Eskişehir'deki 5 bin yıllık ekmeğin sırrı! Bu döneme aitmiş: Gernik buğdayı kullanılıyor

Küllüoba Höyüğü’nde bulunan bu ekmek parçası, ilk bakışta sıradan bir kalıntı gibi görünse de yapılan detaylı analizler durumun çok daha farklı olduğunu ortaya koydu. Arkeologlar, ekmeğin bir yapının girişine bilinçli şekilde yerleştirildiğini ve kırmızı toprakla örtülerek korunduğunu belirtti.

Yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlenen bu ekmek, Tunç Çağı insanının beslenme alışkanlıklarına dair bildiklerimizi yeniden düşünmemize neden oluyor. Uzmanlar, bu keşfin Anadolu mutfak tarihine dair önemli bir boşluğu doldurduğunu söylüyor.

Araştırma ekibinde yer alan bilim insanları, yapılan incelemelerin ardından bu ekmeğin MÖ 3200 ile 3000 yılları arasına tarihlendiğini aktardı. Bu tarih aralığı, Anadolu’da yerleşik yaşamın ve tarımsal üretimin ciddi şekilde geliştiği bir döneme işaret ediyor.

Ekmek üzerinde yapılan analizlerde modern arkeometri teknikleri kullanıldı. Taramalı Elektron Mikroskobu, FTIR ve Raman spektroskopisi gibi yöntemlerle ekmeğin yapısı moleküler düzeyde incelendi. Araştırmacılar, bu yöntemler sayesinde yalnızca kullanılan malzemeleri değil, aynı zamanda pişirme tekniklerini de ortaya çıkardıklarını belirtti.

Analiz sonuçlarına göre ekmeğin ana hammaddesi gernik buğdayıydı. Gernik buğdayı, Anadolu’da binlerce yıldır bilinen ve besin değeri yüksek bir tahıl türü olarak öne çıkıyor. Ancak en dikkat çekici detay bu değil. Araştırmacılar, hamura az miktarda mercimek unu da eklendiğini tespit etti.

Uzmanlar, bu karışımın protein oranını yükselttiğini ve ekmeği daha doyurucu hale getirdiğini ifade etti. Ayrıca ekmekte bitki sapı parçalarının bulunması, tahılların çok ince elenmeden kullanıldığını ortaya koydu. Bu da lif oranı yüksek ve daha kaba dokulu bir ekmek üretildiğini gösteriyor. Araştırma ekibinden bir uzman, bu bulgunun günümüzde yeniden popülerleşen tam tahıllı beslenmenin aslında binlerce yıl öncesine dayandığını söyledi.

Mikroskobik incelemelerde ekmekte hava boşluklarının bulunması ise ayrı bir detayı ortaya çıkardı. Bu boşluklar, ekmeğin mayalandığını açık şekilde gösteriyor. Araştırmacılar, bu durumun fermantasyon bilgisinin o dönemde bilindiğini kanıtladığını belirtti. Yani Tunç Çağı insanı sadece un ve suyu karıştırmıyor, aynı zamanda hamuru bilinçli şekilde işliyordu.

Termal analizler, ekmeğin yaklaşık 150 ile 160 derece arasında bir sıcaklıkta pişirildiğini ortaya koydu. Bu da kontrollü bir pişirme tekniğinin kullanıldığını gösteriyor. Uzmanlar, bu bulgunun dönemin fırın teknolojisinin düşündüğümüzden daha gelişmiş olduğuna işaret ettiğini aktardı.
Kaynak: Milliyet