12 Eylül 2026, 10:05:31
Dolar 48,5250
Euro 56,3246
Altın 6.784,88
BİST 14.467,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 35°C
Açık
Denizli
35°C
Açık
Per 37°C
Cum 37°C
Cts 38°C
Paz 37°C

Bir şarkıyı çevirince elde ne kalır?

Müzisyen ve akademisyen Alaz Pesen, “Şarkı Çevirisi: Müzik Tarihimizden Unutulmaz Örnekler” adlı kitabında şarkı çevirisini dil arası aktarımdan ziyade müzik, söz, dönem ve dinleyiciyle yeniden kurulan bir üretim alanı olarak ele alıyor.

Bir şarkıyı çevirince elde ne kalır?
11.09.2026 07:51

MELİSA VARDAL – Bir şarkıyı başka bir dile aktardığımızda gerçekten neyi çeviriyoruz? Sözleri mi, melodiyi mi, yoksa şarkının taşıdığı kültürel hafızayı mı? Müzisyen ve akademisyen Alaz Pesen, “Şarkı Çevirisi: Müzik Tarihimizden Unutulmaz Örnekler” adlı kitabında bu sorunun peşine düşerek Türkiye müzik tarihindeki çeviri şarkılara farklı bir pencereden bakıyor.

Şarkı çevirisinin yalnızca iki dil arasında yapılan bir aktarım olarak değil müzik, söz, yorum, dönem ve dinleyiciyle birlikte yeniden kurulan bir üretim alanı olduğunu vurgulayan Pesen’in çalışmasının merkezinde, bir şarkının başka bir dile geçtiğinde aynı kalmasının beklenemeyeceği fikri bulunuyor. Çünkü şarkı sözünü şiirden ayıran temel unsurlardan biri, kelimelerin melodinin içinde yaşaması. Bu nedenle çeviride anlam kadar hecelerin müziğe oturması, vurguların korunması, sözcüklerin söylenebilir olması ve yeni dilde doğal duyulması da önem kazanıyor. Kitap bu yaklaşımıyla Türkiye’de farklı dönemlere yayılan örneklerle açarak yabancı dillerden yapılan aranjmanlardan marşlara, halk müziğinden rock ve protest müziğe uzanan bir repertuvar üzerinden, başka dillerden gelen ezgilerin Türkiye’de nasıl yeni anlamlar kazandığını gösteriyor.

Örneklerle çeviri

Kitapta yer alan “Dağ Başını Duman Almış”, bir melodinin yeni sözlerle bambaşka bir toplumsal hafızaya yerleşmesinin dikkat çekici örneklerinden biri. İsveçli besteci Felix Körling’in bestesinden hareketle Türkiye’de yeni sözlerle söylenen eser, zaman içinde yalnızca bir şarkı olmaktan çıkarak gençlik ve ortaklık duygusuyla özdeşleşen bir marşa dönüşüyor.

“Çav Bella” ise başka bir dönüşüm biçimine işaret ediyor. İtalyan direniş kültürüyle özdeşleşen “Bella Ciao”, farklı dillere ve coğrafyalara taşındıkça yeni politik ve toplumsal çağrışımlar kazanıyor. Türkiye’deki karşılığı da dolaşımın bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Yeni Türkü’nün “Olmasa Mektubun” parçası ise fonetik şarkı çevirisi başlığında karşımıza çıkıyor. Pesen’in kitabında bu örneklerin yanında Hasan Mutlucan’ın “Şu İzmir’den Çekirdeksiz Nar Gelir”i, Ajda Pekkan’ın “Bambaşka Biri”, Athena’nın “Ben Böyleyim”i ve “Her Yerde Kar Var”ı gibi pek çok örnek de inceleniyor.

Kitapta yer alan QR kodları okutularak Spotify ve YouTube üzerinden sayfalarda geçen şarkılar dinlenebiliyor.

Kaynak: Milliyet

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.