Loading...

Ameliyata girmeden önce saat tamir ediyormuş! Cerrahın gizli yöntemi duyanları şaşırttı

Ameliyata girmeden önce saat tamir ediyormuş! Cerrahın gizli yöntemi duyanları şaşırttı

Savran’ın bu ilgisi bir heves değil, çocukluk yıllarına uzanan bir tutku. Dedesi tarafından hediye edilen bir saatle başlayan merak, zamanla ciddi bir koleksiyona dönüşüyor. Eskişehir’de babasının marangoz atölyesinde geçen çocukluk günlerinde kazandığı haftalıklarla saat satın aldığını anlatıyor. Bu süreçte hem el becerisini geliştirdiğini hem de sabırla çalışmayı öğrendiğini ifade ediyor.

Lise yıllarında cerrah olmaya karar verdiğini söyleyen Savran, eğitim hayatını bu hedef doğrultusunda şekillendiriyor. 2008 yılında tıp fakültesinden mezun olduktan sonra ortopedi ve el cerrahisi alanında uzmanlaşıyor. Ancak onu farklı kılan şey yalnızca mesleki başarısı değil, mesleğini besleyen bu sıra dışı hobisi oluyor.

Üniversite yıllarında saatleri söküp yeniden toplamaya başladığını belirten Savran, bu uğraşın zamanla ameliyat performansına doğrudan katkı sağladığını fark ettiğini söylüyor. Özellikle mikro cerrahi gerektiren operasyonlarda el kontrolünün kritik olduğunu vurguluyor. Saat mekanizmalarının sürekli hareket halinde olması nedeniyle, bu parçalar üzerinde çalışmanın refleksleri canlı tuttuğunu ifade ediyor.

Savran bu konuda cerrahların mutlaka el antrenmanı yapması gerektiğini söylüyor. Bunun sadece klasik yöntemlerle sınırlı olmadığını aktarıyor. Çizim yapmak ya da küçük objelerle çalışmak gibi yöntemlerin bilindiğini ama saat tamirinin daha gerçekçi bir deneyim sunduğunu vurguluyor. Çünkü burada sabit bir nesne değil, sürekli işleyen bir mekanizma söz konusu.

Saat tamiri sırasında kullandığı ekipmanların ameliyathanedekilerle benzer olduğunu söyleyen Savran, büyüteçli gözlükler ve mikroskop kullandığını belirtiyor. Bu detayın tesadüf olmadığını ifade ediyor. Ona göre saatin içindeki vidalar ile insan vücudundaki bazı cerrahi uygulamalar arasında ciddi bir benzerlik var.

Uzman doktor ayrıca yaş ilerledikçe cerrahların en büyük korkularından birinin el becerisini kaybetmek olduğunu vurguluyor. Bu kaybı önlemenin yollarından birinin de sürekli pratik yapmak olduğunu belirtiyor. Saat tamirinin bu noktada güçlü bir egzersiz sunduğunu söylüyor.

Koleksiyonunda yaklaşık 700 saat bulunduğunu aktaran Savran, bunları müzayedelerden ve internet araştırmalarıyla temin ettiğini ifade ediyor. En dikkat çekici parçalarından birinin 1850 yılına ait bir cep saati olduğunu belirtiyor. Dedesinden kalan ilk saatin ise hâlâ en özel parça olduğunu söylüyor.


Kaynak: Milliyet