Kuru fasulyede kimsenin bilmediği tehlike! 4-5 tanesi bile zehirleyebilir, gözden kaçan hata
Aynı sofrada yemek yiyen birkaç kişi, yemekten bir-iki saat sonra birdenbire fenalaşıyor: mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, ishal… İlk akla gelen genelde bozuk et ya da salça oluyor. Oysa masadaki asıl şüpheli çok daha masum görünen bir malzeme olabilir: Kuru fasulye.
Evet, yanlış okumadınız. Türk mutfağının vazgeçilmezi kuru fasulye, yeterince pişirilmediğinde gerçek bir zehirlenme kaynağına dönüşebiliyor. İşte perde arkasında olan biteni ve mutfağınızda alacağınız birkaç basit önlemi anlatıyoruz.
Suçlu kim?
Çiğ ya da az pişmiş fasulyenin içinde fitohemaglutinin (kısaca PHA) adlı doğal bir toksin bulunuyor. Bu madde aslında bitkinin kendini zararlılara karşı korumak için geliştirdiği bir savunma mekanizması. Vücuda etkisiz hale getirilmeden girdiğinde ince bağırsağın yüzeyindeki hücrelere yapışıyor ve sindirim sistemini alt üst ediyor. Belirtilerin günler sonra değil, yemekten sadece birkaç saat sonra ortaya çıkmasının nedeni de bu hızlı etki mekanizması. En çarpıcı detay ise şu: Bazı hassas kişilerde sadece dört-beş adet çiğ kırmızı böbrek fasulyesi bile rahatsızlık yaratmaya yetebiliyor.
Hangi fasulye daha riskli?
Toksin miktarı her fasulye türünde aynı değil. En yüksek seviyeler, market raflarında “kidney bean” olarak da bilinen koyu kırmızı böbrek fasulyesinde görülüyor. Türk mutfağının klasiği beyaz fasulyede de bu madde bulunabiliyor, ancak genellikle kırmızı çeşide kıyasla daha düşük düzeylerde.
‘Saatlerdir pişiyor’ demek güvenli demek değil
Burada asıl yanılgı şu cümlede gizli, “Zaten saatlerdir ateşte, artık pişmiştir.” Oysa PHA bir protein olduğu için onu etkisiz hale getiren şey süre değil, ulaşılan sıcaklık.
Uzmanlar, toksinin 85 derecede bir saat boyunca pişirilse bile hâlâ etkin kalabildiğini belirtiyor. Bu yüzden düşük ısıda uzun süre çalışan yavaş pişiriciler (slow cooker), kuru fasulyeyi doğrudan pişirmek için güvenli kabul edilmiyor. Fasulye görünüşte yumuşamış ve yenilebilir hale gelmiş olsa da, tencerenin içi toksini yok edecek sıcaklığa hiç ulaşmamış olabilir.
Islatmak da tek başına çözüm değil, sadece bazı maddelerin suya geçmesini sağlıyor ve pişmeyi kolaylaştırıyor. Asıl güvenlik adımı, ıslatmadan sonra yapılan gerçek ve kuvvetli bir kaynatma.
Doğru pişirme nasıl yapılır?
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin önerdiği adımlar oldukça net:Kuru fasulyeyi 6-12 saat suda bekletin. Bekletme suyunu dökün, temiz su ekleyin. 100 derecede en az 30 dakika kaynatın. Çeşidine göre süreyi uzatarak tanelerin tamamen yumuşadığından emin olun.Bu ilk kaynatma adımından sonra yemeği kısık ateşte pişirmeye devam etmenizde hiçbir sakınca yok. Yavaş pişirici kullanmayı planlıyorsanız, özellikle kırmızı böbrek fasulyesini önce ayrı bir tencerede iyice kaynatıp öyle cihaza eklemeniz gerekiyor.
Peki konserve fasulye güvenli mi?
Konserve fasulyede bu risk yok. Üretim sürecindeki ısıl işlem, toksini etkisiz hale getirecek sıcaklığa zaten ulaşıyor. Bu yüzden kutudan çıkan fasulyeyi süzüp yıkadıktan sonra yeniden kaynatmanıza gerek kalmadan, hatta soğuk salatalarda bile rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Kaynak: Milliyet