Hapşırdıkça burnundan solucan çıktı! Vücut boşluğunda: 'Biyolojik olarak imkansız'

Yunanistan'da yaşanan durum, bilim insanlarının “İnsanda bu şekilde ilerlemesi mümkün değil” dediği bir sürecin canlı örneği oldu.

Her şey sıradan bir iş günüyle başladı. Kadın, koyunların bulunduğu bir arazinin yakınında çalışırken yüzünün etrafında dolaşan sinekleri fark etti. İlk başta bu durumu önemsemedi ancak yaklaşık bir hafta sonra sinüs bölgesinde baskı ve ağrı hissetmeye başladı. Bu süreçte zaman zaman şiddetli öksürük yaşadı fakat başka belirgin bir şikayeti olmamıştı.

Ekim ortasında yaşadığı bir hapşırık her şeyi değiştirdi. Kadın, hapşırırken burnundan çıkan canlıyı fark ettiğinde büyük bir şok yaşadı. Durumu hemen bir kulak burun boğaz uzmanına anlattı. Yapılan incelemelerde doktorlar sinüs boşluklarında birden fazla larva olduğunu tespit etti. Müdahale sırasında toplamda 10 larva ve bir pupa evresine geçmiş yapı cerrahi olarak çıkarıldı.

Uzmanlar tarafından yapılan DNA analizleri sonucu, bu canlıların koyun ve keçilerde sıkça görülen 'oestrus ovis' adlı sineğin larvaları olduğu belirlendi. Bu sinek türü normalde yumurtalarını hayvanların burun boşluklarına bırakıyor ve larvalar burada gelişimini sürdürüyor. İnsanlarda görülmesi ise oldukça nadir.

Doktorların bu vakayı özellikle dikkat çekici bulmasının sebebi bu larvaların insan vücudunda ileri gelişim evresine ulaşması neredeyse imkansız kabul ediliyordu. Normal şartlarda insan vücudu, özellikle sinüs yapısı, bu tür parazitlerin gelişimi için uygun bir ortam değil. Nem dengesi, sıcaklık ve bağışıklık sistemi bu süreci baskılıyor.

Uzmanlar, hastanın burun septumundaki ciddi eğriliğin bu durumu tetiklemiş olabileceğini belirtti. Sinüs boşluklarının yapısı değiştiği için larvalar burada daha korunaklı bir ortam buldu. Bu durum onların gelişimini sürdürmesine ve hatta pupa evresine yaklaşmasına imkan tanıdı. Araştırmacılar ise bu gelişmenin bilimsel açıdan sıra dışı olduğunu vurguladı.

Tıp dünyasında bu tür vakalar 'nazal miyazis' olarak adlandırılıyor. Özellikle Oftalmik miyazis gibi benzer durumlarda larvaların genellikle göz çevresine yerleştiği biliniyor. Ancak burun ve sinüs içinde bu kadar ileri evreye ulaşmaları oldukça ender görülüyor.
Kaynak: Milliyet