Loading...

Cumhuriyet’in izlerinin peşinde

Cumhuriyet’in izlerinin peşinde

Seray Şahiner - Cumhuriyet’le yaşıt bir hikâye… Koç Topluluğu’nun 100 yıllık serüveni, kapsamlı bir sergiyle yeniden okunuyor. Yapı Kredi Kültür Sanat’ta kapılarını açan “Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat” sergisi, bir holdingin tarihini yalnızca ekonomik bir başarı öyküsü olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kültürel ve toplumsal dönüşümüyle iç içe geçmiş bir anlatı olarak ele alıyor.

Cumhuriyet’in ilanından üç yıl sonra temelleri atılan Koç Topluluğu’nun asırlık yolculuğu, sergide topluluğa bağlı kurumların kültür ve sanat alanındaki üretimleri üzerinden kurgulanıyor. 1920’lerden bugüne uzanan bu geniş zaman dilimi, Türkiye’nin siyasi, sosyal ve kültürel tarihini takip eden bir hat üzerinde ilerliyor.

İdealler yan yana

Serginin girişinde yer alan “Yeni ulus, yeni ekonomi, yeni hayat” vurgusu, ekonomik kalkınmanın kültürel ve toplumsal gelişimle birlikte anlam kazandığını hatırlatıyor. Bu çerçevede, topluluğun kurucusu Vehbi Koç’un 1920’lerde bir cumhuriyet değeri olarak kabul edebileceğimiz ‘umutla’ başlattığı girişimcilik hikâyesi, Cumhuriyet’in kuruluş idealleriyle yan yana ilerliyor. Resimden müziğe, tiyatrodan arkeolojiye uzanan geniş bir yelpazede sunulan sergi, yalnızca bir kurum arşivi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Cumhuriyet’in 100 yıllık aydınlanma sürecine de tanıklık eden bir perspektif öneriyor.

Simgesel anlatı

Bu tarihsel anlatı, dönemin simgesel anlarıyla da zenginleşiyor. Taksim Cumhuriyet Anıtı’nın açılışına dair kareler, harf devriminin yaygınlaştırılmasına yönelik afişler ve Türk Kadınlar Birliği gibi oluşumların izleri, serginin toplumsal hafızaya açılan katmanlarını oluşturuyor. Öte yandan Sadberk Hanım’ın koleksiyonculuğa olan tutkusu, ailenin sanata katkısındaki belirleyici rolü gözler önüne seriyor.

Kültür hayatına damga vuran girişimler de sergide geniş yer buluyor. Doğan Kardeş Dergisi ve kitaplarıyla yayıncılık alanında kurulan güçlü miras, Muhsin Ertuğrul öncülüğünde hayata geçirilen Küçük Sahne, 1950’lerde düzenlenen çocuk sinemaları, film üretimine verilen destekler ve Vehbi Koç Vakfı tarafından kazandırılan Atatürk Kitaplığı gibi projeler, Türkiye’nin kültür tarihine ışık tutuyor. Afife Tiyatro Ödülleri ise sahne sanatlarına verilen desteğin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

100 yıllık birikimi tek bir çatı altında buluşturan sergi, Türkiye’nin modernleşme hikâyesine farklı bir pencereden bakmak isteyenler için dikkat çekici bir durak niteliği taşıyor.

Klasikten çağdaş sanata

Sergi, yalnızca tarihsel belgelerle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda Koç Topluluğu koleksiyonundan seçilen eserlerle güçlü bir sanat seçkisi de sunuyor. Şükran Moral, Eren Eyüboğlu, Aliye Berger ve Gülsün Karamustafa gibi önemli isimlerin eserleri, sergiyi başlı başına bir sanat deneyimine dönüştürüyor.


Kaynak: Milliyet