Loading...

Milliyet Gazetesi yazarları Kosova-Türkiye maçını değerlendirdi! 'Çantada keklik takım değiller'

Milliyet Gazetesi yazarları Kosova-Türkiye maçını değerlendirdi! 'Çantada keklik takım değiller'

A Milli Takım, Dünya Kupası'na katılmak için play-off finalinde Kosova'ya konuk olacak. Milliler bir önceki tur Romanya'yı 1-0 mağlup etmişti.

Mücadele öncesi kritik maçı Milliyet Gazetesi yazarları; Attila Gökçe, Mert Aydın, Bilal Meşe ve Halil Özer değerlendirdi.

Önemli olan erken gol-Bilal Meşe

Öncelikle Kosova için şunu söyleyelim, asla çantada keklik bir takım değiller. Yani zorluk derecesi yüksek bir maç bizi bekliyor. Buna karşın ipler Türkiye’nin elinde olacak. Kosova’nın en büyük özelliği kuşkusuz fiziksel gücü, geçiş oyununu iyi oynamaları. Artıları fazla... Örneğin rakibi bozmayı seviyorlar. Ancak Türkiye’nin özellikleri rakibine oranla çok daha ağır basıyor. Kenar oyunlarında rakibe oranla farklıyız... Özellikle bire birlerde çok başarılı kramponlara sahibiz. Önemli olan erken gol... Aksi takdirde strese gireriz, panik ve telaş başlar! Demem o ki, öyle veya böyle ilk yarım saatte golü bulursak ki, buluruz, rahatlarız... İşin özeti maçı kazanır, Dünya Kupası Finalleri’ne gideriz. Ama çok kolay olacağını söylemek de zor. Doksan dakika sonunda beraberlik de benim için sürpriz olmaz! Skor öngörüm mü? 2-1 Türkiye... İki takımın da hedefi aynı. Ne var ki biz tecrübeliyiz, yetenekliyiz, zorlukları da severiz. Bizim genlerimizde var, zoru başarmak... Burada önemli olan Montella’nin sahaya süreceği ideal 11... İtalyan hoca bu anlamda sıfır hata yapmak zorunda bence! Orkun Kökçü... Adres bellidir! Kıssadan hisse!

Beraberiz çocuklar-Attila Gökçe

TRT Spor’daki program ortağım sevgili Hasan Basri Yıldırım, dünkü sohbet sırasında güle oynaya kutladığımız Romanya galibiyeti için “Abi, 16 şut çektik, sadece 2’si isabetliydi. O ikinin biri de bildiğin goldü” dedi. Kosova ile düzlüğe çıkmadan önce ne yapıp ne ederek bu istatistiği değiştirmemiz gerekir. Bence 16’da 2 isabet maçı kaybetmek demektir. Kosova Milli Takımı, Dünya Kupası’na büyük bir motivasyonla çıkacak. Ülkelerini, milletlerini, varlıklarını tanıtacaklar dünyaya. Türkiye, bu kardeşleri ilk tanıyan ülkelerden... Ama dünyanın çoğu ülkesi onların cumhuriyetini tanımıyor. Bu motivasyon, hele kendi vatandaşları önünde her an coşkuya kapı açar. Romanya karşısında oynadığımız oyun, kalite sıralaması yapıldığında orta sıralarda anca yer bulur.

Yarın teknik, taktik, on birin seçimi gibi ayrıntıların dışında çeyrek yüzyıllık hasretimizi, kalitemizi, yıldızlarımızı ve emekçilerimizi, sabır ve disiplin sınavı verirken göreceğiz. İnanıyorum ki ellerinden ayaklarından gelenin en iyisini yapacaklar! Şunu da söylemeli: Sonuç ne olursa olsun, onlar “Bizim Çocuklar”… Her şeyleriyle kalbimizde ve başımızın üstünde yerleri var. Haydi çocuklar..Yine beraberiz!

İş yıldızlarda bitecek-Halil Özer

Romanya maçından sonra Slovakya - Kosova maçını izledim. Kosova geldi karşımıza. Keşke Slovakya gelseydi diyebiliriz. Kosova daha diri ve ne yaptığını bilen bir takım. Ancak onların iyiliği Slovakya’nın son derece kötü bir takım olmasında kaynaklanıyor. O takımdan bile 3 gol yedi Kosova. Savunmaları dengesiz ve dikkatsiz. Orada çok zaafları var. Ayrıca arkaya çok adam kaçırıyorlar. Bu bizim çok işimize gelecek. Onun dışında Kosova hücumda ve savunmada çabuk çoğalan ve çok koşan bir takım. Full konsantrasyon ile yıldızlarımızın aynı Romanya maçı gibi sazı eline alması gerekecek. Kanımca yüzde 95 Dünya Kupası’na gideriz. Ama O yüzde 5’e de çok dikkat etmeliyiz. Taş kuşa çarpmasın. Romanya maçından sonra anlaşılmaz bir şekilde yine köhneleşmiş, paslanmış futbol zihniyetimizin kaybolmadığını gördük. İşi iyice takımcılığa dökenler için milli takım zerre önemli değil. Hatta bu uğurda Kosova’ya yenilirse iyi oldu diyebilecek zihniyetler var. Ben sahaya kim çıkarsa çıksın takımımıza ve Montella’ya güveniyorum. Gerisi sadece parazit benim için...

Sistemli ve soğukkanlı-Mert Aydın

Ve geldik zurnanın zırt dediği yere. 24 yıldır uzak kaldığımız Dünya Kupası finallerine 1 maç (belki 90, belki 120 dakika, belki de daha uzun) uzaktayız. Birbirinden parlak yıldızlarımızla Kosova’da tarihi bir maça çıkacağız. Kosova belki milli takım olarak çok büyük bir geçmişe sahip değil. Ama yıllarca Yugoslav ekolünün içinde yer aldılar. Priştine’de maçın oynanacağı stadın adı Fadıl Vokrri. Ülkenin ilk federasyon başkanıyken genç yaşta yaşamını yitirdi Vokrri. Ama biz onu Yugoslavya’nın son dönemlerinin en parlak oyuncularından biri olarak hatırlıyoruz. Fenerbahçe formasıyla gösterdiği performans hala konuşulur. Tabii ki başta Vedat olmak üzere Türk futboluna yabancı olmayan isimlerden oluşuyor Kosova. Coşkulu, hevesli bir takım. Detaylarda değil ama bu konuda Gürcistan’ı andırıyor. Ancak onların Kvara’sı yok. Bu coşkulu takıma karşı soğukkanlı ve sistemden uzaklaşmadan oynamak en önemli şey. Slovakya maçında kolay vazgeçmediklerini gördük. Hakan, Kenan, Arda ve arkadaşlarının yetenek farkını sahaya yansıtması durumunda sonucu lehimize çevirebiliriz. Coşkulu bir takım ve coşkulu bir seyirciye karşı oynadığımızı unutmadan tabii.

 


Kaynak: Milliyet