Loading...

Osman Müftüoğlu'ndan oruç tutanlara uyarı! 'İftarda bu eksikse kas kaybı kaçınılmaz'

Osman Müftüoğlu'ndan oruç tutanlara uyarı! 'İftarda bu eksikse kas kaybı kaçınılmaz'

Gün boyu dinlenen bir sindirim sistemine iftarda aniden yüklenmek, kan şekerini hızlıca yükselten karbonhidratlarla masayı doldurmak ve sahuru atlamak sandığınızdan çok daha büyük sonuçlar doğuruyor. Çünkü oruç yalnızca aç kalmak değil, metabolizmayı yeniden ayarlamak anlamına geliyor. Bu denge bozulduğunda hem insülin dalgalanmaları artıyor hem de vücut savunmaya geçip yağ depolamaya başlıyor.

İftarda yapılan en büyük hata

Müftüoğlu yazısında Ramazanın bir detoks dönemi gibi görülmemesi gerektiğini ifade ediyor. Ona göre mesele yalnızca aç kalmak değil, hücresel arınma sürecini sabote etmemek. Gün boyu dinlenen sindirim sistemine iftarda ani ve yoğun bir yük bindirmenin ciddi sonuçları olabileceğini özellikle vurguluyor.

Osman Müftüoğlu iftarda yapılan en yaygın hatanın hızlı ve kontrolsüz yemek olduğunu söylüyor. Uzun saatler süren açlığın ardından mideye bir anda yüksek kalorili ve karbonhidrat yüklü besinler göndermenin insülin patlamasına yol açtığını belirtiyor. Bu durumun hem mideyi yorduğunu hem de yağ depolanmasını artırdığını ifade ediyor. Beyaz ekmek, pirinç pilavı ve şerbetli tatlı üçlüsünü özellikle örnek gösteriyor. Kan şekerinin hızla yükselip ardından sert şekilde düştüğünü ve bunun da halsizlik ile kontrolsüz iştahı tetiklediğini söylüyor.

Tabaktaki büyük eksik: Protein

Osman Müftüoğlu yazısında en güçlü mesajı protein üzerinden veriyor. İftarda ve sahurda yeterli protein tüketilmediğinde vücudun enerji için kas dokusuna yöneldiğini söylüyor. Bu durumun kas kaybını hızlandırdığını ve özellikle ileri yaş grubunda sarkopeni riskini artırdığını ifade ediyor. Yorgunluk ve gün içinde çabuk tükenmişlik hissinin çoğu zaman protein eksikliğinden kaynaklandığını belirtiyor. İftarda etli sebze yemekleri, baklagiller, yoğurt ve balık gibi seçeneklerin mutlaka masada yer alması gerektiğini söylüyor. Sahurda ise yumurta ve süt ürünlerinin uzun süreli tokluk sağladığını vurguluyor.

Sahuru atlamak metabolizmayı zorlar

Müftüoğlu sahurun atlanmasının ciddi bir hata olduğunu açıkça ifade ediyor. Uzun açlık süresinin kas yıkımını artırabileceğini söylüyor. Baş ağrısı ve tansiyon düşüklüğünün daha sık görülebileceğini belirtiyor. Sahurun hafif ama dengeli bir kahvaltı şeklinde planlanmasını öneriyor.

Egzersiz bırakılmamalı ama akıllıca yapılmalı

İftardan yaklaşık bir saat önce hafif yürüyüşlerin uygun olduğunu belirtiyor. Alternatif olarak iftardan bir buçuk saat sonra orta şiddette direnç egzersizleri yapılabilir. Gündüz saatlerinde yoğun kardiyo ve aşırı terleten aktivitelerden kaçınılması gerektiğini özellikle hatırlatıyor.

Müftüoğlu bazı gruplar için mutlaka hekim görüşü alınması gerektiğini ifade ediyor. İnsülin kullanan diyabet hastaları, ileri böbrek hastaları ve ciddi kalp rahatsızlığı olanların dikkatli olması gerektiğini söylüyor. Düzenli ilaç kullananların ilaç saatlerini doktor onayı olmadan değiştirmemesi gerektiğini belirtti.

Ramazanda asıl zorlanılan alan çoğu zaman açlık değil uyku olabilir. Geç saatlere kadar uyanık kalmanın sirkadiyen ritmi bozduğunu söylüyor. Uyku azaldığında iştah hormonlarının değiştiğini ve tatlı isteğinin arttığını belirtiyor. Müftüoğlu, iftardan sonra kısa bir yürüyüş yapılmasını öneriyor. Gece aşırı dolu mideyle yatılmaması gerektiğini ifade ediyor. Gün içinde yirmi dakikalık kısa bir şekerlemenin zihinsel toparlanmaya katkı sağlayabileceğini söylüyor.

Ramazanın simgesi hurma gerçekten mucize mi?

Müftüoğlu hurmanın geleneksel bir tercih olmasının ötesinde bilimsel bir zemini olduğunu belirtiyor. İçerdiği doğal şekerlerin hızlı fakat daha dengeli bir enerji sağladığını söylüyor. Lif oranı sayesinde kan şekerini ani sıçratmadığını ifade ediyor. Ayrıca potasyum ve magnezyum içeriği ile gün boyu susuz kalan kaslara destek verdiğini vurguluyor. Ancak burada porsiyon kontrolünün altını çiziyor.


Kaynak: Milliyet