Çok yönlü bir ‘hezarfenin izleri’
Seray Şahinler - Kazlıçeşme Sanat’ta düzenlenen “Bir Hezarfenin İzleri” adlı sergi, Süheyl Ünver’in tedrisatından geçen, resim ve musikîde durmadan üreten Yakupoğlu’nun eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Erkan Doğanay’ın küratörlüğündeki sergi, yaklaşık üç bin eseri olduğu düşünülen sanatçının retrospektifinden bir seçki.

1920’de Kütahya’da doğan sanatçı, yeteneği Süheyl Ünver tarafından fark edilince İstanbul’a gelerek Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi’nde Feyhaman Duran atölyesinde resim eğitimi almış. Ünver’in etkisindendir ki tezhip, minyatür ve klasik Türk musikîsiyle de ilgilenen Yakupoğlu, neyzen Halil Dikmen’in talebesi olmuş. 2016’daki vefatına kadar da hiç durmadan üretmeye devam etmiş. Sergide işte bu sanat yolculuğundan izleri görüyoruz. İstanbul’un en güzel köşelerinde geçirdiği uzun saatlerin büyüleyici finali olan Boğaz manzaraları, ardından memleketini bir belgesel tadından kayda aldığı peyzajları, portreleri ve musikî tutkusu sergide kapsamlı bir şekilde aktarılmış. Müzik aletlerinin tamamını ise kendisi yapmış.
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ve Özel Ahmet Yakupoğlu Müzesi’nin katkılarıyla hazırlanan sergi, çok yönlü bir sanatçıyı daha yakından tanımanız için kıymetli bir anlatı sunuyor. Sergi, 17 Mayıs’a kadar Kazlıçeşme Sanat’ta ziyaret edilebilecek.

Yahya Kemal’in öldüğü o gün
Sergideki manzaralar arasında “Rumeli Hisarı’ndan” adlı eserin ise ayrı bir öyküsü var. 1958 tarihli tablo Yahya Kemal vefat ettiğinde yapılmış ve Yakupoğlu tarafından “Yahya Kemal’in toprağa verildiği gün yapılmıştır” bilgisiyle not düşülmüş.
Kaynak: Milliyet