İran'dan kopyaladığı silahla Tahran'ı vuruyor! ABD ordusu ilk kez kullandı
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – ABD Merkez Komutanlığı, geçtiğimiz cumartesi günü yaptığı açıklamada İran’a karşı gerçekleştirilen saldırılar sırasında ilk kez LUCAS kamikaze drone sistemlerinin kullanıldığını açıkladı. Yapılan açıklamada, geçtiğimiz aralık ayında ‘İran’a karşı durumu tersine çevirmek için’ oluşturulan Akrep Vurucu Görev Gücü’nün karadan ateşlediği LUCAS sistemlerinin İran’ı hedef aldığı ifade edildi. İran’a karşı yapılan saldırılarda LUCAS kamikaze drone sistemlerinin kullanılması, ABD-İran geriliminde önemli detaylardan birisi olarak görülüyor. Çünkü bu gelişme, ABD'nin İran'ın insansız hava aracı taktiğini benimseyip ona karşı kullandığı nadir örneklerden birini oluşturuyor. 
FLM 136 LUCAS
LUCAS insansız hava araçları, üretimi daha maliyetli ve zahmetli olan seyir füzeleri ya da diğer silah sistemlerine oranla daha ucuz ve basit bir sistem olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz aralık ayında LUCAS konusunda konuşan CENTCOM Sözcüsü Deniz Albayı Tim Hawkins’in, "Platform başına yaklaşık 35 bin dolara (yaklaşık 1 milyon TL) mal olan LUCAS, benzer etkiler sağlayabilen geleneksel uzun menzilli ABD sistemlerinin maliyetinin çok daha düşük bir kısmıyla en son teknolojiye sahip yetenekler sunan, düşük maliyetli ve ölçeklenebilir bir sistemdir" demiş ve "İHA sistemi geniş bir menzile ve görüş hattının ötesinde çalışma yeteneğine sahip olup, CENTCOM'un geniş operasyon alanında önemli bir yetenek sağlamaktadır" bilgisini paylaşmıştı.
ABD İRAN DRONE SİSTEMİNİ KOPYALADI
ABD ordusu LUCAS sistemini bir muharebede ilk kez kullanmış olsa da aslında LUCAS kamikaze drone sistemi İran için yabancı olmadığı bir sistem. Bunun en önemli nedeni, LUCAS’ın aslında İran’a ait olan Şahid-136 kamikaze drone sistemi baz alınarak geliştirilmiş olması. ABD’li kaynaklara göre LUCAS kamikaze drone sisteminin temel tasarımı doğrudan İran’ın Şahid-136 kamikaze drone sistemine dayanıyor. Konu hakkında geçtiğimiz aralık ayında The War Zone’a konuşan bir ABD’li ordu kaynağı, LUCAS hakkında "ABD ordusu yakın bir zamanda İran’a ait Şahid-136 drone sistemini ele geçirdi. Biz de sistemi inceleyip tersine mühendislik yöntemiyle yeniden ürettik. İnovasyon alanında faaliyet gösteren birçok ABD şirketiyle çalışıyoruz. LUCAS insansız hava aracı, bu tersine mühendislik çalışmasının bir ürünüdür ve büyük ölçüde Şahid-136 tasarımını takip ediyor" demişti.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, LUCAS'ı inceliyor
ABD’li yetkililer, LUCAS’ın İran sistemlerinden kopyalandığını belirtmiş olsa da Şahid-136’nın kökenlerine inildiğinde durum daha da karmaşık hale geliyor. İran’ın Şahid-136 drone sisteminin temelleri önce İsrail’e, oradan da Soğuk Savaş yıllarının en sıcak cephelerinden birisi olan Batı Almanya’ya kadar uzanıyor. 1980'lerin ortalarında Batı Almanya ve ABD’nin, Sovyet radarlarını hedef alabilecek, düşman hava savunması için bir yem görevi görebilecek tek kullanımlık bir İHA sistemi üretebilmek için ortak bir projeye başladığı biliniyor. Proje sona erdiğinde DAR adı verilen özel bir İHA sistemi üretime hazır hale gelmişti ancak Soğuk Savaş’ın sona ermesi sebebiyle üretim süreci yarım kaldı ve projeye dair bilinenler zaman içinde unutuldu. 2009 yılında projeye ait prototiplerin bilinmeyen bir müşteriye satıldığı iddia edildi ve iddiaya göre bu müşteri İsrail’den başkası değildi. DAR sistemi, yıllar içinde İsrail ordusunun kullandığı Harpy kamikaze drone sistemine dönüştü. Tahran, Şahid-136 kamikaze drone sistemini, İsrail ile vekil güçleri arasında yaşanan çatışmalar sırasında ele geçirdiği Harpy sistemlerini tersine mühendislik yoluyla kopyalayarak geliştirdi.
Üretim maliyetleri oldukça ucuz olan Şahid-136 kamikaze drone sistemleri, Ortadoğu bölgesinde birçok defa kullanıldı. Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından kısa süre sonra Rusya’nın İran’dan tedarik ettiği Şahid-136’lar Doğu Avrupa’da da kullanılmaya başlandı. Rusya, ilerleyen süreçte Şahid-136’ları kopyaladı ve Geran-2 adını verdiği kamikaze drone sistemini geliştirdi.
İRAN DA ABD’YE KARŞI KULLANIYOR
SpektreWorks tarafından üretilen ve FLM 136 olarak da bilinen LUCAS’ın (Low-Cost Uncrewed Combat Attack System - Düşük maliyetli insansız muharip saldırı sistemi) 2 bin kilometrelik bir menzile sahip olduğu tahmin ediliyor. 200 km altında seyir hızına sahip olduğu ifade edilen sistemin, 30 ila 50 kilogram arasında değişen harp başlıkları taşıdığı belirtiliyor. Daha önce gündeme gelen bilgiler ışığında İran’ın elindeki Şahid-136 kamikaze drone sisteminin de 30 ila 50 kilogramlık savaş başlığına sahip olduğu, saatte yaklaşık 185 kilometre hızla uçtuğu ve menzilinin de 2 bin ila 2 bin 500 kilometre arasında değiştiğinin gündeme geldiği biliniyor. İran’ın zaman içerisinde Şahid-136 kamikaze drone sisteminin farklı varyantlarını da ürettiği biliniyor. Bu sistemlerden birisi olan Şahid-238’in radar ve elektro-optik/kızılötesi güdümlü ve jet motorlu olduğu belirtiliyor. 
Şahid 136
LUCAS'ın kullanımı, İran'ın Ortadoğu'daki ABD ve İsrail hedeflerine karşı Şahid-136 insansız hava araçlarını fırlattığı bir dönemde gerçekleşti ve uzmanlara göre mevcut hava savunma sistemlerinin eksik olduğu noktaları gözler önüne seriyor. Ortadoğu'da bulunan ABD ordusuna ait kara ve deniz tabanlı hava savunma sistemlerinin, Şahid-136 ve benzeri silahlara karşı tam koruma sağlayamadığı ifade ediliyor. Uzmanlar, İran’ın Şahid-136 drone sistemlerini kullanarak Bahreyn'de bulunan ABD Donanması Beşinci Filosu’nun karargâhına başarılı saldırılar düzenlemiş olmasının bu durumun en büyük göstergelerinden biri olduğuna dikkat çekiyor.
ABD ordusunun İran’a yönelik saldırıları kapsamında bir muharebede ilk kez kullandığı tek sistem LUCAS değil. Geçtiğimiz günlerde yapılan açıklamada, İran'a karşı devam eden operasyonların bir parçası olarak yeni Hassas Vuruş Füzesi (PrSM) kısa menzilli balistik füzelerinin kullanılmaya başlandığı bilgisi paylaşıldı. Bu, yaklaşık iki yıl önce hizmete girmeye başlayan PrSM'nin ilk kez bir muharebede kullanıldığı anlamına geliyor. Yeni füzelerin, selefleri olan ATACMS füzelerine kıyasla ABD ordusuna daha uzun menzilleri vurma yeteneği kazandırdığı ve ABD ordusunun daha geniş bölgeleri vurmasına olanak tanıdığı belirtiliyor.
Kaynak: Milliyet