4 Eylül 2026, 20:27:45
Dolar 48,4424
Euro 56,2787
Altın 6.890,37
BİST 14.021,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 35°C
Hafif Yağmurlu
Denizli
35°C
Hafif Yağmurlu
Cts 35°C
Paz 36°C
Pts 36°C
Sal 34°C

‘Fırtınadan Önce’ ve ‘Oak Caddesi’nin Sonu’ gösterimde: Bilinmeyen kahramanlar

Anthony Maras’ın Fırtınadan Önce filmi, Normandiya Çıkarması’nın kaderini etkileyen meteorolog James Stagg’ın gerçek öyküsünü anlatırken; David Robert Mitchell’in Oak Caddesi’nin Sonu yapımı ise bir banliyö mahallesini milyonlarca yıl öncesine taşıyan gizemli olayları beyazperdeye taşıyor.

‘Fırtınadan Önce’ ve ‘Oak Caddesi’nin Sonu’ gösterimde: Bilinmeyen kahramanlar
15.08.2026 04:21

John F. Kennedy, 1961’de ABD başkanı olarak göreve başladığında Normandiya Çıkarması’nın eski başkomutanı Eisenhower’a askeri operasyonunun başarısını sordu, general basitçe “Müttefiklerin Almanlardan daha iyi meteorologları vardı” yanıtını verdi.

Hava koşullarının doğru hesaplanması, harekâtın başarısında en önemli unsurdu. Haziran 1944’te Churchill’in en güvendiği meteorolog Albay James Stagg, hamile eşini evde bırakarak Eisenhower’ın karargâhına gelir. Hava tahmincileri arasında rekabet başlar. ABD’li Krick, geçmişteki benzer olaylara dayandırdığı analoji yönetemini kullanır, inatçı, uzlaşmaz Stagg bilimsel verileri sonuna dek izler. Yönetmen Anthony Maras (Otel Mumbai) yazar David Haig’in Pressure (Baskı/2012) oyununu sinemaya uyarladı.

Dramatik gerilim bilim insanlarının ofisi, müttefik ordusunun strateji odasında geçer. Tarihin en büyük deniz çıkarmasından önceki 72 saatte meteorologla general zorlu bir seçimle karşı karşıya kalır. İskoç James Stagg, tüm komutanlara meydan okur, 5 Haziran için anormal derecede değişken koşullar, dev dalgalar, sağanak yağmur, sıfır görüş mesafesi öngörür, orduya “Doğanın gazabıyla karşılacaksınız” der. 6 Haziran içinse bir durgunluk tespit eder, Eisenhower, Stagg’a güvenir.

KORKUNÇ GERÇEKLER

Yönetmen Anthony Maras’ı bilinmeyen kahramanların öyküsü hep etkiledi. Bu gerçek öykü 1944’te savaş zamanında geçiyor olabilir; özünde, hayatımızın en zor kararlarını nasıl verdiğimizle, iktidara karşı gerçeği söylemek, inançlarımızın arkasında durma cesaretine sahip olmakla ilgili. Stagg duymak istemediklerini bilse bile üstlerine duymaları gerekenleri, korkunç gerçekleri söyler. Aynı zamanda insanlığın doğayla olan ilişkisini de vurgular.

Maras, olaylardan çok insanlara odaklanarak hikâyesini anlatır. Yavaş hareket eden bir hava sistemi etrafında içgüdüsel bir gerilim yaratır, her sahnede gerilimi ustaca artırır.

Derin karakter analizi, senaryoyu yazar Haig’le birlikte yazması, olağanüstü performanslar, titiz yapım tasarımları, özgün dönem detayları, renklendirilmiş arşiv görüntüleri filmin atmosferini güçlendirir.

James Stagg rolünde Andrew Scott, General Eisenhower’da Brendan Fraser, sekreter Teğmen Kay Summersby’de Kerry Condon, General Montgomery’de Damian Lewis etkileyici oyunculuklar sunarlar.

İNSANLAR DİNOZORLARA KARŞI

David Robert Mitchell, It Follows (Peşimdeki Şeytan/2014), Under the Silver Lake (Gölün Altında/2018) filmlerinden sonra bir yerin normal yaşamını altüst eden olay örgüsünü, kentsel kâbusları kenara bırakıp Amerikan hayal gücünün simgesi olan banliyö konutlarını ele alır.

Yıl 1982, ABD’de sakin bir banliyö (Peşimdeki Şeytan/2014) mahallesindeyiz.

Eğlenceli bir günün ardından gece çok garip olaylar olur, büyük bir ışık hüzmesi, sis banliyöyü sarar. Platt ailesi sabah uyandığında Oak Caddesi’nin bilinmeyen bir bölgeye, başka bir zamana (240 milyon yıl öncesi) taşındığını fark eder: Hava çok sıcaktır; elektrik, su, iletişim yoktur, tropik dev ağaçlar her yeri sarmıştır. Bu kozmik olayın karşısında güncel sorunlarını unutan aile hayatta kalabilmek için birlikte hareket eder.

Gerilimle bilimkurguyu 80’lerin estetiğiyle harmanlayan yönetmen belirsizliği, huzursuzluğu her an duyumsatır. Aksiyon, gerilim, dram, komedi içeren filmde 80’lerin sinemasal anlatım dili zoomlar, çift odaklı çekimler, geniş planlar, renk paleti vardır.

Anne Hathaway, Ewan McGregor, Maisy Stella, Christian Covery’nin oynadığı Oak Caddesi’nin Sonu, Steven Spielberg’in dinozor filmlerine saygıda bulunur. Türün hayranları için benzersiz bir yapım.

Kaynak: Cumhuriyet

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.