Loading...

Kurşunu baharat yaptılar, bedelini yüzyıllarca ödediler! Boyada bile var

Kurşunu baharat yaptılar, bedelini yüzyıllarca ödediler! Boyada bile var

Kurşun, insanlığın en eski metallerinden biri. Arkeolojik bulgular Çatalhöyük yerleşiminde MÖ 6400’lere uzanan kullanım izlerini gösteriyor. Kolay bulunması ve düşük sıcaklıkta erimesi bu maddeyi kullanılabilir hale getiriyordu. Ancak bu kolaylık, beraberinde görünmeyen bir riski de taşıyordu.

Bilim insanları kurşunun vücuda girdiğinde sinir sistemini etkilediğini söylüyor. Uzun vadede öğrenme güçlüğü, hafıza kaybı ve ruh hali bozuklukları ortaya çıkabiliyor. Modern tıpta bu durum kurşun zehirlenmesi olarak tanımlanıyor. Etkileri yavaş ilerlediği için geçmişte bu değişimlerin kaynağını anlamak neredeyse imkansızdı.

Roma İmparatorluğu şehirlerinde su altyapısı kurşun borularla inşa edilmişti. Latince 'plumbum' kelimesinden gelen bu metal, bugün bile İngilizce plumber kelimesinin kökenini oluşturuyor. O dönemin mühendisliği için büyük bir başarı sayılan bu sistem, aslında toplum sağlığı için ciddi bir risk taşıyordu.

Araştırmalar, Romalıların şaraplarını kurşun kaplarda kaynattığını ortaya koyuyor. Bu işlem sırasında oluşan kurşun asetat, tatlı bir aroma veriyordu. Adeta doğal bir şeker gibi kullanılıyordu. Tarihçiler bu maddeye 'sugar of lead' yani 'kurşun şekeri' dendiğini aktarıyor. Zamanla bu tatlandırıcı yemeklere ve içeceklere bilinçli olarak eklenmeye başlandı.

Bazı araştırmacılar bu alışkanlığın özellikle elit sınıfta yaygın olduğunu belirtiyor. İmparatorlar ve aristokratlar daha fazla maruz kalıyordu. Örneğin Caligula için dengesiz davranışlar sergilediği yazılırken, Claudius hakkında kontrolsüz kahkahalar ve öfke nöbetleri yaşadığı anlatılıyor. Bu belirtilerin kurşun maruziyetiyle bağlantılı olabileceğini öne süren çalışmalar bulunuyor.

Zaman ilerledikçe kurşunun kullanım alanı daha da genişledi. Rönesans döneminde sanat dünyası bu metalden vazgeçemedi. Boyaların daha parlak görünmesini ve hızlı kurumasını sağladığı için kurşun pigmentler yaygın şekilde kullanıldı. Ressamlar ise bu boyaları soluyarak yıllarca çalıştı.

Sanat tarihçileri Michelangelo ve Caravaggio gibi isimlerin kurşuna maruz kalmış olabileceğini dile getiriyor. Daha yakın dönemde ise Vincent van Gogh için de benzer şüpheler bulunuyor. O dönemde sık görülen ruhsal dalgalanmalar ve davranış değişimleri, halk arasında 'ressam deliliği' olarak adlandırılmıştı.

20. yüzyıla gelindiğinde kurşun bu kez evlerin içine kadar girdi. Duvar boyalarına katılan kurşun, özellikle çocuklar için büyük bir risk oluşturdu. Tatlımsı yapısı nedeniyle boya parçalarını yutan çocuklarda davranış bozuklukları ve öğrenme problemleri görülmeye başlandı. Ancak yine, bu problemin kaynağı uzun bir süre anlaşılmadı. İnsanların duvardaki boya ve çocuklar arasındaki bağlantıyı kurması oldukça beklenmedik bir durumdu.

Bir başka etki ise araçlardan çıkan egzoz gazlarıyla ilgili. 20. yüzyılın ortalarından itibaren araçlardan çıkan egzoz gazlarıyla atmosfere büyük miktarda kurşun yayıldı. Uzmanlar bunun özellikle şehirlerde yaşayan nesiller üzerinde ciddi etkiler yarattığını ifade ediyor. 1990’lardan itibaren kurşunsuz benzine geçişin başlamasıyla bu risk kademeli olarak azaltılmış.


Kaynak: Milliyet