13 Eylül 2026, 12:20:28
Dolar 48,5250
Euro 56,3246
Altın 6.784,88
BİST 14.467,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 34°C
Açık
Denizli
34°C
Açık
Çar 35°C
Per 37°C
Cum 38°C
Cts 38°C

3 bin yıllık Midas Kenti’nde tepki çeken görüntüler! Tarihi duvarlara isim ve şekiller kazıdılar

Binlerce yıldır ayakta duran tarihi miras, insan eliyle zarar gördü. Eskişehir’in Han ilçesindeki yaklaşık 3 bin yıllık Midas Kenti’nin duvarlarında isimler ve çeşitli şekiller gören ziyaretçiler büyük tepki gösterdi. Frigler tarafından M.Ö. 8. yüzyılda kurulan ve 17 metrelik Midas Anıtı ile tanınan Yazılıkaya’daki oyuk ve mağaralarda ortaya çıkan görüntüler tepki çekti.

3 bin yıllık Midas Kenti’nde tepki çeken görüntüler! Tarihi duvarlara isim ve şekiller kazıdılar
13.09.2026 11:21

Eskişehir’de bulunan ve yaklaşık 3 bin yıllık olan Midas Kenti’nin duvarlarına yazılan isim ve şekiller görenlerin tepkisini çekti.
Eskişehir’in Han ilçesinde bulunan ve M.Ö. 8. yüzyılda Frigler tarafından kurulan, 17 metrelik Midas Anıtı ile tanınan ve Dağlık Frigya’nın en büyük dini merkezi olan 3 bin yıllık Midas Kenti olarak bilinen Yazılıkaya’nın duvarlarına yazılan isim ve çizilen şekiller görenleri rahatsız etti.

Tarihi alanının kimliği belirsiz şahıs veya şahısların tahrip edilmesi bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de dikkatini çektiği öğrenildi. Alanı ziyaret eden vatandaş Sade Aslan, tarihi yapılardaki tahribata tepki gösterdi. Oyuklarda ve mağaralarda karşılaştığı manzarayı sosyal medyada paylaşan Aslan, bölgede güvenlik önlemlerinin ve kamera sistemlerinin artırılması gerektiğini ifade etti.

“YABANCI TURİSTLER YAPILARI DEĞİL TAHRİBATLARI ÇEKİYORDU”

Tarihi alanın turizme açıldıktan sonra zarar görmeye başladığını belirten Sade Aslan, “Yazılıkaya’ya gittim, çok tavsiye ettiler. Gerçekten de çok güzel bir yer fakat videoda da belirttiğim gibi gördüğüm şeyler inanılmazdı. Yazı yazmışlar, kazımışlar, tuhaf tuhaf ve terbiyesizce resimler çizmişler. Ateş yakmışlar, etrafta idrar kokusu var. İnanılır gibi değil, hiç böyle bir şey hayal etmemiştim. Hatta biz oradayken yabancı turistler vardı. Turistler yapıları çekmekten ziyade sürekli olarak bu tahribatları çektiler, bu durum çok üzücü. Bence kesinlikle kamera olmalı. Güvenlik görevlisi ben göremedim, var mıdır bilmiyorum ama kesinlikle olmalı. Artık sokaklarda, kıyıda köşede bile kameralar varken bu gibi tarihi yerlerde kamera olmaması çok üzücü. 3 bin yıllık bir geçmişi varmış. Yani önemini kelimelerle tarif etmek biraz yetersiz kalır çünkü toprağımızın ve her taşımızın bizim için önemi var. 3 bin yıldır bugünlere gelmiş ve korunmuş olan bu yapı, orada yaşayan birkaç kişiyle de konuştuğuma göre, turizme açıldıktan sonra bu hale gelmeye başlamış” dedi.

“BU DURUM AİLEDE BAŞLAR, OKULDA DEVAM EDER”

Ören yerlerinin giriş çıkış saatlerine düzenleme getirilmesi gerektiğini söyleyen Aslan, çevre bilincinin küçük yaşta kazandırılması gerektiğine dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bir de turizme açılan yerler bence biraz daha saatli olmalı. Yani belli saatlerde açılıp belli saatlerde kapanmalı ve güvenlik mutlaka bulunmalı. Ben hiçbir güvenlik göremedim. Mağaraların içlerinde, yani her girdiğiniz mağarada ben mağara diye tabir ediyorum ama eskiden o dönemde orada yaşamışlar, o oyukların içinde girdiğiniz ilk anda karşılaştığınız şey tuhaf tuhaf yazılar, isimler ve terbiyesizce ifadeler oluyor. Bence kesinlikle önlem alınmalı. Bir de kısaca şuna değinmek istiyorum: Bakın, bunun kaynağı aslında dün ya da bugün başlamış değil. 5 yaşındaki çocuklar parklarda salıncakları kırarken ya da bir çocuk anaokuluna, ilkokula başladığında arkadaşının kalemini, defterini kırdığında ‘Çocuktur geçer, çocuktur yapar’ dediğimizde başlıyor. Fakat bu videoya gelen bazı yorumları görünce de hayretler içinde kaldım. Bugün yazılan bu yazıların 3 bin yıl sonra da bir anı veya tarih olabileceğine inanan insanlar var. Bu durum ailede başlar, daha sonra okulda devam eder ve en sonunda kişinin kendisini geliştirmesiyle şekillenir.”

Kaynak: Milliyet

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.