Japonlar kaygıya karşı bu yöntemi devreye sokuyor! Orman banyosu stresi azaltıyor

Japonya’nın yüzyıllardır benimsediği yaşam anlayışı, kaygıyı tamamen yok etmeye değil onunla daha sağlıklı bir ilişki kurmaya odaklanıyor. Küçük ritüeller, sadeleşen düşünceler ve doğayla temas üzerinden şekillenen bu yaklaşım, dünyanın birçok ülkesinde psikologlar ve wellbeing uzmanları tarafından da inceleniyor.

Shinrin Yoku (orman banyosu)
Japonya’da 1980’li yıllardan itibaren sağlık politikalarının bir parçası haline gelen Shinrin Yoku, kelime anlamı olarak orman atmosferine dalmak demek. Bu yöntem, spor yapmak için tempolu yürüyüşe çıkmak değil, doğayı tüm duyularla deneyimlemek anlamına geliyor. Doğadaki sesler, yaprak kokusu, temiz hava ve yavaş hareket etmek sinir sistemini sakinleştiriyor. Özellikle telefon ekranından uzak geçirilen kısa süreler bile zihne nefes aldırabiliyor.

Wabi-Sabi (kusurların güzelliğini görmek)
Kaygının en yaygın nedenlerinden biri, her şeyi eksiksiz yapma baskısıdır. Daha iyi görünmek, daha başarılı olmak, daha hızlı ilerlemek derken kişi kendisini sürekli yetersiz hissedebilir. Japon estetik anlayışının önemli kavramlarından biri olan Wabi Sabi ise tam tersini savunuyor. Bu felsefe, kusurlu olanın da güzel olduğunu kabul eder. Eskimiş bir masa, çatlamış bir seramik, çizilmiş bir yüzey bile değer taşır. Çünkü izler, yaşanmışlığın kanıtıdır. Aynı bakış açısı insan hayatına da uygulanıyor.

Kaizen (küçük adımların gücü)
Büyük hedefler çoğu zaman motive edici görünür. Ancak aynı zamanda baskı yaratabilir. Bir anda kilo vermek, tüm hayatı değiştirmek, tek gecede düzen kurmak gibi düşünceler zihni yorabilir. Japon iş kültüründen çıkan Kaizen anlayışı ise küçük ve sürekli gelişimi savunur. Bu yönteme göre her gün çok küçük bir adım atmak yeterlidir. Sadece 10 dakika yürümek, bir sayfa kitap okumak, çalışma masasını toparlamak ya da erken uyumak bile ilerleme.

Ikigai (yaşam amacı)
Son yıllarda tüm dünyada popüler hale gelen Ikigai, kabaca yaşam nedeni olarak çevriliyor. Japonya’da özellikle uzun yaşam kültürüyle ilişkilendirilen bu kavram, kişinin sabah uyanmak için içten bir nedeni olması anlamına geliyor.

Sevdiğiniz şeyler, iyi olduğunuz alanlar, dünyanın ihtiyaç duyduğu konular ve size gelir sağlayabilecek becerilerin kesişim noktası olarak anlatılıyor. Ancak bu her zaman büyük kariyer hedefleri demek değil. Bazen bir hobi, bir üretim alanı ya da başkalarına destek olmak da Ikigai olabilir.

Bu yöntemlerin ortak noktası, hızlı sonuç vaat etmemesi. Hepsi kişiyi ana döndüren, beklentiyi azaltan ve bedenle zihni aynı çizgide buluşturan alışkanlıklar. Modern dünyanın en büyük problemi çoğu zaman hız olabiliyor, Japon yaklaşımı yavaşlamayı öneriyor.
Kaynak: Milliyet