2 Kasım 2026, 10:54:38
Dolar 49,9721
Euro 55,8518
Altın 6.271,77
BİST 10.759,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 20°C
Hafif Yağmurlu
Denizli
20°C
Hafif Yağmurlu
Sal 21°C
Çar 19°C
Per 17°C
Cum 14°C
Reklam
Reklam

Mustafa Reşit Galip

KONUK YAZAR | Atatürk Araştırmacısı Ahmet Gürel, Cumhuriyet Ege için yazdı…

Mustafa Reşit Galip
Reklam
02.11.2026 10:36

1893 yılında Rodos’ta doğan Reşit Galip, İlk ve ortaöğrenimini Rodos İdadi’sinde yaptıktan sonra, Rodos’un İtalyanlar tarafından işgali üzerine İzmir’e göçer ve yedi yıllık lise tahsilini İzmir İdadisinde (İzmir Atatürk Lisesi) tamamlamışlardır.

1911 tarihinde Darülfünun Tıp Fakültesi’ne kayıt olan Reşit Galip, öğrencisi iken, ‘Hakikat’ gazetesi adlı bir gazete ve “Sivrisinek” adlı karikatür dergisi çıkartmıştır. Öğrenciliği sırasında, arkadaşlarının ve hocalarının dikkatini çekmiştir. Tıbbiyeden, 1917 yılında mezun olmuştur. Şam’da 4. Ordu Hıfzıssıhha kurumuna uzman olarak tayin olmuştur.

Büyük savaş bitmiş, korkunç mütareke imza edilmiş ve İstanbul işgal altındaydı. İngilizler tarafından milliyetçiler tutuklanıyordu. Dr. Reşit Galip, İstanbul’da on gençten oluşan ‘Köycüler’ adlı derneğin kurucuları arasındadır. Nisan 1919 tarihinde Anadolu’ya geçerek, bu derneğin çalışmaları doğrultusunda Kütahya’nın Tavşanlı ve Emet kazalarında çalışmaya başlamışlardır. Halk sağlığı üzerine çalışmalar yaparken köylülere milli fikirler aşılamışlardır.

Sakarya Savaşı sonrası, Reşit Galip, 5 Aralık 1921’de Mersin hükûmet doktoru olarak atanır. Mersin’de kurulan gençler birliği ve Türk Ocakları başkanlığı yapmış ve Mersin Ticaret lisesinde tıbbi ilimler öğretmenliği yapmıştır.

Mersin’de bulunduğu sırada doktorluğunun yanı sıra ‘Yeni Mersin’ gazetesinin başyazarlığını üstlenmiş ve ‘Yeni Adana’ gazetesinde de yazıları yayımlamıştır.

Lozan Anlaşması’nın imzalanmasından sonra anlaşma gereğince Türkiye- Yunanistan arasındaki nüfus değişimini düzenlemek için kurulan Türk-Yunan Mübadele Komisyonu’nda delege olarak görev yapmıştır.

Gazi Paşa, 17 Mart 1923 günü Mersin’e gelmiştir. Gazi Paşa, taht şeklinde hazırlanan oturma şekline çok sinirlenir. Dr. Reşit Galip’in yaptığı konuşmasında, ‘Sen’ diye Gazi Paşa’ya şöyle seslenmiştir:

“Paşa, Muhterem Gazi, sen bu milletin yalnız kurtarıcı ve yalnız bir kahramanı değilsin, sen bunlardan daha çok büyüksün, sen bu milletin bir ferdisin. Senin asıl büyüklüğün, bütün o büyüklüklere rağmen, milletin bireyiyim diye övünmendir.

…Hâlbuki sen, işte bu kadar evrensel şanların, şereflerin ve layık olduğun bu kadar yüksek yerinle beraber yine içimizdesin. Yine ‘Ben bu milletin bir ferdiyim’ diyorsun ve dertleşmek için gelip bizi buluyorsun. İşte bundan dolayı daha ziyade yükseliyorsun ve her büyükten daha büyük, çok büyük oluyorsun. Bu milletin bir ferdi olmakla iftihar eden Mustafa Kemal Paşa, Paşa, bin yaşa.”

Gerçekten de Gazi’ye yapılabilecek en güzel övgü, ona içtenlikle ve ‘Sen’ diyerek seslenebilmek ve Türk ulusunun bir bireyi olmasının onun en yüce özelliği olduğunu söylemekti. Gazi, bu genç insanı unutmayacaktı: Kısa bir süre sonra Dr. Reşit Galip artık milletvekiliydi. 1925 ara seçimlerinde General İzzettin Çalışlar’ın istifa etmesi ile boşalan Aydın milletvekilliğine seçilerek meclise girmiştir.

II, III. ve IV. dönem Aydın milletvekilidir. 19 Eylül 1932- 13 Ağustos 1933 arasında Millî Eğitim Bakanlığı yapmıştır.

Türk Ocakları’nın 23 Nisan 1930 günkü kurultayında 16 üyeli ‘Türk Tarihi Tetkik Heyeti’ üyeliğine seçilir ve heyetin genel sekreteri olur.

Türk Ocakları’nın kapatılması üzerine onun yerine kurulan Halkevleri örgütünün kurulmasında etkin rol almıştır. Sonradan ‘Türk Dil Kurumu’na dönüşecek olan ‘Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ içinde de yer alır ve bu cemiyetin çıkardığı ‘Öz Dilimiz’ dergisinin baş yazarlığını üstlenir.

Gazi’nin sofrasında geçen bir olay sırasında, Dr. Reşit Galip, Milli Eğitim Bakanı Esat Bey’i ağır bir şekilde eleştirir. Bu konuyu, başka bir makalede geniş olarak anlatacağım.

19 Eylül 1932 günü Dr. Reşit Galip, eleştirdiği Esat Bey’in yerine Millî Eğitim Bakanı olacaktır. Gazi, sofrasına çağırdığı Dr. Reşit Galip’i sağına, Millî Eğitim Bakanı Esat Mehmet Bey’i de soluna oturtur. Bir ara Doktor’un kulağına eğilip:

“Yarın, Millî Eğitim Bakanısın” diye fısıldar.

DR. REŞİT GALİP VE “ÖĞRENCİ ANDI”

Bakanlığı sırasında ilkokuldan başlayarak öğrencilere Atatürk ilkelerine bağlılık ruhu aşılamaya yönelen Reşit Galip Cumhuriyet 10. yılını doldururken 23 Nisan 1933 sabahı çocuklarına kendi yazdığı bir andı okutmuş ve o gün, ‘Çocuk Haftası’nı açış konuşmasında da bu metni tekrar etmişti.

‘Öğrenci Andı’ olarak bilinen metin, bu konuşmanın ardından Bakanlıkça yayımlanan bir genelge ile Cumhuriyet’in 10. yılından başlayarak okullarda sürekli hep bir ağızdan okutulmuştur.

ÜNİVERSİTE REFORMU

Mustafa Kemal Paşa’nın, Darülfünun’dan devrimlere ayak uydurabilecek çağdaş atılımlar göremeyince, 1931 yılında iki yıl sürecek bir üniversite devrimi başlatır. Darülfünun, Kurtuluş Savaşı’na da çok uzak durmuştur ve de devrimlere ne kadar uzak olduğu bilinir.

Darülfünun, gerçekten medrese zihniyetinin temsilcisiydi. Anadolu kurtulmuş, Mustafa Kemal yeni ve çağdaş bir Türkiye kurmak için çabalar göstermiş ama Darülfünun buna ayak uyduramamış, fırsat buldukça engellemeye çalışmıştır.

Üniversite kararın uygulanmasını, Mustafa Reşit Galip Bey’in bakanlığı sırasında gerçekleştirilir. Darülfünun yerine İstanbul Üniversitesi kurulmasına dair kanun 31 Mayıs 1933’te TBMM’de kabul edilirken, Dr. Mustafa Reşit Galip Bey’in bu uğurdaki çabası ile tarihe adını yazdırmıştır.

Dr. Mustafa Reşit Galip Bey’in 1 Ağustos 1933 günü, İstanbul Üniversitesinin açılış konuşmasında söylediği sözler çok önemlidir; “Türk öz malı bilim yaratmalıyız, bunu yaratmaz isek, başka ilmi gelişmelerin esiri oluruz” diyordu.

13 Ağustos 1933 günü, bakanlık görevinden ayrılır. Yasanın yürürlüğe girmesinden önce kadronun saptanmasına ilişkin yoğunlaşan eleştiriler yüzünden bakanlıktan ayrılan Reşit Galip, Anadolu Ajansı’na verilen demeçte, istifasının nedeni olarak iki haftadır süren rahatsızlığı gösterilir.

Bakanlıktan ayrıldıktan sonra rahatsızlığı zatürreye dönüşen Reşit Galip, 5 Mart 1934 günü, 41 yaşında hayatını kaybeder. Reşit Galip Bey, Zübeyre Hanım ile evli ve 3 çocuk babasıydı.

Kaynak: Cumhuriyet

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.