Loading...

Savaş gemisinde tek sivil personeldi! Pilot olamadı, şimdi ABD'de doktor: '6 ayda adapte oldum'

Savaş gemisinde tek sivil personeldi! Pilot olamadı, şimdi ABD'de doktor: '6 ayda adapte oldum'

Betül Topaklı / Milliyet.com.tr - Doğan Şevki Kalamanoğlu, 1993 yılında Zonguldak Ereğli’de doğdu. Annesi ve babası tarih öğretmeni olan Doğan’ın turizm sektöründe çalışan bir erkek kardeşi var.  Yaz aylarının tamamını dedesinden kalan fındıklıkta çalışarak geçiren Doğan, derslerine odaklı başarılı bir öğrenciydi. Küçük çocuğa ne olacaksın diye sorduklarında, hep savaş pilotu olmak istediğini söylüyordu. Bu hayalinin peşinden gitti ve askeri lise sınavlarına girdi. Yazılı sınavları, fiziki yeterlilik testlerini ve mülakatları başarıyla geçti ancak omurgasında ve görme yetimde saptanan sorunlar nedeniyle sağlık aşamasında elendi. Bu durum, hangi mesleği seçeceği konusunda bir süre kararsızlık yaşamasına neden olsa da bu durum uzun sürmedi. Dersleri iyi olan Doğan’ın tercihi tıp fakültesi oldu. Doğan o günleri şöyle anlatıyor:

“Tıp fakültesine başladığımda İngilizcem iyi seviyede olduğu için hazırlık sınıfını atladım. Ancak bu durum, hem bunalmama hem de gerçekten tıp okumak isteyip istemediğime karar veremememe yol açtı ve kendimi bir süre okuldan geri çektim. Bu benim birinci sınıfta kalmama neden oldu. Daha sonra müziğe olan ilgimle bu süreci dengelemeyi öğrendim ve fakülteyi sorunsuz şekilde bitirdim. Tıp okurken aklımda belirli bir uzmanlık hedefi yoktu. Erasmus yaparken bir arkadaşım sayesinde Amerika’daki sınav sürecini duydum. O dönem için yalnızca zihnimin bir köşesinde duran bir fikir olarak kaldı.”

‘GEMİDEKİ TEK SİVİL PERSONELDİM’

Doğan, savaş pilotu olamamıştı ama zorunlu hizmetini bir savaş gemisi olan TCG Kemalreis’te sivil doktor olarak yapmayı başardı. Gemideki tek sivil personeldi. O dönem Doğan’ın da zihninde Amerika fikri de netleşmeye başladı. Savaş gemisinin ilk seferine çıkmadan önce sınav için önemli olan kitaplardan birini alarak gemiye bindi. Ancak söz konusu seyir döneminde pandemi başladı ve 20 gün olarak planlanan seyir, toplam 8 ay sürdü. Doğan, bu süreçte yoğun şekilde ders çalıştı, spor yaptı ve en önemlisi psikolojisini sağlam tutmaya çalıştı. Gerek pandemi koşulları gerekse Libya ve Doğu Akdeniz görevlerindeki gerginlikler, hiç eğitim almadığı ve hazırlanmadığı bir ortamda olması nedeniyle zorlayıcıydı. Ancak tüm bunların üstesinden gelmeyi başardı. Özellikle bir sivil olarak o ortamda kendine bir yer edinmenin yanı sıra gelişerek ayrılmasını bildi.

ARABASINI SATIP TÜM BİRİKİMİNİ HARCADI

Doğan, bu sekiz aylık sürecin ardından kara birliğine atandı ve burada 3 sene daha çalışmaya devam etti. Yine aynı süreçte Amerika sınavlarına yoğun şekilde hazırlanmaya başladı. Toplamda yaklaşık 35 saat süren dört sınava girdi ve Amerika’da doktorluk için gerekli sertifikaları aldı. Sonrasında arabasını satmasına ve tüm birikimini harcamasına neden olan ancak çok değerli tecrübe kazandığı rotasyonlar için Amerika’ya geldi. Mülakat sürecinde ise Türkiye’de acil serviste asistan doktor olarak çalıştı. Doğan’a göre bu Türkiye’de yapılabilecek en zor işlerden biriydi ancak bu ona çok ciddi klinik tecrübe kazandırdı ve Amerika’ya geldiğinde işine çok daha rahat adapte olmasını sağladı. Mülakatlar sonucunda da Kaliforniya’daki bir Community Hospital’dan kabul aldı ve 2024 yılında asistanlığa başladı.


“Amerika’ya ilk geldiğimde şehir yapısına alışmak benim için zordu. Şehirler çok geniş, her yere arabayla gidiliyor ve insanlar sokakta yürümüyordu. Hayatının büyük bölümünü deniz kenarında ve merkezi yerlerde geçirmiş biri olarak bu durum beni zorladı. Bunun yanında kültüre ve hastane sistemine uyum sağlamak da zaman aldı. Burada tıbbi kayıtlar çok detaylı tutuluyor; sağlık sistemi dava süreçleriyle yakından ilişkili olduğu için notlar oldukça uzun. Yaklaşık altı ayın sonunda büyük ölçüde adapte oldum ve şu anda süreç iyi ilerliyor. Ekonomik açıdan da elbette ciddi avantajlar var. Videolarımda uzman maaşlarından bahsettiğimde, izleyenler bu maaşları şu an kazandığımı sanabiliyor ancak ben hâlâ asistan doktorum. Buna rağmen geleceğim için çok iyi bir yatırım yaptığımı düşünüyorum.”

‘GENÇ DOKTORLAR GEREKSİZ YERE KORKUTULUYOR’

Amerika’ya kabul almasıyla birlikte Influencer’lık sürecine de başladığını söyleyen Doğan, “Türkiye’deki gençleri bilgilendirmek ve onlara rol model olabilmek benim için büyük bir onur. Amerika konusunda yalnızca doktorlara yönelik tavsiye verebilirim çünkü sürecin nasıl işlediğini biliyorum. Burada en önemli iki kriter var: Sınav skorları ve Amerika tecrübesi. Bu nedenle bağlantılar kurmak, rotasyon ve stajlar için buraya gelmek çok önemli. Bazı platformlarda bu yolun neredeyse imkânsız olduğu söylenerek genç doktorlar gereksiz yere korkutuluyor. Oysa özellikle dahili branşlar için imkânsız değil. Ben mezuniyetimin üzerinden beş yıl geçmiş olması ve tıp fakültesindeki sene kaybım gibi birçok hatalı davranışa rağmen kabul alabildiysem, birçok kişinin de alabileceğine inanıyorum. Elbette bu yol çok zor ve çok masraflı ancak karşılığı da bir o kadar değerli” dedi.


İKİ YIL SONRA DAHİLİYE UZMANI OLACAK

“Şu an önceliğim asistanlığı tamamlamak” diyen Doğan, “Bir buçuk yıl geride kaldı, önümde bir buçuk yıl daha var. 2027 Temmuz ayında dahiliye uzmanı olarak göreve başlamayı hedefliyorum. Bu eğitimim sonrasında her zaman hayalini kurduğum müzik kariyerime de odaklanmayı planlıyorum. Özellikle mezuniyet sonrası Türkiye’de bir albüm çalışması yapmayı hedefliyorum ve bu beni çok heyecanlandırıyor. Son olarak şunu da eklemek isterim: Türkiye ve aile özlemi elbette oluyor. Yılda yalnızca bir kez gelebilmek zorlayıcı ancak bazı başarıların fedakârlık gerektirdiğini de kabul etmek gerekiyor. İleride bu öğrendiğimiz bilgileri Türkiye'ye aktararak yetişecek doktorların çok daha kaliteli bir eğitim almalarını sağlamak da bizim elimizde” diyerek söz konusu bu fırsatların çok kıymetli olduğuna dikkat çekti.


Kaynak: Milliyet