Loading...

Acıların kadını: Aslı Çakır! Yaşadıklarını yıllar sonra anlattı

Acıların kadını: Aslı Çakır! Yaşadıklarını yıllar sonra anlattı

Hayır, bu bir şampiyonluk hikayesi değil... Çöpe giden altın olimpiyat madalyasının, çöken bir hayatın hikayesi. Kahramanımız, yaşının bir yarısını büyük hayallerle, başarılarla ve zaferlerle yaşamış bir sporcu. Kadın sporcu. Londra 2012 Olimpiyat Oyunları’nın 1500 metre birincisi Aslı Çakır. Kamuoyu ezberinde adı Aslı Çakır Alptekin olarak bilinir. Ama artık sadece Aslı Çakır. Eşi ve antrenörü İhsan Alptekin’le evliliklerini sonlandırmışlar.

Aslı Çakır, şimdilerde 40’lı yaşlarının başında. 2010 Avrupa Atletizm Şampiyonası’ndaki birinciliğiyle başlayan büyük macerası, zamanla kabusa dönmüş. Londra’daki olimpiyat oyunlarından önce , Avrupa Şampiyonası’nın bitiminden hemen sonra biyolojik pasaportundaki yanlışlar nedeniyle Uluslararası federasyon WA (World Athletics) uzun süre uyumuş. Hemen harekete geçip iki yıllık cezayı verseler, Aslı 2012 Olimpiyat Oyunları’na “cezasını çekmiş temiz” kimliğiyle katılacaktı. Öyle olmadı. Hem 2010 Avrupa’yı hem de 2012 Olimpiyat’ı aynı potaya koyup şampiyonu diskalifiye ederek erittiler.

Doping konusunda başka saçma sapanlıklar da yaşamış Aslı Çakır. Kadınlarımızın pek de dile getirmediği “biyolojik vukuat”ı sıkıntıyla anlatıyor:

Dinlerken utanıyorum

“Bir tarihte kamptayız. Önemli bir şampiyonaya hazırlanıyoruz. Benim de 2-3 haftada bitmeyen bir regl sorunum oluştu. Sürekli kan geliyor. Doktorumuza başvurdum. Hemen bir ilaç yazdı. Kullandık ve kanama durdu. Sonrasında doping kontroluna girdim... Lanet olsun. Tecrübeli spor hekimimiz, kadın hastalıkları uzmanı doktorumuz, yasaklı madde içeren ilaç vermişti. Bundan da ceza gördüm. Kimseyle tartışacak, hesap soracak halim kalmadı. Bir de doping konusunda otorite kuruluşlardan birine başvurdum. Durumumu anlattım.. Bana verdikleri yanıt aynen şöyleydi:” Evet, cezan iptal edilebilir ama sen artık profesyonelsin. Geri dönüş mümkün değil.” Oradaki tartışmaları da anlatıyor. Dinlerken utanıyorum.

Başında başka dertler de var. İhsan Alptekin ile evlendiğinde bir iğnesi bile yok. Blucinle nikah masasına oturdu. Tek nikah resmi yok... Londra dönüşünde bu durumu anlattığında dönemin Başbakanı Erdoğan, babacan bir tavırla “Şu düğünü yapın!” dedi. Hediyeler geldi, çok seçkin konuklarla kalabalık bir düğün yapıldı. Ama dedik ya... Çöken bir hayatın hikayesi onunkisi.

Doping cezaları peş peşe gelince devlet, şampiyonluk ödülü için verdiği 4 milyon lirayı geri istiyor. Durumunu anlatıp çare arıyor. Hayır, borcun faizi de ana para da aynen geri ödeniyor.

Aslı kızımızın bu olaylarla ilgili açıklamalarında “Verilen parayı harcadım. Elimde belge yok” demesi de kamuoyunda büyük tepki topladı. Yorgundu... Savaşacak gücü kalmamıştı.

Öğretmenlik yapıyor

Üsküdar’da lise beden eğitimi öğretmenliği yapıyor Aslı Çakır. 75 bin lira maaşı var. Ev kirası ödüyor, Geçinmek için dar bir bütçeyle devam etmek zorunda. Maaşının üçte birini, 25 bin lirayı 4 milyon liralık ödül borcu ve faizleri için ödüyor. İlgili ve yetkililerle görüşmüş. Devlet alacağından 1 kuruş indirim yapmıyor. Faizler de devam ediyor. Küçücük bir umut: Yapılandırma. Kaygı ile bekliyor. Eski eşi İhsan Alptekin borcun ödenmesinde yardım edebileceğini söylüyor.

Aslı’nın kalbini yaralayan iki önemli derdi var: Bugün 40 yaşında... Bekar. Öğrendiğime göre eski bir arkadaşı şöyle diyor: “Aslı, biliyorsun, seni severim. Ama bu doping nedeniyle seninle evlenemeyiz.” Ne kadar garip ve yazık bir durum. Aslı’nın en büyük dileklerinden biri, bir oğlan çocuk doğurup büyütmek . Ne yazık ki eşi İhsan’la yolları ayırdıktan sonra kendiliğinden gelip evlenememe mazeretini dillendiren arkadaşı da yüreğini yakıyor.

Bir kadının anne olma hakkının ve şansının böylesine kaybolması ne kadar üzücü. Bunun anlamını en iyi kadınlar bilir, derim, başka şey diyemem.

Haydi bir de okuldan bir manzara sunalım: Öğrencileriyle çok güzel günler geçiriyor. Onların gelişiminden mutlu oluyor. Ama veli görüşmelerinde anne-babalar “Bu doping olayından sonra nasıl öğretmenlik yapıyorsunuz, hayret!” demekten kendilerini alamıyorlar.

Başka kalp kırıklığı da var: Olimpiyat Oyunları sırasında sprinter kızımıza 1500 metre tahminleri soruluyor. Dudağını bükerek yantlıyor: ”Tempolu yarış olursa 11,12. olabilir. Temposuz yarışta da 9-10. olur diyelim!”

Aslı’nın hikayesini sadece ondan dinlemedim. Zaman zaman öfkelendim. Rakibin bile olmayan takım arkadaşınla niye alay ediyorsun kızım? Yoksa senin de karnın mı ağrıyor!


Kaynak: Milliyet