6 Kasım 2026, 19:25:33
Dolar 50,1577
Euro 56,0916
Altın 6.555,77
BİST 11.344,41
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 15°C
Parçalı Bulutlu
Denizli
15°C
Parçalı Bulutlu
Cts 14°C
Paz 12°C
Pts 14°C
Sal 13°C
Reklam
Reklam

İngiltere’de Palestine Action itirafı: Yasak kararına oy veren milletvekilleri pişman

İngiltere’de İsrail bağlantılı şirketlere yönelik eylemleriyle bilinen Palestine Action grubunun yasaklanmasına destek veren bazı İşçi Partili milletvekilleri, kararın protesto ve ifade özgürlüğünü kısıtladığını belirterek pişmanlıklarını dile getirdi.

İngiltere’de Palestine Action itirafı: Yasak kararına oy veren milletvekilleri pişman
Reklam
06.11.2026 17:39

İngiltere’de Palestine Action grubunun yasaklı örgüt ilan edilmesiyle başlayan tartışmalar, iktidar partisi içindeki itirazlarla yeniden gündeme geldi.

Grubun yasaklanması yönünde oy kullanan bazı İşçi Partili milletvekilleri, kararın barışçıl gösteri hakkını da hedef aldığını belirterek geçmişteki tutumlarını sorgulamaya başladı.

The Observer gazetesine konuşan milletvekilleri, dönemin Başbakanı Keir Starmer hükümetinin aldığı kararın ifade özgürlüğü açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu savundu.

MİLLETVEKİLLERİ YASAK KARARINDAN GERİ ADIM ATIYOR

The Observer’a konuşan bazı İşçi Partili milletvekilleri, Palestine Action’ın yasaklanmasına ilişkin oylamada 385 milletvekilinin kabul, 26 milletvekilinin ret oyu verdiğini, 114 İşçi Partili milletvekilinin ise oylamaya katılmadığını hatırlattı.

Yasak kararına karşı oy kullanan milletvekillerinden Clive Lewis, kararı destekleyen veya oylamaya katılmayan çok sayıda İşçi Partili vekilin bugün pişmanlık duyduğunu söyledi.

Lewis, Starmer döneminden kalan en tehlikeli siyasi miraslardan birinin bu yasaklama kararı olduğunu savundu.

İsmini açıklamak istemeyen bir başka İşçi Partili milletvekili de Güvenlikten Sorumlu Devlet Bakanı Dan Jarvis’in yasaktan barışçıl protestoların etkilenmeyeceği yönündeki açıklamasının gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Bir pankart taşıdığı veya Filistin gösterisine katıldığı gerekçesiyle insanların gözaltına alınmasını yetki aşımı olarak nitelendiren milletvekili, uygulamanın kabul edilemez olduğunu ifade etti.

“YASAK, ŞİDDET EYLEMLERİYLE SINIRLI TUTULMADI”

İşçi Partisi içinden gelen eleştirilerde, yasak kararının kapsamının genişliği de öne çıktı.

Bir başka milletvekili, muhalif görüşlerin özgürce ifade edilmesine imkan tanınmadığını belirterek düzenlemenin yalnızca şiddet içeren eylemleri kapsayacak şekilde sınırlandırılmadığını söyledi.

Kararı desteklediği için pişmanlık duyan bir diğer İşçi Partili vekil ise oylamayı bugün savunmakta zorlandığını dile getirdi.

Milletvekili, yasaklama teklifinin yeterince incelenmesi için zaman tanınmadığını, dönemin İçişleri Bakanı Yvette Cooper’ın Palestine Action’ın yanı sıra neo-Nazi gruplarını ve beyaz üstünlüğünü savunan Rus bir oluşumu da aynı düzenlemeye dahil ederek teklifin reddedilmesini zorlaştırdığını öne sürdü.

Söz konusu sürecin Starmer hükümetine duyulan güvenin aşınmasına da katkıda bulunduğunu savundu.

YÜKSEK MAHKEMEDE YASAĞIN HUKUKİLİĞİ TARTIŞILIYOR

Palestine Action’ın yasaklanmasının hukuka uygunluğuna ilişkin Yüksek Mahkeme’de görülen davada, yasağa karşı çıkan hukukçular da düzenlemenin orantısız olduğunu savundu.

Mahkemede grubun savunmasını yapan avukat Henry Blaxland, yasak kararının Palestine Action’ın kamuoyundaki imajını zayıflatmak yerine tartışmaları daha da alevlendirdiğini belirtti. Blaxland, uygulamanın orantısız ve gereksiz olduğunu ifade etti.

Avukat Raza Husain ise grubun son 5 yılda gerçekleştirdiği eylemlerin yalnızca yüzde 1’inin yasaklama kararına gerekçe oluşturduğunu ileri sürdü. Kadın hakları, savaş karşıtlığı, çevre ve hayvan hakları hareketlerinin de benzer eylemlerde bulunduğunu belirten Husain, bu grupların terör örgütü olarak sınıflandırılmadığına dikkati çekti.

Palestine Action ile dayanışma içindeki Yahudi Bloku’nun avukatı Rachel Scott da grubun Yahudi toplumunu tehdit eden bir yapı olarak gösterilmesini eleştirdi. Scott, grubun İsrail’in Filistin halkına yönelik yasa dışı uygulamalarıyla bağlantılı kurum ve şirketleri hedef aldığını savundu.

ÜSSE DÜZENLENEN EYLEM YASAKLAMA SÜRECİNİ BAŞLATTI

İsrail ile ticari ilişkileri bulunan şirketlerin faaliyetlerini engellemeye yönelik eylemleriyle tanınan Palestine Action, Haziran 2025’te İngiltere’deki Brize Norton Hava Üssü’ne düzenlediği eylemle gündeme gelmişti.

Grup üyeleri, üssün çevre tellerini keserek askeri alana girmiş, uçakların motorlarına kırmızı boya püskürtmüş ve hava araçlarının üzerine Filistin bayrakları bırakmıştı.

Eylemin ardından dönemin İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Palestine Action’ın yasaklı örgüt ilan edilmesi sürecini başlatmış, grup Temmuz 2025’te yasak kapsamına alınmıştı.

BİNLERCE KİŞİ GÖZALTINA ALINMAYI GÖZE ALDI

Yasağın kaldırılması için hukuki girişimde bulunan Defend Our Juries adlı grup, kararın ardından Palestine Action’a destek amacıyla protestolar düzenlemeye başladı.

İfade özgürlüğünün engellendiğini savunan göstericiler, üzerinde “Soykırıma karşıyım, Palestine Action’ı destekliyorum” yazılı pankartlar taşıyarak yasaklı örgüte destek suçlamasıyla gözaltına alınmayı göze aldı.

İngiltere yasalarına göre yasaklı örgüte destek vermek suçundan 14 yıla kadar hapis cezası öngörülürken, çoğunluğunu yaşlı İngilizlerin oluşturduğu eylemlerde gözaltına alınanların sayısının 4 bini aştığı açıklanmıştı.

İngiltere Yüksek Mahkemesi, 13 Şubat’ta İçişleri Bakanlığının Palestine Action’ı yasaklı örgüt ilan etme kararını hukuka aykırı bularak yasağın kaldırılmasına hükmetmişti. Ancak hükümete temyiz hakkı tanınması nedeniyle yasak yürürlükte kalmış, Londra Metropolitan Polisi de gruba destek veren kişilerin gözaltına alınmaya devam edileceğini açıklamıştı.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)

Kaynak: Ensonhaber

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.