Loading...

Kökeni 85 yıl önceye dayanıyor! Trump’ın durdurduğu ‘Yeşil kart’ uygulaması nasıl başladı?

Kökeni 85 yıl önceye dayanıyor! Trump’ın durdurduğu ‘Yeşil kart’ uygulaması nasıl başladı?

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Geçtiğimiz günlerde ABD'deki Brown Üniversitesinde silahlı bir saldırgan nedeniyle 13 Aralık'ta yerel saatle akşam saatlerinde kampüste "aktif silahlı saldırgan" alarmı verilmiş ve Providence Belediye Başkanı Brett Smiley, saldırıda 2 kişinin hayatını kaybettiğini, 9 kişinin yaralandığını açıklamıştı. Bu saldırıdan kısa süre sonra 15 Aralık’ta Massachusetts Institute of Technology (MIT) Profesörü Nuno Loureiro, Massachusetts'in Brookline kasabasındaki evinde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmişti. Ülkede art arda yaşanan saldırılar şok etkisi yaratırken polis kaynakları, şüphelinin 48 yaşındaki Portekiz vatandaşı Claudio Neves Valente olduğunu açıkladı. Valente, yapılan arama çalışmalarının ardından bir depoda hayatını kaybetmiş şekilde bulunurken, geçmişine yönelik yapılan incelemelerin ardından ABD’ye 2017'de ABD'ye DV1 programı kapsamında giriş yaptığını ve Yeşil Kart (Green Card) sahibi olduğu tespit edildi. 


Yaşanan bu gelişmenin ardından ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Trump'ın talimatıyla ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetlerine (USCIS) programın durdurulması emrini verdiğini duyurdu. Noem, paylaşımında "Bu caninin ülkemize girmesine asla izin verilmemeliydi" ifadesini kullandı. Amerika Birleşik Devletleri'nde "Yeşil Kart", yabancıların ülkede yasal olarak yaşama ve çalışma yetkisine sahip olduğunu belgeleyen bir doküman anlamına geliyordu. Yıllar içinde "Yabancı Kayıt Makbuz Kartı" ve "Daimi Oturma İzni Kartı" gibi birçok isimle anılan bu evrak, çoğu insan tarafından 1940'larda kartların basımında kullanılan yeşil kartlarla akılda kalmıştı ve bu sebeple günümüzde de ‘Yeşil Kart’ olarak biliniyordu.

ULUSAL GÜVENLİK ÖNLEMİ OLARAK BAŞLADI 

Yeşil kart uygulamasının kökenli 1940’lı yıllara kadar dayanıyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında başlatılan bu uygulama, ilk kez 1940 yılında Yabancı Kayıt Yasası adı altında ülkede yaşayan tüm yabancı uyrukluların ve vatandaş olmayanların hükümete kayıt yaptırmasını zorunlu kıldı. Dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt tarafından imzalanan bu yasa, Dünya Savaşı dönemine, ülkede yaşayan milyonlarca yabancı uyruklunun kimliğini tespit etmek ve parmak izlerini almak için uygulanan bir ulusal güvenlik önlemiydi.


Roosevelt, açıklamasında, yeni kayıt zorunluluğunun sadece ABD’yi korumak için değil aynı zamanda ülkede bulunan kayıt dışı yabancıların korunması için de olumlu bir adım olarak tanımladı. Bu dönemde radyo ve televizyon yayınlarında kamu spotlarıyla ABD’de yaşayan yabancıların kayıt yaptırması teşvik edildi. Bu dönemde 5 milyona yakın yabancı yasadan yararlanarak kayıt yaptırdı. 

1940 tarihli Yabancı Kayıt Yasası, belirli ülkelerin vatandaşlarını kapsam dışında tutuyordu. 1942 yılında ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’na girmesinin ardından Japonya, Almanya ve İtalya vatandaşları ‘düşman yabancılar’ olarak kabul edildi ve bu ülkelerin vatandaşları için yeni bir kayıt sistemi oluşturuldu. Bu düzenleme, özellikle ABD’de yaşayan Japonya vatandaşlarının savaş boyunca toplama kamplarına kapatılmalarının yolunu açtı.

SAVAŞTAN SONRA UFAK DEĞİŞİKLİKLERLE DEVAM ETTİ 

Yabancı kayıt yasası ilk olarak ABD içindeki yabancı uyrukluları kapsadığı için kayıt işlemleri postanelerde yapılıyordu ve kayıt yaptıran kişiler, Göçmenlik ve Vatandaşlık Hizmetleri (INS) tarafından posta yoluyla beyaz renkli bir Yabancı Kayıt Makbuz Kartı alıyorlardı. Bu dönemde ziyaretçiler, işçiler ve ülkede bulunan ikamet sahibi yabancıların hepsi beyaz kartlar aldığı için bu kişiler arasında bir ayrım bulunmuyordu. 

İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından da yabancı kayıt işlemleri devam etti. Ancak yeni yapılan düzenleme gereği bu işlemler artık postaneler yerine limanlarda yapılmaya başlandı. Yeni düzenlemenin ardından Göçmenlik ve Vatandaşlık Hizmetleri yabancılara üç farklı kayıt kartı vermeye başladı. Bu kartlar ziyaretçiler, geçici işçiler ve yasal daimi ikamet edenler için farklı renklerle verilmeye başlandı. Resmi adı Form I-151 olan daimi ikamet kartı yeşil kağıda basıldı. O andan itibaren, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşama ve çalışma hakkı kazanmak "Yeşil Kart" almak olarak anılmaya başlandı.

Yeşil kartlar günümüze kadar birçok defa değiştirildi. Göçmenlik ve Vatandaşlık Hizmetleri, sahtecilik ve dolandırıcılıkla mücadele kapsamında 1947 ile 1977 yılları arasında I-151 Formunun tasarımı yaklaşık 20 defa değişti. 1964'te kağıdın rengi yeşilden açık maviye, bir yıl sonra da koyu maviye döndü. I-151 formu 1977'de kullanımdan kaldırıldı ve yerine I-551 adı verilen makineyle okunabilir kartlar kullanılmaya başlandı. Bu form pembe, pembe-mavi ve son olarak 2010'da tekrar yeşil olmak üzere farklı renklerde basıldı. 2023'te yeniden tasarlanan kart, Trump yönetiminin geçtiğimiz gün aldığı durdurma kararının arından yeşil renkte ve arka planında ABD bayrağı ve New York’ta bulunan Özgürlük Heykeli’nin bulunduğu şekilde kullanılıyordu.


Kaynak: Milliyet