada bugün çok katlı binalar yükselirken, Ertuğrul hâlâ kurada kendisine çıkacak evi bekliyor.

“TAVUKLARIMI DA, KEDİMİ DE KONTEYNERE TAŞIDIM”

Cumhuriyet’e konuşan Ertuğrul, yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı:

“Benim evim vardı, ahırım vardı, bahçemde ineğim, tavuklarım vardı. Çocuklarımla, torunlarımla mutlu bir hayatımız vardı. Tapusu bize ait olan ata toprağımız rezerv alan ilan edildi. Yerinde dönüşüm istedik, dilekçe verdik ama kabul edilmedi. Tapumuzla birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na gittik. Belgelerimizi teslim ettik. Kimse bizi dinlemedi. Arazimizi aldılar ama karşılığında ne vereceklerini bile hâlâ söylemiyorlar. İneklerim öldü. Tavuklarımı ve kedilerimi de konteynere getirdim bırakamadım.”

“KENDİ ARAZİME GİTTİM, TOKİ BEKÇİSİ KOVDU”

Yıllarca yaşadığı toprağa artık yabancı muamelesi gördüğünü söyleyen Ertuğrul’un en büyük kırgınlığı ise eski evinin bulunduğu alanda yaşadığı olay oldu:

“Sadece ben değil, bütün mahalle itiraz etti. Ne bakanlar, ne vali, ne kaymakam sesimizi duydu. Geçen gün arazimin üzerine yapılan TOKİ konutlarına gittim. Bekçi beni oradan çıkardı. Tapulu toprağımı devlet aldı, bekçiler de beni kendi arazımdan kovdu. O an içim yandı. İnsan kendi toprağında yabancı olur mu?”

“EŞİM ENGELLİ, BENİM KALBİMDE ÜÇ STENT VAR”

Üç çocuk ve torun sahibi Ertuğrul, yaşadıkları ekonomik ve sağlık sorunlarının yanı sıra en büyük acılarının çocuklarına bırakacakları mirası kaybetmek olduğunu söyledi:

“Eşim engelli maaşı alıyor ama yetmediği için çalışıyor. Benim kalbimde üç stent var. Her gün ilaç kullanıyoruz. Ama bizi en çok hasta eden yoksulluk değil. Çocuklarımızın hakkı olan tapulu toprağımızın elimizden alınması. Üç buçuk yıldır konteynerde yaşıyoruz. Çalmadığımız kapı kalmadı ama sesimizi duyan olmadı.”

Eski evinin bulunduğu yerde yeni apartmanların yükseldiğini her gördüğünde yeniden yıkıldığını söyleyen Aysel Ertuğrul, tek isteğinin yıllardır beklediği konutuna kavuşmak ve tapulu arazisiyle ilgili belirsizliğin sona ermesi olduğunu ifade etti.

Kaynak: Cumhuriyet

REKLAM ALANI
ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.