Telefon alarmı mı, çalar saat mi? Küçük bir değişiklikle uyku düzenini baştan yazın

Uzmanlar, telefonların yatak odasında bulunmasının en büyük sorunlardan biri olduğunu belirtiyor. Ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku hormonu olarak bilinen melatoninin salgılanmasını baskılıyor. Bu durum, uykuya dalma süresini uzatırken gece boyunca daha sık uyanmaya neden olabiliyor.

Üstelik sorunlar bununla da sınırlı değil. Telefona sadece saate bakmak için bile uzanıldığında, mesajlar, bildirimler veya sosyal medya içerikleriyle karşılaşmak beynin yeniden uyarılmasına yol açıyor. Uzmanlara göre bu durum, zihnin 'uyanık kalma' modundan çıkmasını zorlaştırıyor.

Uyku ve wellness uzmanları, telefon yerine manuel bir çalar saat kullanan kişilerin sabahları daha az stresli uyandığını söylüyor. Telefon ekranıyla güne başlamak yerine yalnızca alarm sesiyle uyanmak, zihnin dış uyaranlara maruz kalmasını azaltıyor.

Bu alışkanlığın özellikle uykusuzluk, stres ve kaygı yaşayan kişilerde daha belirgin fayda sağladığı belirtiliyor. Uzmanlara göre gece boyunca telefonun yataktan uzak tutulması, uykuya dalmayı kolaylaştırırken sabahları da daha dinlenmiş hissetmeye yardımcı oluyor.

Uzmanların ortak görüşü net: Daha sağlıklı bir uyku rutini için teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak gerekmiyor. Ancak telefonu yatak başından uzaklaştırıp alarm görevini basit bir çalar saate devretmek, uyku kalitesinde gözle görülür bir fark yaratabiliyor.

Basit, düşük teknolojili bu değişiklik; daha derin uyku, daha sakin sabahlar ve güne daha dengeli bir başlangıç için etkili bir adım olarak görülüyor.
Kaynak: Milliyet