Loading...

'Tanker savaşları' geri mi dönüyor? Dünya bu filmi 40 yıl önce de gördü! Yer de aktörler de benzer

'Tanker savaşları' geri mi dönüyor? Dünya bu filmi 40 yıl önce de gördü! Yer de aktörler de benzer

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Trump’ın geçtiğimiz günlerde ABD donanmasına İran’a yönelik abluka emri vermesinin ardından 13 Nisan Pazartesi itibarıyla ABD ordusunun İran’a yönelik deniz ablukası resmi olarak başladı. Donanma, bu kapsamda ticari gemilerin İran limanlarına giriş veya çıkışını engelleyeceğini açıkladı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ablukanın "tüm ulusların gemilerine karşı tarafsız bir şekilde uygulanacağını", boğazın her iki tarafındaki İran limanlarını kapsayacağını ancak Hürmüz Boğazı'ndan geçen transit sivil trafiğin (İran dışı limanlar için) açık tutulacağını belirtti. Uzmanlara göre, ABD donanmasının elinde ablukayı delmeye çalışacak gemilere karşı botlar ya da helikopterler vasıtasıyla müdahale etme seçenekleri bulunuyor. Bu durum sebebiyle oluşabilecek çatışma ihtimalinin bölgede 1980’li yıllarda yaşanan tanker savaşının benzeri bir sürece evrilmesinden endişe ediliyor. 


ABD ordusu, Hürmüz Boğazı ve çevresinde mayın temizleme hazırlıklarının tamamlandığını açıkladı

ABD ordusunun daha önce bir ülkeye yönelik deniz ablukası uyguladığı birden fazla örnek bulunuyor. Bunlar arasında en bilinenlerden birisi Ekim 1962'de, Başkan John F. Kennedy'nin emriyle Küba’ya yönelik uygulanan abluka. Sovyetler Birliği’nin ABD’ye çok yakın olan bu ada ülkesine nükleer silahlar yerleştirmesinin ardından uygulamaya alınan abluka, Washington ve Moskova’nın anlaşmasıyla sona ermişti. ABD donanması, 1991 yılındaki Körfez Savaşı’nın ardından 2003 yılındaki Irak işgaline kadar Irak’tan çıkan petrolü taşıyan tankerleri de sık sık kontrol etmişti. ABD’nin bu konuda attığı son adımlardan birisi de Venezuela’ya yönelik olmuştu ve ülkeden çıkış yapmaya çalışan deniz araçları havadan hedef alınmış, petrol tankerlerine ise el konulmuştu.

BİRİNCİ TANKER SAVAŞLARI 

Tanker savaşları olarak adlandırılan süreç, yakın tarihin en kanlı çatışmalarına ev sahipliği eden Irak-İran savaşı döneminde gerçekleşti. Bu süreç, Saddam Hüseyin idaresindeki Irak ile Ayetullah Ruhullah Humeyni idaresindeki İran arasında 1980-1988 yılları arasında yaşandı ve İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki süreçte ticari gemilere yönelik en uzun süreli ve sert saldırılar gerçekleşti. 1980 yılında başlayan Irak-İran savaşında 1984 yılına gelindiğinde cephe kilitlenmişti. Irak lideri Saddam Hüseyin, kilidi açmanın yolunun İran’ın petrol satışını sekteye uğratmak olduğunu düşünerek Basra Körfezi’ndeki İran tankerlerini hedef almaya başladı. Bu kapsamda, halihazırda mevcut gelişmelerin ardından da sık sık gündeme gelen Hark Adası ve çevresi Irak tarafından sık sık bombalandı. İran ise buna karşılık, üçüncü taraf ülkelere ait gemiler de dahil olmak üzere Irak'la bağlantılı ticari gemilere yönelik saldırılara başladı. Karşılıklı saldırılar sonucunda 400’den fazla sivil denizci hayatını kaybetmişti. 

İran’ın art arda gerçekleştirdiği saldırıların ardından kısa süre sonra Basra Körfezi’ndeki seyir güvenliği tıpkı bugünlerde olduğu gibi ciddi bir sorun haline geldi. 1986 yılına kadar şiddetini giderek artıran saldırıların ardından Kasım 1986'da, kendi bayrağı altında hizmet veren gemilerinin vurulmasının önüne geçemeyen ve bu duruma karşı çaresiz hisseden Kuveyt, uluslararası toplumdan yardım istedi. 

Kuveyt'in yardım çağrısına ilk etapta Sovyetler Birliği cevap verdi. Bu maksatla Kuveyt’e ait gemilere Sovyetler Birliği bayrağı çekildi ve Basra Körfezi’nde güvenli bir şekilde hareket etmesi sağlandı. Ancak ABD, en büyük rakibinin Orta Doğu bölgesinde attığı bu adımdan rahatsız olmuştu. Bu maksatla ABD de Kuveyt gemilerini korumak için aynı yöntemi uygulamaya aldı. ABD, Sovyet etkisini sınırlamak amacıyla Kuveyt'in kalan tankerlerini Amerikan bayrağı altına aldı ve gemilere Basra Körfezi’nde savaş gemileriyle koruma sağlamaya başladı. 1987 yazına gelindiğinde, ABD Donanması ve Sahil Güvenlik gemileri, eski Kuveyt tankerlerine eşlik etmek üzere Körfez'e yoğun bir şekilde konuşlanmıştı. Ancak savaş gemilerinin ne kadar riskli bir alana girdiklerinin anlaşılması çok uzun sürmeyecekti.

ABD GEMİSİ IRAK UÇAKLARI TARAFINDAN VURULDU 

ABD savaş gemilerinin Basra Körfezi’ne girmesinin ardından zaten halihazırda bir çatışma alanı olan körfezdeki gerilim daha da arttı. 17 Mayıs 1987 akşamı, Irak uçakları, daha sonra yapılan açıklamaya göre ABD savaş gemisini İran hedefiyle karıştırdı ve iki Exocet gemisavar füzesiyle USS Stark fırkateynini hedef aldı. Yaşanan olay sonucunda mürettebat uzun süren uğraşlar sonucu gemiyi batmaktan kurtarmış olsa da 37 ABD askeri hayatını kaybetti. Irak, olayın ardından ABD’den özür diledi. 


USS Stark, Irak uçakları tarafından hedef alındı ve ağır hasar aldı

14 Nisan 1988'de, ABD bayrağı altındaki Kuveyt tankerlerine eskortluk görevinden dönen USS Samuel B. Roberts fırkateyni, Basra Körfezi'nde İran tarafından döşenen bir mayına çarptı. Yaşanan olayda gemi ağır hasar alsa da kurtulmayı başardı. Ancak bu durum ABD ve İran’ı büyük bir çatışmanın eşiğine getirdi. İran tarafından döşenen mayının USS Samuel B. Roberts fırkateynine ağır hasar vermesinin ardından dört gün sonra; ABD, Körfez'deki İran petrol platformlarına yönelik saldırıları da içeren ve İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’nin girdiği en büyük deniz savaşı olan "Peygamber Devesi Operasyonu"nu başlattı. ABD ordusunun İran’ı hedef alması yaklaşık 12 saat sürdü ve bu süre içinde İran’a ait donanma varlıkları ve bazı petrol tesisleri ciddi hasar aldı. 3 Temmuz 1988’de ABD donanmasına ait bir savaş gemisi "yanlışlıkla" İran Hava Yolları’na ait bir uçağı düşürdü ve 290 kişinin ölümüne sebep oldu. Basra Körfezi’ndeki tanker savaşları, 1988 yılında Irak-İran savaşının sonlanmasının ardından sona erdi ve körfez bölgesindeki seyir güvenliği 2026 yılındaki mevcut krize kadar bu denli büyük bir tehditle karşılaşmadı. 

Tanker savaşlarının üzerinden yaklaşık 40 yıl geçtikten sonra Basra Körfezi halihazırda yine bir mayın tehlikesiyle karşı karşıya. ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nı kapatan Tahran’ın körfeze mayın döşediğine inanılıyor. Halihazırda İran’a karşı deniz ablukasına başlayan ABD’nin bu duruma karşı önlem olarak bölgede bulunan olası mayınları temizleyebilmek adına en az 3 savaş gemisi görevlendirdiği biliniyor. ABD Merkez Komutanlığı CENTCOM’un, 11 Nisan 2026'da yaptığı basın açıklamasında, konuya ilişkin "CENTCOM güçleri, Hürmüz Boğazı'ndaki mayınları temizleme çalışmalarını başlatmak için hazırlıklara başladı" ifadelerinin kullanıldığı biliniyor. Bölgedeki durumun nasıl ilerleyeceğini ise zaman gösterecek.


Kaynak: Milliyet