Dolar 49,6918
Euro 55,7233
Altın 6.384,76
BİST 11.116,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 24°C
Parçalı Bulutlu
Denizli
24°C
Parçalı Bulutlu
Paz 24°C
Pts 21°C
Sal 20°C
Çar 19°C

Müze soygunu filmi canlandırdı

Müze soygunları ve sanat eseri hırsızlığı haberleri, bu konudaki filmlere ilgiyi artırdı. Sosyal medyada yankı bulan, sinema tarihindeki sanat soygunu filmlerinde yolculuğa çıktık

Müze soygunu filmi canlandırdı
24.08.2026 07:42

Sanat eserleri son zamanlarda müzelerde değil sansasyonel soygunların merkezinde yer alıyor. Son dönemde Louvre başta olmak üzere Avrupa’daki müzelerde yaşanan hırsızlık haberleri, bir kez daha sanat ile suç dünyasının kesiştiği o tuhaf ve merak uyandırıcı alanı gündeme taşıdı. Gerçek hayattaki bu soygunların ardından, sanat eserlerinin peşine düşen hırsızları, zekâ oyunlarını ve müzelerin güvenlik duvarlarını konu alan filmlere de ilgi arttı. Biz de beyaz perdede sanat tarihinin en değerli eserlerini hedef alan bu sıra dışı soygun hikâyelerini bir araya getirdik.

“Topkapı” (1964): Müze ve soygun denince ilk akla gelen tabii ki “Topkapı” filmi. İstanbul’da geçen ve Jules Dassin’in yönettiği film, Eric Ambler’ın romanından uyarlama. Başrollerinde Melina Mercouri, Peter Ustinov ve Maximilian Schell’in yer aldığı film, Topkapı Sarayı’ndan zümrüt kaplı paha biçilmez hançeri çalmaya çalışan uluslararası bir çetenin maceralarını anlatır. Peter Ustinov, bu filmdeki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü kazandı.

“The Train” (1964): John Frankenheimer’ın yönettiği filmin kadrosunda Burt Lancaster ve Jeanne Moreau var. II. Dünya Savaşı’nın son günlerinde geçen film, Almanların Paris’teki paha biçilmez sanat eserlerini bir trenle Almanya’ya kaçırma çabasını ve Fransız direnişçilerin bu soygunu önleme mücadelesini anlatır.

“The Thomas Crown Affair” (1999): Aynı adlı 1968 yapımı filmin yeniden çevrimi. Ama bu sefer soyulan mekân banka değil, müze. John McTiernan’ın yönettiği ve başrollerini Pierce Brosnan ile Rene Russo’nun paylaştıkları film, Metropolitan Sanat Müzesi’nden Monet tablosu çalan zengin iş insanı ile zeki bir sigorta müfettişinin kedi-fare oyununu konu alır.

“Hudson Hawk” (1991): Hapis yattıktan sonra suçtan uzak hayat yaşamak isteyen ünlü hırsız Eddie “Hudson Hawk” Hawkins, arkadaşının hayatıyla tehdit edilir. Leonardo da Vinci’nin kurşunu altına çeviren gizli icadının parçalarını çeşitli müzelerden çalmaya zorlanır. Michael Lehmann’ın yönettiği filmin başrolünde gencecik Bruce Willis var.

“Trance” (2013): Bir soygun macerası da Danny Boyle’dan geliyor. Bir müzayedeci, suç çetesiyle ortaklık yaparak değerli bir Goya tablosu soygununa katılır. Ancak soygun sırasında kafasına şiddetli bir darbe alınca, tabloyu nereye sakladığını unutur. Çete lideri, tablonun yerini öğrenmek için bir hipnozcuyu devreye sokar. Başrolleri James McAvoy, Vincent Cassel ve Rosario Dawson paylaşıyor.

“Museo” (2018): Meksika’dan gelen bu film gerçek olaylara dayanıyor. 1985 yılının Noel gecesinde müze güvenliğini atlatarak Mexico City’deki Ulusal Antropoloji Müzesi’nden paha biçilmez Maya ve Zapotek eserlerini çalan iki kafadarın soygun macerasını ve sonrasında yaşadıkları pişmanlıkları anlatır. Başrolde Gael García Bernal var.

“The Duke” (2020): Roger Michell tarafından yönetilen bu film de gerçek bir olaydan uyarlandı. Film, 1961’de Londra’daki National Gallery’den Francisco Goya’ya ait “Wellington Dükü” tablosunu çalan 60 yaşındaki taksi şoförü Kempton Bunton’ı anlatıyor. Olay, İngiltere tarihinin ilk ve tek National Gallery soygunu olarak büyük yankı uyandırır ve sonrasında ilginç bir hukuk mücadelesi başlar.

Kaynak: Milliyet

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.