Ofis çalışanından 'Afgan Samuray'a! Japon karate ustası nasıl Afgan direnişçi oldu?
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Koshiro Tanaka, Japonya'nın dört ana adasından biri olan Kyushu Adası'nın kuzeyinde bulunan ve Japonya’nın en büyük kentlerinden birisi olan Tagawa’da doğdu. Çocukluk ve gençlik yılları İkinci Dünya Savaşı ve ardından Soğuk Savaş’ın gölgesinde geçen Tanaka, yetişkinlik yıllarında bir beyaz yakalı olarak iş hayatına atıldı. Ancak iş hayatına atıldıktan kısa süre sonra geleceğinin masa başında olmadığına karar verdi. Çocukluk yıllarından bu yana dövüş sporlarıyla uğraşan Tanaka, ölüm korkusuyla yüzleşmesi gerektiğine inanıyordu. Bu yıllarda bunu yapabileceği en iyi yerin ise Sovyetler Birliği’nin işgal etmeye çalıştığı Afganistan olduğunu düşünmeye başlamıştı.
Tanaka'nın Afganistan tercihinin en önemli sebeplerinden birisi, o yıllarda Sovyetler Birliği’nin Japonya ile sınır sorunları yaşamasından kaynaklanıyordu. Sovyetler Birliği, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından tarihsel olarak Japonya’nın elinde bulunan Kuril Adaları’nı elinde tutuyordu ve bu durum Japonya ile Sovyetler Birliği arasında zaman zaman gerginliklere sebep oluyordu. Tanaka, Japonya'nın en azından kültürel topraklarını korumak için savaşması gerektiğine inanıyordu. 1980'lere gelindiğinde, artan Sovyet varlığını ülkesi için varoluşsal bir tehdit olarak görüyordu. Tam da bu sebeple Sovyetler Birliği’ne karşı savaşmak için Afganistan’a gitmeye karar vermişti.
'AFGAN SAMURAY' OLARAK ANILMAYA BAŞLADI
Tanaka, Afganistan’a gitme planını 1985 yılında çevresindekilere anlatmaya başladı. Masraflarını kendi cebinden karşılamayı planlıyordu ve bunun için hazırlık yapıyordu. Ofisteki işinden ayrıldığında şirketin kendisine verdiği 10 bin doları da yanında götüren Tanaka, bu parayı Afganistan’da Sovyetler Birliği’ne karşı savaşan direnişçilere vermeyi düşünüyordu. Tanaka’nın eşi, kocasının Afganistan’a gitme planından rahatsızdı ancak duruma engel olamayacağını anladığında kocasının bu fikrini anlayışla karşılamaya karar verdi.

Tanaka, ABD tarafından direnişçilere tedarik edilen Stinger omuzdan ateşlenebilir hava savunma sistemiyle poz veriyor
Koshiro Tanaka, aynı yıl Pakistan’ın Afganistan’la sınır kenti olan Peşaver’e gitti ve Afgan direnişçilere katıldı. Peşaver, o yıllarda çok sayıda Afgan mülteciye ev sahipliği yapıyordu. Aynı zamanda bu şehir, ABD’nin Afgan direnişçilere silah ve lojistik destek sağladığı koridorun önemli bir durak noktasıydı. Daha önce askeri bir eğitim almamış olan 44 yaşındaki Tanaka, Afganistan’a girdikten kısa süre sonra direnişçilere yakın dövüş eğitimi vermeye başladı. Karatede siyah kuşak sahibiydi ve Afganistan’daki savaşa en büyük katkısının direnişçilere yakın dövüş eğitimi vermek olduğunu düşünüyordu. Afganistan’da olduğu süre içinde fark ettiği en önemli şey, direnişçilerle olan farklılıklarının aslında aynı noktada birleştiği oldu. Tanaka Müslüman değildi. Direnişçiler, Müslümanlık inancı gereği böyle bir savaşta şehit olmanın çok kutsal olduğuna inanıyordu. Tanaka ise aynı düşünceye Japon kültüründeki samuraylık anlayışıyla bağlıydı ve hislerini, “Umarım ölüm vaktim geldiğinde içimde samuray ruhu kalır.” sözleriyle açıklıyordu. Hatta bu amaçla, esir düşmesi hâlinde kendini feda etmek için her zaman yanında fazladan bir el bombası taşıyordu.
Koshiro Tanaka, Afganistan’daki ilk çatışmasına Sovyet destekli Afgan hükümetinin karakoluna yapılan bir saldırı sırasında girdi. Yaşadıklarını, “Nasıl dövüşeceğimi, nasıl hareket edeceğimi bilmiyordum. Kulağımın yanından bir kurşun geçtiğini hissettim. Adrenalin patlaması yaşadım.” şeklinde anlatan Tanaka, bu çatışmanın ardından silah kullanımı konusundaki eğitimlerine ağırlık vermeye başladı. Çok geçmeden yabancı bir savaşçı olarak ün kazandı ve hatta Sovyet destekli Afgan hükümeti tarafından öldüğüne dair çok sayıda propaganda haberi yayımlandı. Afganistan'da geçirdiği süre boyunca Tanaka; sıtma, sarılık, böbrek taşı gibi rahatsızlıklar yaşadı ve bir defasında da ayağını kırdı.
SAVAŞIN ARDINDAN KARATEYE GERİ DÖNDÜ
Tanaka, 1985 ile 1987 yılları arasında Afganistan'a en az yedi kez seyahat etti. Bu seyahatler, Japon yetkililerin gözünde hiçbir zaman hoş karşılanmadı. Hatta bir keresinde bu rahatsızlık resmî olarak dile getirildi ve Japonya Dışişleri Bakanlığı temsilcisi, durumu ifade edebilmek için "Onun özellikleri bizim anlayışımızın ötesinde. Bir Japon olarak biraz tuhaf." şeklinde açıklama yapmak zorunda kaldı. "Afgan Samuray" direnişçiler arasında o kadar tanınır hâle gelmişti ki direniş liderlerinden birisi olan Şah Mesud ile bir araya gelmiş, hatta ona kısa bir süre karate dersleri bile vermişti.

Tanaka'nın Afganistan'daki mücadelesi 1989'da Sovyetlerin çekilmesiyle sona erdi. Karateye geri döndü ve Pakistan, Afganistan, Tunus, Hawaii ve Almanya'da ders verdi. 1987 yılında, savaş sırasında Afganistan'daki deneyimlerini ayrıntılarıyla anlatan Sovyet Askerleri Nişangâhında, Afganistan'daki Savaşım adlı bir kitap yazdı. Kitabın gelirini, Afganistan'a bir başka seyahati finanse etmek ve direnişçilere malzeme satın almak için kullandı.
"Afgan Samuray" Tanaka, savaşın ardından bir süre Japonya Özgür Afganistan Derneği'nin genel müdürü ve Uluslararası Mülteci Yardım Komitesi'nin genel sekreteri gibi görevler yaptı. "Demokratik bir Afganistan" destekçisi olduğunu birçok defa dile getiren Tanaka, üstlendiği görevleri bıraktıktan sonra Japonya’da sade bir hayata döndü ve karate eğitmeni olarak hayatına devam etti. Günümüzde yaşı artık 80’i geçmiş olan Tanaka, gözlerden uzak bir yaşantı sürmeye devam ediyor.
Kaynak: Milliyet