3 Kasım 2026, 16:26:49
Dolar 49,9974
Euro 55,9379
Altın 6.279,13
BİST 11.019,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 21°C
Az Bulutlu
Denizli
21°C
Az Bulutlu
Pts 20°C
Sal 22°C
Çar 18°C
Per 17°C
Reklam
Reklam

Akciğer kanseri yalnızca sigara içenleri tehdit etmiyor! Uzun süren öksürüğü hafife almayın

Pasif sigara dumanı, hava kirliliği ve radon gibi etkenler de akciğer kanserine yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle sigara kullanan kişilerin uzun süren öksürüğü alışkanlık olarak görüp doktora başvurmayı ertelemesinin erken tanı fırsatını kaçırabileceği uyarısında bulunuyor.

Akciğer kanseri yalnızca sigara içenleri tehdit etmiyor! Uzun süren öksürüğü hafife almayın
Reklam
03.11.2026 16:12

Akciğer kanseri yalnızca sigara kullanan kişilerde görülmezken, sigara içenlerin uzun süren öksürüğü sigaraya bağlaması hastalığın tanısında gecikmeye neden olabiliyor. Uzmanlar, pasif sigara dumanı, radon, hava kirliliği ve mesleki maruziyetlerin de risk oluşturduğuna dikkati çekerek erken tanının önemini vurguluyor. Dünyada kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer alan akciğer kanseri, yalnızca sigara kullanan kişileri tehdit etmiyor. Tütün ve tütün ürünlerinin yanı sıra pasif sigara dumanı, hava kirliliği, radon ve bazı mesleki maruziyetler de hastalığın risk faktörleri arasında bulunuyor. Özellikle sigara kullanan kişilerin uzun süren öksürüğü sigaraya bağlayarak hekime başvurmayı ertelemesi, erken tanı fırsatının kaçırılmasına yol açabiliyor. Daviva Avcılar Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Selçuk Köse, Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hastalığın risk faktörleri, belirtileri ve tedavi yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Öksürüğü sigaraya bağlamak tanıyı geciktirebiliyor

Tütün ve tütün ürünlerinin akciğer kanserinin en önemli ve önlenebilir risk faktörü olduğunu belirten Doç. Dr. Selçuk Köse, sigarayı bırakmanın kullanım süresi ne olursa olsun sağlık açısından önemli faydalar sağladığını ifade etti. Akciğer kanserinin yalnızca sigara içenlerde görülmediğine dikkati çeken Köse, pasif sigara dumanı, radon, hava kirliliği ve mesleki maruziyetlerin de hastalık açısından risk oluşturduğunu kaydetti. Uzun süren veya karakteri değişen öksürük, kanlı balgam, açıklanamayan kilo kaybı, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Köse, özellikle sigara kullanan kişilerin öksürüğü alışkanlıkla ilişkilendirerek hekime başvurmayı geciktirebildiğini aktardı. Bu belirtilerin her zaman kanser anlamına gelmediğini ancak mutlaka araştırılması gerektiğini vurguladı.

Erken dönemde belirti vermeyebilir

Akciğer kanserinin erken evrelerde herhangi bir belirtiye neden olmayabileceğini belirten Köse, yüksek risk grubundaki kişilerin yalnızca şikayetlerin ortaya çıkmasını beklememesi gerektiğini ifade etti. Yaş ve sigara kullanım öyküsü gibi ölçütlere göre uygun bulunan kişilere düşük doz akciğer tomografisiyle tarama yapılmasının hastalığın erken evrede tespit edilmesine katkı sağlayabileceğini kaydeden Köse, tarama kararının muhtemel yararlar ve riskler değerlendirilerek kişiye özel verilmesi gerektiğini bildirdi.

Kapalı ameliyatlar iyileşme sürecini kolaylaştırıyor

Cerrahi tedavinin özellikle erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinde temel tedavi seçeneklerinden biri olduğunu belirten Köse, uygun hastalarda ameliyatların minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirilebildiğini aktardı. Halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen yöntemde küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletlerle göğüs boşluğuna ulaşıldığını belirten Köse, kanserli akciğer dokusunun ve gerekli lenf bezlerinin çıkarıldığını ifade etti. Uygun hastalarda kapalı cerrahinin açık ameliyata kıyasla ameliyat sonrası ağrının azalması, hastanede kalış süresinin kısalması ve günlük yaşama daha hızlı dönüş gibi avantajlar sağlayabildiğini kaydetti. Ameliyat yönteminin belirlenmesinde tümörün büyüklüğü, yerleşimi ve evresinin yanı sıra hastanın solunum kapasitesi ve eşlik eden hastalıklarının da dikkate alındığını belirtti.

Tedavi hastaya özel planlanıyor

Akciğer kanserinde tedavi yaklaşımının hastalığın türüne, evresine ve tümörün moleküler özelliklerine göre belirlendiğini aktaran Köse, cerrahinin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin de uygulanabildiğini bildirdi. Bazı hastalarda ameliyat öncesinde veya sonrasında ek tedavilere ihtiyaç duyulabildiğini belirten Köse, tedavi kararlarının farklı uzmanlık alanlarının ortak değerlendirmesiyle alınmasının önem taşıdığını ifade etti. Köse, akciğer sağlığının korunması için tütün ürünlerinden uzak durulması, uzun süren şikayetlerin ihmal edilmemesi ve risk grubundaki kişilerin erken tanı imkanları hakkında hekimlerine danışması gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Milliyet

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.