'Ateş topunun üzerinde gidiyoruz!' Çatışma hattındaki gemi kaptanı konuştu
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan saldırılarının ardından Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’ndeki sivil gemi trafiğine yönelik güvenlik riskleri hâlihazırda devam ediyor. İran’ın kendisine yönelik saldırılara cevap olarak Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından bölgede bulunan ve İran’ın tehditlerine rağmen boğazı geçmeye çalışan bazı gemiler Devrim Muhafızları Ordusu tarafından hedef alınmıştı. Ateşkes sürecinden hemen önce ABD Başkanı Trump, İran’ı boğazı açması için tehdit etmiş; aksi takdirde ‘bir medeniyetin yok olacağını’ söylemişti. Arabulucu ülkelerin girişimlerinin ardından bölgedeki gerilim çok daha büyük bir çatışmaya evrilmedi. Ancak Hürmüz Boğazı çevresinde bekleyen gemilerde görev yapan gemi personelleri, çatışmaların ortasında kendilerini neyin beklediğini hâlâ bilmiyor. 
Associated Press (AP), Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı arasındaki sularda seyreden bir petrol tankerinde görev yapan Iraklı kaptan Rahman Al-Jubouri ile görüştü. Jubouri; ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın küresel ticareti sekteye uğrattığını, yaşananlar sebebiyle çok sayıda denizcinin bir anda dünyanın en tehlikeli deniz rotalarından birinde mahsur kaldığını ve tüm bunlara rağmen çalışmaya devam etmek zorunda olduklarını söyledi.
‘BİR ATEŞ TOPUNUN ÜZERİNDE SEYREDİYORUZ’
AP’ye telefonla verdiği röportajda mevcut durumu anlatan Iraklı kaptan; 1984'ten beri denizcilik yaptığını ve mevcut çatışma durumunun kendisi için yeni bir durum olmadığını ifade ederek 1980-1988 yılları arasında gerçekleşen Irak-İran Savaşı ve 1991 yılındaki Körfez Savaşı’nda da benzeri durumlara şahit olduğunu belirtti. Orta Doğu bölgesindeki düşmanlıkların kendisi için yeni olmadığını vurgulayarak “Çalışmak bir kez daha gerçek bir risk hâline geldi. Ne zaman bombalanacağımızı bilmiyoruz. Bir ateş topunun üzerinde seyrediyoruz” dedi.

Palau bayraklı Sea Moon adlı tankerinde dört aydır görev yaptığını ifade eden Kaptan Al-Jubouri, hâlihazırda Aden Körfezi’nden Umman Körfezi’ne doğru seyir hâlinde olduklarını söyledi. Rotalarının Hürmüz Boğazı’nı kapsamasa bile tehlikeli olarak sınıflandırıldığına dikkat çeken Jubouri; ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla tetiklenen bölgesel savaş nedeniyle çalıştığı sektördeki güvenlik endişelerinin zirveye ulaştığını ve lojistik aksamalar yüzünden birçok alanda gecikmeler yaşandığını sözlerine ekledi.
28 Şubat’ta başlayan savaş; Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’ni içine alan geniş bir alanda bulunan tüm ticari gemileri hedef hâline getirdi. Tahran, kendisine karşı yapılan saldırılara cevap olarak çok sayıda tankeri hedef aldı ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyir güvenliğinin riskli hâle gelmesi tüm dünyada hissedilir şekilde petrol ve doğal gaz fiyatlarında artışa sebep oldu. Gerilim devam ederken çok sayıda gemi de Hürmüz Boğazı’nda mahsur kaldı ve çok sayıda sivil denizci mevcut anlaşmazlığın çözüme ulaşmasını ve çatışma hattından güvenli bir şekilde çıkmayı bekliyor.
‘MÜRETTEBATI NE YAPACAĞIMIZ KONUSUNDA EĞİTTİK’
Güvenlik riskleri sebebiyle emri altında çalışan personeli olumsuz durumlara karşı eğittiklerini belirten Jubouri, “Allah korusun, gemi ateş altına alınırsa nasıl tepki verecekleri konusunda onları eğittik" diyerek daha önce çalıştığı gemilerin hedef alındığını ve görev yaptığı 40 yıllık sürede yeteri kadar tecrübe edinme fırsatı olduğunu dile getirdi. Geçtiğimiz yıl çalıştığı geminin Yemen’de demirli olduğu sırada hedef alındığı bilgisini paylaşan Jubouri, yaşadıklarını “Gemim hedef alınınca hemen harekete geçerek önce halatları kestim ve motorları çalışır duruma getirdim. Sonrasında da sorumluluğu alarak gemiyi ve personeli korumak için hızlıca limandan ayrıldım” sözleriyle özetledi.

Yemen’de yaşadıkları olay sonucunda gemilerinin hafif hasar aldığını ancak bu hasarın seyir yapmaya engel olmadığını belirten Iraklı kaptan; mevcut risklerin devam etmesine rağmen durumun sakinleşmesinin ardından limana geri döndüklerini ve planlanan işlere devam ettiklerini söyledi. Yaşananların kendisi için normal karşılanacak bir hâle gelmiş olsa da personeli için öyle olmadığını söyleyen Jubouri; ekibinin 27 kişiden 17 kişiye düştüğünü ve insanların yaşananlar sebebiyle korktuğunu söyledi.
Uzun deniz yolculuklarının mevcut gerilim olmadan da mürettebat için psikolojik anlamda zorlayıcı olduğunu belirten ve mevcut risklerin bu durumu artırdığını ifade eden Jubouri, 4 aydır ailesinden uzakta bulunduğunu söyleyerek “Ailelerimizden ve vatanlarımızdan uzakta olmaktan dolayı acı çekiyoruz. Gemideki internet erişimi mürettebat üyelerinin aileleriyle iletişimde kalmasını sağlasa da devam eden savaşın yarattığı gerilim ortamında bu mesafe özellikle belirgin hissediliyor. En azından temel ihtiyaç malzemeleri istikrarlı durumda. Limandan yiyecek ve şişe suyunu düzenli olarak yenileyebiliyoruz” dedi.
Kaynak: Milliyet