Olmaması gereken her şey bu oyunda
Sezon boyunca ilgiyle izlenen “Yoldan Çıkan Oyun”, Açık Hava Yaz Oyunları kapsamında sahneleniyor. Oyunun yönetmeni Lerzan Pamir “Bir oyunda olması gerekenler yerine, tüm olmaması gerekenlere şahit oluyor seyirci” diyor.
MÜJDE IŞIL İSTANBUL – Orijinal ismi “The Play That Goes Wrong” olan “Yoldan Çıkan Oyun”, İBB Şehir Tiyatroları’nın kapalı gişe oyunlarından. Henry Lewis, Jonathan Sayer ve Henry Shields’in yazdığı bu bol ödüllü oyuna bilet bulmak gerçekten zor. Nedenini izleyince anlıyorsunuz. Oyun, amatör bir tiyatro topluluğunun büyük hevesle klasik bir cinayet oyununu sahnelemesini anlatıyor. Ekibin başına gelmedik aksilik kalmıyor ve sahne bir anda hem komedi şovuna hem aksiyon alanına dönüşüyor. Üst kattan düşenler, yere kapaklananlar… Serdar Orçin, Berfu Aydoğan, Hasip Tuz, Hüseyin Tuncel, Onur Demircan, Selen Nur Sarıyar, Tarık Köksal ve Volkan Öztürk’ün rol aldığı oyun Açık Hava Yaz Oyunları kapsamında yarın ve 28 Ağustos’ta Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda saat 21.00’de sahneleniyor. “Yoldan Çıkan Oyun”un macerasını, yönetmeni Lerzan Pamir’den dinledik.
■ “The Play That Goes Wrong” 2012’den beri Londra’dan Broadway’e kadar dünyanın pek çok yerinde sahnelendi, sahneleniyor. Oyunu bunca zamandır evrensel ve popüler yapan nedir sizce?
Çok iyi kurulmuş bir yapısı var. Bu oyunda gerçek anlamda her şey yoldan çıkıyor ve sahnedeki oyuncular bu durumu toparlamak için çaresizce ellerinden gelen her şeyi deniyorlar. Bu da seyirciye inanılmaz keyif veriyor. Bir oyunda olması gerekenler yerine, tüm olmaması gerekenlere şahit oluyor seyirci. Ne zaman ne olacağını bilmediği için de her an tetikte. Her şey o anda yaşanıyor ve seyircide bunun bir parçası olduğu hissinin çok çalıştığını düşünüyorum.

■ Oyunun en çok zorlayıcı tarafı neydi sizin için?
Çok büyük bir disiplin ve hassasiyet gerektirmesi. Sahnedeki kaos ne kadar büyük görünüyorsa, arkasındaki disiplin de o kadar büyük olmak zorunda. Sahnede sürekli hataların olduğu bir oyun sahnelerken aslında belki de başka bir oyuna göre hata yapma lüksünüzün hiç olmaması. Seyircinin “Her şey kontrolden çıktı” hissine kapılması için sahne arkasında her şeyin kusursuz işlemesi gerekiyor. Oyuncunun bir saniye erken ya da geç yaptığı bir hareket, bir repliği değiştirmesi, bir objenin yanlış yerde olması bütün yapıyı bozabilir. Dolayısıyla oyunu çalışırken komedinin yanı sıra ritim, zamanlama, fiziksel koordinasyon ve güven üzerine de çok zaman ayırdık.
■ Oyun ciddi efor gerektiriyor. Ekip nasıl hazırlandı? Sahnede oyuncuların sakatlanmaması için hangi önlemler alınıyor?
Bu oyun fiziksel olarak gerçekten çok zor. Oyuncuların fiziksel olarak oyuna hazırlanması, ısınmaları ve kondisyonlarını korumaları da işin önemli bir parçası. Oyuncuların yalnızca rollerine değil, tüm oyuna hâkim olmaları şart. Hiçbir fiziksel aksiyonun ‘şansa’ bırakılmaması gerekiyor. Her hareketin, her geçişin, her objenin ve oyuncuların birbirleriyle mesafelerinin belirli olması önemli. Provalarda fiziksel aksiyonları aşama aşama ‘korkutmadan’ çalıştık. Önce hareketleri parça parça analiz edip, deneyip sonra bunları sahne üzerindeki diğer aksiyonlarla birleştirip ve en son hızını ve komedi ritmini oluşturduk. Sakatlık konusunda ise ne yazık ki zaman zaman sakatlıklar oldu ve oluyor. Oyunun baş döndürücü hızı içinde anlık bir aksama buna sebep olabiliyor. Bu konuda çok şanslıyım; ekip oyunu o kadar sevdi ve sahip çıktı ki hepsi birbirini korumak kollamak adına çok çaba sarf ediyor.
‘Seyirci daha kötüye gideceğini biliyor’
■ Oyuna yer bulmak çok zor. Aksiyon filmi izler gibi bir heyecan yaratıyor. Seyirci çok sevdi “Yoldan Çıkan Oyun”u. Bu başarının sırrını nasıl tarif edersiniz?
Oyunun seyirciyi sadece izleyen konumunda bırakmaması çok etkili. Seyirci her şeyin birazdan daha da kötüye gideceğini biliyor. Ama ne şekilde olacağını bilmiyor. Bu da sürekli bir beklenti yaratıyor. Ve en önemlisi olaylar kontrolden çıktıkça “Bu kadar da olmaz herhalde!” denen her şey oluyor. Bu oyun, olmaz denen her şeyi mümkün kılıyor. Bu da seyirciyi eğlendirirken aynı zamanda çok etkiliyor.
Kaynak: Milliyet