Loading...

İnce bel uğruna parazit yuttular! Tarihin en kötü detoksu: Bağırsakta 'şerit kurdu' geziyor

İnce bel uğruna parazit yuttular! Tarihin en kötü detoksu: Bağırsakta 'şerit kurdu' geziyor

En korkutucu örneklerden biri ise şerit kurdu diyeti. İnsanlar bir dönem boyunca kilo vermek için bağırsaklarında parazit büyütmeye razı oldu. O dönem ince görünmek uğruna tercih edilen bu yöntem, bugün uzmanlara göre tarihin en kötü detoks girişimlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Modern tıp uzmanları bugün tek bir noktada birleşiyor. Vücudun zaten kendi detoks sistemleri var. Karaciğer, böbrekler, bağırsaklar ve cilt gün boyu çalışıyor. Yani mucize içecekler ya da aşırı kürler olmadan da beden doğal temizliğini sürdürüyor. Buna rağmen hızlı sonuç vaadi, insanları hâlâ riskli yöntemlere çekebiliyor.

İnce bel uğruna parazit yuttular

19. yüzyılın sonlarında özellikle Avrupa ve Amerika'da zayıf görünüm büyük bir statü göstergesi haline geldi. Dar korseler, ince bel modası ve toplum baskısı birçok kişiyi tehlikeli arayışlara itti. Bu dönemde piyasaya sürülen bazı kapsüllerin içinde şerit kurdu yumurtaları bulunduğu iddia edildi.

Mantık ürkütücüydü. Parazit bağırsakta büyüyecek, kişinin yediği besinlerin bir kısmını tüketecek ve böylece kilo kaybı yaşanacaktı. İlk bakışta kısa yol gibi görünen bu fikir, gerçekte büyük sağlık sorunlarına kapı açtı.

Uzman kayıtlarına göre bu kişilerde kansızlık, halsizlik, vitamin eksikliği, şiddetli karın ağrısı ve sindirim bozuklukları görüldü. Bazı vakalarda parazitin vücudun farklı bölgelerine zarar verdiği de aktarıldı. En ağır vakalarda ölüm bile yaşandı. Zayıflama uğruna bedenini parazite teslim edenlerin sayısı sanıldığından fazlaydı.

Bugün doktorlar, sosyal medyada zaman zaman dolaşıma giren benzer şehir efsanelerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Çünkü şerit kurdu enfeksiyonları hâlâ gerçek bir sağlık problemi olarak görülüyor.

Üzümle yaşayıp hastalığı yenmeye çalıştılar

20. yüzyılın başlarında popüler olan bir başka yöntem ise üzüm detoksu oldu. Bazı akımlar, birkaç gün yalnızca su içilmesini ardından günlerce sadece üzüm yenmesini öneriyordu. O dönemde bunun bedeni arındırdığı ve hatta bazı ağır hastalıkları iyileştirdiği savunuldu.

Üzüm elbette lif, su ve antioksidan içeriyor. Ancak sadece tek bir besinle uzun süre yaşamak vücuda yarardan çok zarar verebiliyor. Uzman diyetisyenler, tek tip beslenmenin protein, yağ, mineral ve vitamin eksikliğine yol açabileceğini söylüyor. Enerji düşüşü, kas kaybı ve kan şekeri dalgalanmaları da görülebiliyor.

Lavman modası bir dönem güzellik rutiniydi

Bugün bile zaman zaman gündeme gelen kolon temizliği ve lavman trendlerinin geçmişi çok eskiye uzanıyor. Antik dönemlerde başlayan bu uygulama, 1900'lü yıllarda yeniden popüler hale geldi. Bazı cihazlar evlere kadar satıldı. Reklamlarda daha genç görünüm, parlak cilt ve enerjik beden vaat edildi.

Ancak uzmanlara göre gereksiz ve sık yapılan lavmanlar bağırsak florasını bozabiliyor. Vücudun sıvı dengesi etkilenebiliyor. Tahriş, enfeksiyon ve bağırsak tembelliği gibi riskler ortaya çıkabiliyor.

Son yıllarda detoks denince sosyal medyada siyah limonatalar, siyah latte'ler ve aktif kömürlü tatlılar öne çıktı. Bu maddenin zehirlenme tedavisinde tıbbi kullanım alanı bulunuyor. Ancak günlük tüketim için mucize çözüm olarak sunulması ayrı bir konu. Uzmanlar aktif kömürün yalnızca zararlı maddeleri değil bazı vitaminleri, mineralleri ve ilaçları da bağlayabileceğini söylüyor.

Lahana çorbası diyeti neden bu kadar yayıldı?

80'ler ve 90'larda hızla yayılan lahana çorbası diyeti, kısa sürede kilo verme vaadiyle ün kazandı. Gün boyu çorba içilen bu programda düşük kalorili beslenme nedeniyle tartıda hızlı düşüş görülebiliyordu. Ancak bu yöntem uzun süre sürdürülebilir değildi. Gaz, şişkinlik, halsizlik, baş ağrısı ve odaklanma sorunları sık görülüyordu. Beslenme uzmanları, bu tür şok diyetlerin metabolizmayı yavaşlatabileceğini aktarıyor.

Gerçek detoks aslında çok daha sade

Beslenme uzmanları bugün en etkili arınmanın modaya uygun kürlerde değil günlük alışkanlıklarda saklı olduğunu söylüyor. Yeterli su içmek, lifli beslenmek, sebze ve meyve tüketmek, düzenli uyumak ve hareket etmek vücudun doğal sistemlerini destekliyor. Karaciğer zaten görevini yapıyor. Böbrekler sürekli çalışıyor ve bağırsaklar düzenli beslendiğinde kendini toparlıyor. Yani bedeninizi temizlemek için sıra dışı yöntemlere değil sürdürülebilir düzene ihtiyaç var.


Kaynak: Milliyet