Loading...

110 yaşındaki Şemsi nineden sağlıklı yaşam tavsiyesi ! Sofradan eksik olmuyor

110 yaşındaki Şemsi nineden sağlıklı yaşam tavsiyesi ! Sofradan eksik olmuyor

1916 yılında Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Ayranlı Mahallesi’nde dünyaya gelen Şemsi Kılıç, hayatının daha en başında zorluklarla tanıştı. Henüz 3 yaşındayken babasını kaybetti ve annesiyle birlikte yaşam mücadelesi verdi. Küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başlayan Kılıç, çocukluk ve gençlik yıllarını köy hayatının içinde, üretimin tam ortasında geçirdi. Bu süreç onun hem fiziksel hem de zihinsel dayanıklılığını şekillendirdi.

Şemsi nineye göre uzun yaşamın en önemli anahtarı hareketsizlikten uzak durmak. Hayatı boyunca dağda ekin biçtiğini, odun topladığını ve sürekli çalıştığını anlatıyor. Günümüzde sıkça konuşulan aktif yaşam kavramının aslında onun hayatının doğal bir parçası olduğunu görmek zor değil. Ona göre çalışmak sadece geçim değil aynı zamanda sağlık demek.

Beslenme alışkanlıkları ise dikkat çekici bir başka detay. Şemsi Kılıç, sofradan hiç eksik etmediği iki temel besini özellikle vurguluyor: Yoğurt ve tereyağı. Ancak burada önemli bir ayrım var. Kendi yaptıkları, doğal ve katkısız ürünler. Sütü kaynatıp yoğurdu evde mayaladıklarını anlatan Kılıç, bugünün hazır gıdalarının tadını ve besin değerini yeterli bulmadığını açıkça ifade ediyor.

Aslında bilim de bu noktada Şemsi nineyi destekliyor. Fermente gıdalar arasında yer alan yoğurt, bağırsak sağlığını destekleyen probiyotikler açısından oldukça zengin. Düzenli tüketildiğinde bağışıklık sistemine katkı sağladığı ve sindirim sistemini dengelediği biliniyor. Aynı şekilde doğal tereyağı da ölçülü tüketildiğinde enerji veren ve yağda çözünen vitaminleri barındıran bir besin olarak öne çıkıyor.

Şemsi Kılıç’ın yaşamında dikkat çeken bir diğer unsur ise doğayla iç içe bir hayat sürmesi. Temiz hava, doğal su kaynakları ve işlenmemiş gıdalarla büyüyen bir neslin temsilcisi olan Kılıç, modern şehir yaşamının getirdiği hareketsizlik ve işlenmiş gıdalardan uzak bir hayat yaşadı. Uzmanlara göre de uzun ömürlü bireylerin ortak özellikleri arasında doğayla temas ve düşük stres seviyesi önemli bir yer tutuyor.

Şemsi Kılıç’ın sözleri ise aslında tüm bu tabloyu tek cümlede özetliyor: "Sağlıklı yaşamak istiyorsanız yoğurt yiyeceksiniz, tereyağı yiyeceksiniz ve çalışacaksınız" Onun için bu bir öneri değil hayatın kendisi. 109 yaşına kadar oruç tutmaya devam etmesi de disiplinli yaşamının bir başka göstergesi olarak dikkat çekiyor.


Kaynak: Milliyet