Loading...

‘Asla yalnız yürümeyeceksin'

‘Asla yalnız yürümeyeceksin'

MELİSA VARDAL -Türkiye’nin kadınlar tarafından kurulmuş ilk müzik kolektifi Sista Sound, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü bu yıl da sahnede kutluyor. Kolektif, kuruluşunun 10. yılında düzenlediği 8 Mart buluşması için 7 Mart akşamı Salon İKSV’de 24 kadın sanatçının yer aldığı, mini festival tadında bir geceye hazırlanıyor. Reggae’den dub’a, eklektik elektronik tınılardan hip hop’a uzanan program, hem kadın müzisyenlerin hikâyelerini sahneye taşıyor hem de erkek egemen müzik endüstrisine karşı kurulan dayanışma ağlarını görünür kılıyor.

Birlikten kuvvet doğar

Beş kadın müzisyenin dayanışma ihtiyacından doğan Sista Sound, bugün kadın sanatçılar için yeni üretim kapıları açan bir yapıya dönüşmüş durumda. Sista Sound’un kurucularından Özge Ürer’in anlattığına göre kolektifin hikâyesi 2016’da, “Hiç değilse 8 Mart’ta bir araya gelip kendi alanımızı kurabilelim” diyerek yola çıkmalarıyla başlıyor. Yıllar içinde, yalnızca bir geceye sıkışan bir buluşmadan çıkıp, farklı türlerden sanatçıları bir araya getiren, etkinlik serileri düzenleyen dinamik bir yapıya evriliyor. Ürer, “Kimse bizim için o alanı açmadı, biz birbirimize alan açmayı öğrendik. Son 3.5 yıldır daha da görünür olmamızın sebebi bu: Birlikten kuvvet doğduğunu çok net görüyoruz” diyor.

Bu birlik ihtiyacının arka planında ise müzik piyasasında hâlâ güçlü biçimde hissedilen “broculuk” kültürü var. Online platformlardaki listelerden festival afişlerine uzanan tabloyu Ürer şöyle tarif ediyor:

“Line-up’lara baktığınızda kadın sanatçıların ya hiç olmadığını ya da çok az temsil edildiğini görüyorsunuz. Sorduğunuzda da çoğu zaman kimse ‘bilinçli olarak yapıyoruz’ demiyor, bilinçli yaptıklarını da sanmıyorum ama bu farkındasızlığı alışkanlığa dönüştürmüş bir erkek kulübü var. Bu da kadınların görünürlüğü ve eşit temsili için bugüne kadar çok çalışılmadığını gösteriyor.” Sista Sound ve benzeri oluşumlar tam da bu noktada devreye giriyor; hem temsil açığını görünür kılıyor hem de kadın müzisyenlerin “yalnız yürümek zorunda kalmadığı” yeni bir ekosistem kuruyor.

Öte yandan son yıllarda sahnede ve kurumlarda dengelerin yavaş da olsa değiştiğini vurguluyor Ürer: “Hem dünyada hem Türkiye’de kadın sanatçıların temsiline odaklanan oluşumlar arttı, festivaller, projeler çoğaldı. Bir de artık kültür-sanat kurumlarının yönetici kadrolarında kadınların ağırlığını görüyoruz.”

Her zevkten, her dilden

7 Mart’ta Salon İKSV’de kapılar 20.00’de açılacak. 20.30-01.00 arasında gerçekleşecek etkinlik dört bölümden oluşacak. Gecenin açılışını, Brezilya-Türkiye-Polonya üçlüsünden oluşan DJ süper grubu Dans Agogo üstlenecek. Ardından, çok dilli repertuvarıyla bilinen kadın vokal topluluğu Peradi Ensemble sahneye çıkacak.

Bu akustik performansa bu yıl Grammy aday adaylığıyla gündeme gelen Ruken Yılmaz ve genç müzisyen Nergis Fırtına konuk olacak. Üçüncü bölümde ise Sista Sound’un köklerinden gelen bir performans olacak. Sista Sound’un canlı DJ band’i eşliğinde sırayla MC’ler ve solistler, enstrümanistler ortak bir akış içinde kendi şarkılarını seslendirecek.

Bu bölümde Dilan Balkay, Peradi Ensemble’dan müzisyenler, Özge Ürer, Elçin Orçun, Melissa Lara Clissold, Tutku Dubhead, Ruken Yılmaz ve Perma yer alacak. Gecenin finalinde ise önce Sista Aloha’nın reggae seçkisi, ardından Merve Bozdağ’ın DJ seti müzikseverleri son dansa götürecek.


Kaynak: Milliyet