5 Eylül 2026, 23:52:21
Dolar 48,4354
Euro 56,2404
Altın 6.898,85
BİST 14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 35°C
Yağmurlu
Denizli
35°C
Yağmurlu
Cts 35°C
Paz 36°C
Pts 36°C
Sal 34°C

Kurbağa Adamlar’dan denizde hayati uyarı: ‘Boğulma sandığınız gibi olmuyor, plastik şişe bile hayat kurtarabilir’

Konya’da ‘Kurbağa Adam’ olarak bilinen su altı polisleri, son 1,5 ayda yaşanan 4 ayrı boğulma vakasının ardından dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Su Altı Grup Amiri Başkomiser Hakan Özdemir, boğulmanın çoğu zaman bağırarak ya da yardım isteyerek değil, saniyeler içinde ve fark edilmeden yaşandığını belirterek özellikle baraj ve göletlere karşı kritik uyarılar yaptı. Peki, tehlike anında hayat kurtarabilecek en basit yöntem ne? İşte detaylar…

Kurbağa Adamlar’dan denizde hayati uyarı: ‘Boğulma sandığınız gibi olmuyor, plastik şişe bile hayat kurtarabilir’
02.09.2026 12:12

Konya Emniyet Müdürlüğü, 9 yıl önce Koruma Şubesi’ne bağlı olarak ‘Su Altı Grup Amirliği’ni kurdu. Su Altı Grup Amirliği, Konya başta olmak üzere Afyonkarahisar, Aksaray, Isparta ve Karaman’da baraj ve göllerde oluşan boğulma olayları ile sel felaketlerinde arama-kurtarma çalışması yürütüyor. Halk tarafından ‘Kurbağa adam’ olarak bilinen su altı polisleri, göreve her an hazır olmak için eğitimlerini, baraj ve göletlerde sürdürüyor. Ekipler son 1,5 ayda 1’i Karaman, 3’ü Konya’da gerçekleşen baraj ve göletlerdeki boğulma olaylarına müdahale etti.

Su Altı Grup Amiri Başkomiser Hakan Özdemir, her an göreve hazır olduklarını belirterek, “Görev alanımız Karaman, Isparta, Afyonkarahisar, Aksaray ve Konya olmak üzere 5 ildir. Türkiye’nin herhangi bir yerinde bir boğulma vakası olduğunda, Koruma Daire Başkanlığımızın yönlendirmesiyle oralarda da görev almaktayız. Bundan önce Karadeniz’de meydana gelen sel felaketinde, Doğu Anadolu’da meydana gelen deprem felaketlerinde, İzmir’de meydana gelen deprem felaketinden sonraki tsunami de görev aldık.

Bu yıl her ne kadar boğulma olaylarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla okullarda, AVM’lerde, fuarlarda, kent meydanlarında vatandaşlarımıza alınabilecek önlemleri anlatıyor olsak da son 1,5 ay içerisinde 4 ayrı boğulma vakasına müdahale etmek zorunda kaldık. Bu durum da konunun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır” diye konuştu.

‘KÜÇÜK TEDBİRLER, BÜYÜK ACILARIN ÖNÜNE GEÇER’

Boğulma olaylarına karşı uyarıda bulunan Özdemir, “Boğulma, sessiz gerçekleşir. Bilindiği gibi bağırarak, el sallayarak değil. Çoğu zaman fark edilmeden çok hızlı yaşanır. Bunun önüne geçilebilmesi için alınacak ilk tedbir, doğru yer seçimidir. Baraj, gölet ve kanallarda suya kesinlikle girilmemelidir. Cankurtaran ve uyarı işaretleri bulunan etrafı dubalarla çevrili plajlar tercih edilmelidir. Can simidi, ip, uzun bir değnek gibi yardımcı aparatlar kullanılmalı. İçi boş plastik şişeler bile su üstünde tutunmayı sağlayabileceği için kazazedeye atılabilir. Unutulmamalıdır ki birçok olayda kurtarmaya çalışan vatandaşlarımız da hayatını kaybetmektedir. Su güvenliği basit ama hayati kurallara dayanır. Küçük tedbirler, büyük acıların önüne geçer” dedi.

‘DİKKATLİ DAVRANMAMIZ GEREKİYOR’

En son yapılan arama-kurtarma çalışmasını örnek gösteren Özdemir, şöyle konuştu:

”Son 1,5 ayda gittiğimiz görevlerde boğulma vakaları, her ne kadar birbirine benzese de farklı olaylardı. Birisi av malzemesini alırken, birisi yüzerken, birisi arkadaşıyla şakalaşırken, diğeri de fotoğraf çekerken ama hepsinde çok basit önlemler alınıp dikkatli olunsaydı, hiçbiri yaşanmayacaktı. Yaklaşık 10 gün önce Altınapa Barajı’nda boğulma konusu yaşandı. Ailesiyle balık tutmak için gelen vatandaşımız, av için kullandığı yemi uzaktan kumandalı gemiyle gönderiyor ama yem makinesi çalılıklara takılıyor. Onu kurtarmak için müdahale etmeye çalışıyor.

Burada gerektiğinde vazgeçebilmesi gerekiyordu. Bizler bile bu suya girdiğimizde suyun dip yapısını net olarak bilmiyoruz. Çünkü bu sularda görüş yoktur. Altı balçık, bazı olta malzemeleri, misinalar, ağlar olabiliyor. Aynı zamanda kesici malzemeler oluyor. Yosunlar çok uzun olduğundan dolayı ayağınıza sarılabiliyor. Bu durumlar bizim için bile risk teşkil ederken, maalesef yüzmeyi az bilen vatandaşlarımız için çok daha büyük risk teşkil etmekte. Buralarda özellikle, gerekirse ekipmandan vazgeçip kendi hayatımızı daha ön plana alıp, dikkatli davranmamız gerekiyor.”

Kaynak: Milliyet

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.