Milliyet yazarları Galatasaray’ın galibiyetini değerlendirdi! 'Farkı daha da açabilirdi'
Süper Lig'in 27. hafta erteleme maçında Galatasaray deplasmanda Göztepe ile karşılaştı. Sarı-kırmızılı ekip maçtan 3-1 galip ayrıldı. Galatasaray'ın gollerini Barış Alper Yılmaz, İlkay Gündoğan ve Lemina kaydetti. Ev sahibi ekibin golü ise Juan'dan geldi. Maçı Milliyet Gazetesi yazarları değerlendirdi.
GALATASARAY İSTEDİĞİNİ ALDI | OSMAN ŞENHER
Süper Lig’de kolay maç yok. İster deplasmanda ister kendi sahanda oyna hiçbir şey değişmiyor. Dün gece 20. dakikada 2-0 öne geçiyorsun, çok büyük bir avantaj sağlıyorsun, daha sonra topu kendi yarı sahanda al gülüm ver gülüm yapıyorsun.
İkinci yarıya tam hayal kırıklığı ile başlıyorsun. Göztepe gol buluyor, daha sonra da iki tane topun birini Uğurcan kurtarıyor, diğeri direğin dibinden dışarı çıkıyor. Olmaz! Galatasaraylı futbolcular oyunun içinde bu kadar maceraya giremez. Lemina’nın sürpriz üçüncü golü olmasaydı, sarı-kırmızılılar daha da büyük sıkıntı yaşardı.

Abdülkerim olmayınca, Singo ile Sanchez arasında müthiş bir uyumsuzluk yaşandı. Singo’nun hatası az kalsın gol oluyordu. Sane’nin hatası da gol olmak üzereydi. Bir de Sallai’nin hatası var ki; o da net bir gol pozisyonuydu.
Daha büyük sorun, rakip takımın kenar ortalarına veya korner atışlarına, Galatasaray’ın defansı ve orta sahası müdahale edemiyor. Geçen hafta Trabzonspor karşısında iki gol yendi, dün gece İzmir’de de aynı şekilde gol oldu. Lig bitiyor, dört puan avantaj var ama daha takım şampiyon olmadı. Zor maçlar var.
İlkay sahada kaldığı sürece hem gol attı hem de faydalı işler yaptı. Leroy Sane ilk golün ortasını yaptı ama daha sonra oyun içinde öyle toplar kaybetti ki, hiç yakışmadı. Asprilla evet koşuyor, rakibe baskı yapıyor ama topu kullanamıyor. Sallai iki çok net golü kaçırdı. Evet koşuyor, rakibe baskı yapıyor ama önde oynuyorsan bu pozisyonları da gol yapacaksın.
Sacha Boey ilk yarı çok iyiydi, ikinci yarı o da rakibini çok kaçırdı. Yani bilemiyorum; Galatasaray 3 gol attı, taraftar sevindi, ne var ki oynadığı futbol tatmin edici değildi.
KAYMAKLI ŞÖBİYET | HALİL ÖZER
Ne Galatasaray bir daha bu kadar kötü oynamasına rağmen bu kadar şanslı bir şekilde maç kazanabilir, ne Göztepe bir daha böyle bir Galatasaray bulabilir.
Tabii ligin böyle bir döneminde oynanan oyunun çok da önemi yok. Sonuç önemli. Yani bu kritik virajda Galatasaray üç puanı almasını bildi.
Maçın ilk yarısı sahada inanılmaz bir şekilde kötü olan Göztepe’yi hayretlerle izledik. Eğer bu kadar kötü oynarsan karşındaki takım Galatasaray olunca sonuçta golü de bir şekilde yersin. Önce Sane’nin asistinde Barış’ın rahat kafası, ardından İlkay’ın rakibe çarpıp filelere giden enteresan golü neredeyse maçın sonucunu ilk yarıda ilan etti.
Galatasaray bu yarıda farkı daha da açabilirdi. Ancak Osimhen’in yokluğu, İcardi’nin kulübede oluşu nedeniyle son vuruşlarda sıkıntı olunca farkı açamadı. Ancak şunu belirtmek gerekir. Sanchez’in yanında oynayan Singo’nun olağanüstü kötü oynamasını Göztepe hiçbir şekilde değerlendiremedi. Yani ben anlamadım. Bu adam sağ bekte de kötü stoperde de.

İkinci yarıda Göztepe biraz toparladı. Bu bile Galatasaray’ın bir anda panik yapmasına neden oldu. Üstelik golü de atınca Göztepe’nin özgüveni geri geldi. 4 net gol pozisyonu yakaladı. Üstelik bu pozisyonlar öyle zor vuruşlar da gerektirmiyordu. Hele bir tanesinde boş kaleye topu gönderemediler. Ama iki topu da yine Uğurcan’ın kurtardığını unutmayalım.
Galatasaray ancak 70. dakikadan sonra oyunu toparlayabildi. Duran toptan Lemina’nın golü gelince maç orada bitti.
Tamam üç puan önemli ama Galatasaray’ın bu kötü oyunu ne kadar normal karşılanabilir bilemiyorum. O yüzden Trabzonspor yenilgisine hiç şaşırmamak lazım. Şu halde bu galibiyet kaymaklı şöbiyet oldu.
Göztepe içinse rezalet kelimesini kullanmak sanıyorum ağır olmaz.
İKİ FARKLI DEVRE | TOLGA ERSARI
Okan Buruk, Trabzonspor maçının on birinden altı farklı isimle çıktı Göztepe karşısına. Bu oyunculardan Abdülkerim kart cezası nedeniyle forma giyemezken diğerlerinin çoğunun ağrıları sebebiyle sahada yer alamadıklarını söyledi Buruk. Ancak Trabzon maçındaki kötü oyun ve yenilgi sonrasında böyle bir değişiklikle takım üzerinde bir şok yaratmak istemiş de olabilir. Nitekim Göztepe karşılaşmasının ilk yarısında bunda başarılı olduğunu da söyleyebiliriz.
Gerçekten de Göztepe deplasmanında iyi bir ilk yarı oynadı Galatasaray. Icardi’nin yerine santrforda tercih edilen Barış Alper Yılmaz son derece etkili oldu ve henüz 5. dakikada Göztepe gibi oldukça uzun ve hava toplarında başarılı bir takıma duran topta kafa ile gol atmayı başardı. Keza ilk kez ilk on birde sahne alan Asprilla da iyi işler yaptı. Leroy Sane, yaptığı kritik top kayıplarına rağmen hücumda etkili oldu ve kullandığı duran topla ilk golün asistini yaptı. İlkay Gündoğan, hücumları yönlendiren isim oldu ve ikinci gole dönüşen vuruş ondan geldi. Lemina ise Barış Alper Yılmaz ile birlikte Galatasaray’ın en iyileri arasında yer aldı.

Trabzonspor karşılaşmasındaki ölü toprağını üzerinden atan ve 19 dakikada skoru 2-0'a getirip etkili bir ilk yarı oynayan Galatasaray karşısında kendi hatalarının da etkisiyle başarılı olamadı Göztepe. Geçen maçından sonra Galatasaray karşısında da alıştığımız etkili ön alan baskısı yerine rakibini ikinci bölgede karşılayan Göz Göz, taç atışları dışında neredeyse hiçbir varyasyon geliştiremedi ilk yarıda. Taç atışlarında da atışı santrfor Janderson’a kullandırıp savunmacıları rakip ceza sahasına yığmak gibi ironik bir yol izledi. Arda Okan Kurtulan ile buldukları net fırsatta Uğurcan’ı geçemeyen İzmir’in sarı- kırmızılıları, bu topun dönüşünde kalelerinde ikinci golü gördüler.
Galatasaray’ın iyi oyunu ve 2-0'lık üstünlüğü ile sona eren ilk 45 dakikanın aksine çok farklı bir senaryoya sahne oldu ikinci devre. Bu yarıya, ilk devrenin aksine etkili ön alan baskısıyla başlayan Göztepe; henüz 49’da Galatasaray’ın ilk golünün neredeyse kopyası bir golle umutlandı. Ardından da rakip kalede kurduğu yoğun pres ile Cim Bom’u bunalttı. Bu bölümde beraberliği yakalayıp sonrasında da öne geçebileceği pozisyonlar buldu Göz Göz. Bu net fırsatlarda önce Uğurcan’a takılan Göztepe, maçın kırılma anı olan pozisyonda Janderson ile kale önünde bir mutlak bir gol şansını değerlendiremedi. Öyle ki, bu pozisyonu kaçırmak atmaktan daha zordu! Ama zoru başardı Janderson ve maçın kaderine büyük oranda etki etti!
Yaklaşık olarak 70. dakikaya kadar süren Göztepe baskısını bu dakikada etkili bir pas oyunuyla kırdı Galatasaray. Hemen ardından da bu kez Sara’nın kullandığı bir duran topta Lemina ile Göztepe’ye ikinci kafa golünü attı Cim Bom ve maçı da bir anlamda bitirdi.
Göztepe açısından bakarsak ilk yarıda oyun kurgusu da dâhil olmak üzere yapılan hatalar ve ikinci yarıdaki takdire değer oyun vurgulanmalı. Tabii bir de Janderson’un kaçırdığı ve maçın kaderini etkileyen gol pozisyonu! Gol sorunu yaşayan Göz Göz, önümüzdeki sezon öncelikle buna çözüm bulmalı. Bir de artık oyun kurgusunda biraz değişikliğe gitmenin zamanı geldi.
Galatasaray açısından baktığımızda ilk yarıdaki iyi oyunla mutlu ettiği taraftarlarını ikinci yarıdaki kötü futbolla yeniden endişeye sevk ettiğini söyleyebiliriz. Okan Buruk, ikinci yarıdaki Göztepe baskısı ve 49’da gelen golden sonra değişiklikler için 62’yi beklememeliydi. Öte yandan özellikle ikinci yarıda çok daha fazla kritik top kaybı yapan Sane’yi 85 dakika oyunda tutması da hataydı. Singo da çok fazla top kaybı yaptı ve hiç iyi bir görüntü sergilemedi. Davinson Sanchez de kendi kapasitesinin çok altında kaldı. Icardi’nin üçüncü santrfor konumuna düşmesi de dikkatle incelenmesi gereken bir konu. Osimhen’in yokluğu da hâlâ ciddi bir handikap sarı- kırmızılılar için. Tüm bunlara rağmen alınan galibiyet de bir o kadar önemli tabii. Galatasaray, en yakın iki takipçisiyle arasındaki puan farkını yeniden dörde çıkarttı. Kalan haftalar çok kritik. Artık hataların telafisi çok zor.
Maçın hakemi kötüydü, hem de bayağı kötü. Maalesef aynı bu hakemin seviyesinde pek çok hakem maç yönetiyor Süper Lig’de. Yazık, çok yazık...

Son olarak, bildiğiniz üzere Mircea Lucescu’yu kaybettik. Kimi yönlerini eleştirsem de futbol dünyasının ve tarihinin önemli isimlerinden biriydi Mircea Lucescu. Hayatında önemli bir yer tutan Türkiye ile de bir kader birliği vardı adeta. Nitekim son maçını Türkiye’ye karşı İstanbul’da, şampiyonluk yaşadığı statda oynadı ve veda etti… Her şeyin ötesinde çok iyi bir insandı. Huzur içinde uyu Mircea Lucescu…
Kaynak: Milliyet